|
![]() Parisli kadın neden güzel?Duygu AsenaBEN ben olarak, siz siz olarak çok iyi bir yıl geçirmiş olabilirsiniz... Ama ben ve benim ülkem, benim insanım, benim politikacım diye düşündüğünüzde, kendiniz ne kadar iyi olursanız olun, kayıtsız şartsız "çok mutluyum" diyebilmeniz mümkün değil.İki hafta önce Paris'te yürüyorum... Her yer ışıl ışıl... Işıltı ile de yetinmemişler, büyük caddelerin belirli bölgelerinde kartpostal gibi, kar manzaraları hazırlamışlar. Her caddede, her meydanda durup, uzun uzun dört bir yanıma bakıyorum... Bir tek kötü şey çıkmıyor ki bu güzelim görüntüyü bozsun. Benim denizlerle çevrili, yedi tepe üzerinde kurulu İstanbul'um Paris'ten kötü bir yer miydi ki, bugün, içinden bir tanecik nehir geçen Paris'ten bu kadar çirkin?.. Benim insanımın günahı nedir? Bir suçu var mı? Suçlular kimler? Paris'te kadınlar yine olağanüstü... Ayağına bir blucin geçirmiş, üzerinde bir deri ceket... Yani öylesine sıradan, öylesine özensiz gibi... Ancak, omuzlarından aşağı şöyle bir şal atmış ve onu öyle bir sarmış ki kendine, olmaz böyle bir şey... Dünyanın en şık kadını... O ne alım çalım, o ne kendine güven. İstanbul'umun kadınları en şık, en marka giyimleri içindeyken bile, aşırı süse rağmen nasıl da güvensizdirler kendilerine, nasıl da önemli görünmek için tek umutları o pahalı giysilerdir ve o yüzden yalnızca giyinmişlerdir, önemli ve farklı görünemezler asla... Neden Paris bu kadar güzel de, İstanbul böylesine çirkinlikler içinde? Neden Parisli kadının yürüyüşü böylesine güven içinde de İstanbul'un kadınları en asık yüzleri ile, başları önünde ve mutsuz gibiler? Kimbilir belki de, Fransa'da kadınlar "iffetli iffetsiz" diye ayrılmadıkları ve namus kavramı yalnızca kadınlara özgü olmadığı içindir! Genç kızlara bekaret kontrolu yapılmadığındandır... Kadın kadına bir restorana gittiklerinde taciz edilmedikleri, kötü kadın gözüyle bakılmadıkları içindir... Fransız erkek politikacılar, etek giymeyi yani kadın olmayı birbirlerine hakaret olarak söylemediklerindendir... Kadın Sığınma Evleri'ne taşlı sopalı saldırılarda bulunmadıklarından, belediyeler de "fuhuş yuvası" diye bu evleri kapamadıklarından, yani haksızlığa uğrayan kadını koruma altına aldıklarındandır... Boşanan kadınlar asla beş parasız kapının önüne koyulmadıkları içindir. Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı hanımefendiler, "kirlenen kadını kim ne yapsın" şeklinde konuşmadıklarındandır... Erkek milletvekilleri Avrupalı kadın parlamenterlere, "fahişe" demedikleri içindir... Zina suç sayılmadığı, erkek ve kadın için ayrı tanımlanmadığı içindir... Kadın ve erkeği iki düşman gibi birbirinden ayırmak isteyen, ayrı plajlar, ayrı araçlar, ayrı parklar düşünenler olmadığındandır... Sürekli kadınları kullanıp, onları kandırmaya çalışan ama kadınlar için hiçbir şey yapmayan bir kadın başbakanları olmadığındandır... Hastanelerde hasta kadınlara tecavüz edilmediği için ve edilse de konu örtbas edilmediğindendir... Ailelerinin reisi erkek olmadığından, her şeye erkekler karar vermediğindendir... Aileler namus korumak adına küçük erkek evlatlarına kendi öz kızlarını doğratmadıklarındandır... Kadınlar koca dayağı yüzünden kendilerini ve bebelerini öldürme raddelerine gelmedikleri içindir... Analar çocuklarını gözaltında kaybetmediklerindendir... Çocuklarını arayan analar polis tarafından dövülmedikleri içindir... İşte Fransız kadını bu gibi şeyleri yaşamadığı için öylesine güzel, alımlı ve kendine güvenli... Paris kenti de işte böyle şeyler yaşanmadığı ve yaşatılmadığı için bu kadar görkemli ve şık. İşin özü oradaki insanlar bunlara izin vermiyor. Yoksa "kötü"ler her yerde bunlardan yana... Ama orada "iyi"ler aptal aptal oturmuyor, tepki gösteriyor. |