|
![]() Gününü göstermekTalat HalmanHALK koşuyor. Canını dişine takmış koşuyor. Yoksulluğu, umutsuzluğu, yoksunluğu, mutsuzluğu geride bırakmak için koşuyor da koşuyor. Daha iyi bir "bugün"e, daha güzel bir "yarın"a doğru var gücüyle, var hızıyla koşuyor.Yolun kenarında "Kırk Haramiler" oturmuş, çalıp çırptıklarını mideye indiriyorlar. Bazen, nasıl paylaşacağız diye kavgaya tutuşuyorlar. Halk koşuyor da koşuyor. Durup hırsızlara bakmaya vakti yok. Yüzsüz haramiler, yolun kenarında otururken, tıkınırken, didişirken el sallıyorlar koşup giden halka... Koşucular da el sallıyor onlara... Koşmaktan, haramilerin iğrenç hal ve hareketlerine bakmaya vakitleri yok. Koşanlar koşuyor, çalanlar çalıyor, yiyenler yiyor. Ama, hep böyle gitmez bu. Koşanlar, durup bakmaya, haramilerin tiksinti veren halinden iğrenmeye başlıyor. Görüyorlar ki sallanan eller, hırsızların çirkin elleri. Mideye indirilen, haram para. Kavga gürültü, halka yardım uğruna değil, halkı daha fazla soymak için. Artık duruyor koşanlar, soruyor koşanlar... Bir araya gelip yürüyorlar haramilerin üstüne... Haramilerin çalıp çırpmasına, zıkkımlanmasına, utanmadan el kol sallamasına izin vermeyecekler belki. Görüyorlar ki yolun kenarında oturan haramilere "gününü göstermezlerse" boşuna olabilir bu koşu. Üstüne yürüyecekler haramilerin. Yeter bunca sabır ve tevekkül. Gününü göstermek gerek! Biz koşarken onlar çalıp yesin olmaz! Kara inançlara, karanlık işlere, kapkara paraya karşı kişiler olarak, kuruluşlar olarak, halk olarak harekete geçmek zorundayız. Gününü göstermezsek, kara günlerin uçurumuna sürükleneceğiz. Sigarasız MalrauxBir de hatıra pulu çıkarıldı: Üstünde Malraux'nun çok bilinen bir fotoğrafı var. Gel gör ki dudaklarından hiç düşmeyen sigarasını rötuş yaparak silmişler. Gençlere kötü örnek olmasın diye herhalde. Sigaranın - nice ülkelerde olduğu gibi - bizde de gitgide yasaklandığı bir çağda, Malraux fotosundan sigaranın silinmesi yerinde olmuş diyebiliriz. Keşke aynı fırçayı ele alıp siyaset alanındaki "yüzsüzler"in yüzlerini silebilsek! Ülke - Baz'ındaNe demiş Mevlana: "Baz a baz a herançi hesti baz a" "Gel, gel, her kimsen, neysen, sen yine gel." Ve bizler "baz a" dedikçe türlü türlü - bazlar geliyor başımıza: Düzenbaz, Madrabaz, Yobaz. AcılarımızNüzhet Erman, Saygın bir vali ve güçlü bir şairdi. Hep özgün, herkesten başka şiirler yazdı. Çağdaş Türk şiirine değişik boyutlar getirdi. Rahmetlinin zarif kişiliğini ve derin şiirlerini özleyeceğiz. |