23 kasım tool
milliyet logosu

Tarikat kadınları anlatıyor

Aczmendi Şeyhi Gündüz'le basılan Fadime Şahin'in gözyaşıyla sulanan çığlıkları, "tarikat" tartışmasını yeniden gündeme getirdi. Fadime gibi "tarikatzedeler", gördükleri çirkinlikleri birer birer gözler önüne sermeye başladı

Şule ÇİZMECİ (Fotoğraf: Mücahit BÜBER)

ACZİMENDİ Lideri Müslüm Gündüz'ün müridi Fadime Şahin'le birlikte basılması toplumun her kesiminde tartışma yarattı. "Olay provokasyon mu?" sorusunun ardından, "Tarikatlarda neler oluyor, neler yaşanıyor?" gibi diğer sorular da patlak verdi.
Bir zamanlar tarikatlarla ilişkisi olan, tarikatlara girip çıkmış genç kadınlar ve genç kızlar başlarından geçen kimi olayları Fadime Şahin'in tuhaf öyküsüyle yeniden yaşadı. Aralarından, içlerindeki sancıyı dışa yansıtma cesaretini gösterenler de çıktı.
Ayşe Köylü de, artık içini kaldıran çirkinlikleri herkes bilsin istiyor. Üç yıla yakın bir süre yürekten bağlı olduğu tarikat hakkında şimdi ağzından buz gibi sözcükler dökülüyor ve "iğreniyorum" diyor. Onun iç bulantısını, sesinin büklümlerinde duyumsuyorsunuz.
Ayşe 27 yaşında. 1987'de memleketi Çorum'dan İstanbul'a okumak için gelmiş. O tarihten beri ailesinden uzak. Büyükçamlıca İmam Hatip Lisesi'nde okurken bir tarikatla bağlantı kurmuş. "Üç yıla yakın bir süre Kadiri Tarikatı'ndaydım. 1991'de ayrıldım" diyor. Zeytinburnu'ndaki Sultan Baba Tarikatı'nın şeyhi Zabıta Baba'ya bir dönem yürekten inanmış, ancak bir gün içi gördüklerini kaldırmaz olmuş. Ayşe, yıllar sonra tepkisini şöyle dile getiriyor:
"Zikr esnasında kadınlar kendilerini yerden yere vururlardı. Kadınla erkekler ayrı yerlerdeydi. Kim daha canlı yapıyorsa o daha kıymetliydi. Her türlü dini kitap okumak yasaktı. Her şeyi şeyh bilirdi. Şeyh ne derse doğruydu. Marketi vardı, ordan alışveriş yapmak zorundaydık. Bir keresinde 10 yaşında cin çarpmış bir erkek çocuğu getirdiler. Şeyhin cini kovmak için çocuğu dövdüğüne şahit oldum. Bu olay beni dehşete düşürdü. Başımız ağrıdığında şeyh bizi okuyup üflerdi.
Bir keresinde beni çağırdı, okudu, baş ağırımı geçirmek için okşamaya başladı. Yaptığının yanlış olduğunu biliyordum, ama karşı koyamadım. Bu olayın başkalarının da başına geldiğini öğrendim. Bir arkadaşımın anlattığı olaydan sonra iğrendim. Arkadaşıma yakınlaşmak istemiş. Flört edenler nasıl yakınlaşırsa öyle. 'Seni çok seviyorum' diye kucaklamak istemiş. Arkadaşım elinden zor kurtulmuş. Sonunda ikimiz de oradan ayrıldık."
Ayşe, bu çirkinliklerin yanısıra tarikatlarda ve Kuran kurslarında kız kıza ilişkilerin de çok yaygın olduğuna dikkat çekiyor ve İmam Hatip Lisesi'nde okurken kendisine de böyle şeyler teklif edenlerin olduğunu itiraf ediyor. Bir kızın kendisini rahatsız etmesi üzerine, "Uğraşma, peşime düşme" dediğini belirtken Ayşe, "Bu denli sapıklıklar oluyor. Bir ara Bulgurlu'da Esat Coşan'ın Arapça kursuna katıldım, beni tarikata almak için adeta zorladılar. İçlerine almak için baskı uyguluyorlar" diyor,

HER TÜRLÜ REZİLLİK VAR

Muazzez Aydın da, Ayşe gibi sonradan kapananlardan. Trabzonlu bir ailenin kızı. O altı yaşındayken ailesi İstanbul'a yerleşmiş. Liseyi biterememiş. 18 yaşındayken kapanmış. Eş dost tavsiyesiyle Fatih'te İsmail Ağa Kuran kursuna yazılmış. Orada o kadar çok şeye tanık olmuş ki, sonunda hiçbir tarikata girmemeye karar vermiş. Aydın da kız kıza ilişkilerin yaygın olduğunu kaydederek, "Kızlar birbirlerinden ayrılamıyor, yapışık yaşıyor. Ayırmaya çalışınca kendilerini yerden yere vurup ağlama krizleri geçiriyorlardı" diye konuşuyor.
MAFYAYA benzettiği tarikatlara karşı savaş açtığını ilan eden İslami kesimin önde gelenlerinden Haldun Çetin'in bu konudaki saptamaları şöyle:
* Türkiye'de gerçek anlamıyla tarikat yoktur. Ortada olanlar, birtakım güç odaklarının menfaati için kurulmuştur. Tarikat, tasavvuf ilminin öğretildiği bir okuldur, dergahtır, ama bugün için tarikatlar imkansızdır. Şeyhlerin hiçbiri gerçek şeyh değil.
* Dış güçler Türkiye üzerinde çelik çomak oynuyor. Tarikatları dış güçler finanse ediyor. Öte yandan tarikatlar siyasiler tarafından oy potansiyeli için kullanılıyor. İnsanların tarikatlara yönelmesi kimlik arayışından, aidiyet ihtiyacından kaynaklanıyor. Köyden kente gelen insanlar koca kentte kendilerini yalnız, boşlukta hissediyor. İşte tarikatlar bu boşluğu dolduruyor.
* Tarikatlarda her türlü rezillik var. Ben en büyük eziyeti orada gördüm. Fuhşu gördüm, uyuşturucu olduğunu duydum. Serbest kesimde ne yaşanıyorsa, tarikatlarda o yaşanıyor. Kadın erkek ayrı olduğu için eşcinsel ilişkiler yaygın görülüyor. Son hududa varmasa bile bir şeyler oluyor! Özellikle kız kurslarında kız kıza ilişkiler çok hızlı. Erkek kurslarındaysa büyüklerin küçükleri taciz ettiğini duyuyoruz.

YARIN: Tarikat tuzakları

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]