|
![]() 'Adalet Bakanınız sağlıklı toplumun hastalığı'İsrail'in Türkiye Büyükelçisi Zvi Elpeleg Türkiye'nin Susurluk Zirvesi'ni gerçekleştirerek sağlıklı bir toplum yapısına sahip olduğunu söyledi. Öte yandan Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın davranışlarını ise sağlıklı toplumdaki bir hastalık olarak nitelendirdiZehra GÜNGÖR/ANKARAİsrail'de enflasyonu düşürmenizin ve ekonominizi düzeltmenizin arkasındaki gerçek sır nedir? - Bunun bir sırrı yok. İsrail Türkiye'den çok daha kötü durumdaydı. 1980'lerin ortasında enflasyon aşağı yukarı yüzde 500'lerdeydi. Enflasyonu düşürürken hükümet halktan olumlu yanıtlar almıştı. Bunun için halkla hükümetin işbirliği yapması, konsensus sağlanması lazım. Türkiye'de de konsensus gerekli. Bu da halkın dibe çarpmasından önce olmuyor. İnsanların bir adım daha atarlarsa, düşeceklerini hissetmeleri lazım. Belki de gerçek sır bu. Paradaki sıfırların atılması nasıl olmalı? - Sıfır atmak son aşama olmalı ve bir kez daha tekrarlanmamak üzere yapılmalı. Bazı ülkelerde sıfırları attılar, altı ay sonra yeniden aynı değere geldiler, hatta kuru bile değiştirmek zorunda kaldılar. Devlet Bakanı Abdullah Gül, İsrail'le yapılan Savunma Sanayi İşbirliği Anlaşması'nı ABD'nin zoruyla imzaladıklarını söylemişti.. - İç işlerinize çok fazla girmek istemiyorum. Umarım, ne Abdullah Gül, ne de ülkenizdeki bir başka politikacı inanmadıkları birşeyi söylemezler. Bu ülkenin bir kısmında eğer İsrail aleyhine birşey söylerseniz, daha popüler oluyorsunuz. Seçimlerden önce bazı politikacılarınız, özellikle İslami partiler, kendilerini İsrail ve ABD'ye karşı olarak tanımladılar. Seçimlerden sonra ABD'yi daha olumlu gördüler. İsrail ise negatif tanımlamalar için bir hedef olarak bırakıldı. Biz buna şaşmadık. Herkesin İsrail'le Türkiye'nin ilişkilerini anlaması lazım. Bizim temel, ortak yanlarımız, çıkarlarımız var. İktidara kim gelirse gelsin bunları görür ve uygular. Savunma İşbirliği Anlaşması'na İran ve Irak'ın gösterdiği tepkiye bir yanıtınız var mı? - İran ve diğer ülkeler, kendilerini iyileştirme süreci içersindeler. Bu ülkelerin Kemal Atatürk gibi büyük liderleri olmadı. Atatürk, Saddam Hüseyin değildir. Atatürk bir zamanlar askerdi, ama kendisini sosyal reformcu olarak değiştirebildi. Bölgedeki bu toplumların da gerçek sosyal reformculara ihtiyaçları var. Ancak size komşu ülkeler, daha hala neye ihtiyaçları olduğunu anlayacak olgunluğa sahip değiller. Ortadoğu'da Türkiye'nin önemi gelecekte ne boyut alacak? - Bireysel düşünen ülkeler olmayacak. Türkiye, işbirliği, endüstri, ticaret, yüksek teknoloji ve ilaç sektörünün merkezi olacak. Bölgenin birbiriyle işbirliği sağlamasını yönetecek. Bu ülkeler direkt olarak birbirini tanımamış olsalar bile dolaylı olarak Türkiye üzerinden ticaret yapacaklar. Bu Türkiye'nin oynaması gereken bir rol, Türkiye'nin bir görevidir. Türkiye'de radikal islamcı bir yönetim sözkonusu olur mu? - Mümkün değil. Türkiye bölgedeki diğer ülkelere göre, yaşamında çok büyük değişiklikler yapmış olan bir ülke. Her türlü zorluğa rağmen Türkiye'de kişi başına 4 bin dolarlık gelir var. Ama diğer komşu ülkelerin durumu böyle değil. 'Uğur Mumcu cinayetiyle ilgimiz yok'- Eğer sözle ve gerçekler arasında bir uçurum varsa, eninde sonunda sözler kendilerini gerçeğe uyduruyorlar. Türkiye'de sağlıklı bir toplum var. Bazı ülkelerde ise hasta toplumlar vardır. Hastalık, kendi kendinizi eleştirme yetinizin olmamasıdır. Sağlıklı toplumlar kendilerini eleştirirler, dalga geçerler. Cumhurbaşkanlığı'nda bir zirve yaptıysanız burası sağlıklı bir toplumdur. Eğer bu zirveyle ilgili karikatürler gazetelerde yayınlanıyorsa, basın özgürdür ve sağlıklı bir toplum vardır. Hastalıklı toplum ise, cumartesi, Şam'da meydana gelen bir otobüs patlamasının üzerinden daha dumanı kalkmadan, bunu kimin yaptığı bilinmeden, "İsrail" denilmesidir. Sağlıklı toplumlarda olayın aslı araştırılır. Türkiye'nin sağlıklı bir toplum olduğunu düşünüyorsunuz, öyle mi? - Türkiye, komşusu olan ülkelerden daha sağlıklı bir topluma sahip. Yalnız, fenomence düşünenlerin dışında. Aadalet Bakanı, İsrail'in Uğur Mumcu cinayetinin arkasında olduğunu ispat edeceğini söylüyor. Bu bir hastalıktır. Adalet Bakanı'nın bir araştırma, soruşturma yapmadan bunu söylemesini bekleyemezsiniz. Önce araştırır soruşturur ondan sonra düşüncesini söyler. Bu, Türk toplumu için şanssızlık, marjinalliktir. Bu olay, hoşgörülemez. |