23 kasım tool
milliyet logosu
bir.gif

Bir "Ayrılık" oyunu

Behiç Ak'ın yazdığı, Aslı İçözü ile Engin Alkan'ın rol aldığı oyun, bir çiftin birbirlerini, kendilerini ve evliliklerini sorgulayışını anlatıyor

Dilek GİRGİN CAN

İSTANBUL Şehir Tiyatroları, Behiç Ak'ın esprilerle bezenmiş ve fakat hüzünle de sarmalanmış oyunu "Ayrılık"ı sahneliyor. Boşandıktan bir yıl sonra bir araya gelen bir kadınla bir erkeğin, evliliklerini, birbirlerini ve kendilerini sorgulayışını anlatıyor oyun. Taner Barlas'ın sahneye koyduğu "Ayrılık"ın Kadın'ı Aslı İçözü ve Erkek'i Engin Alkan ile konuşuyoruz.
Evlilik kurumuna nasıl bir eleştiri getiriyorsunuz?
ALKAN: İçinde sevginin, saygının, özgürlük alanlarının ya da birey olarak varolabilmenin gerçekleşmediği evlilikleri eleştiriyoruz. Bu tür ilişkilerde toplum tarafından kodlanmış şeyler yaşanmaya başlayınca, ilişki denilen şey ilişkisizlik halinde sürüyor. Bir parça bunun altını çizmeye çalışıyoruz oyunda. Ama bunların dışında kalan ilişkiler de var ve bunlar gerçek ilişkiler. Yani, eleştirimiz evlilik kurumuna değil, evlilik kavramına.
Kim bu iki insan?
ALKAN: Küçük burjuva, kentli, yarı aydın ya da biraz üstü diye niteledik bu iki insanı. Alanı kısıtlayınca kiminle karşı karşıya olduğumuzu ve kime, nasıl eleştiri yönelteceğimizi belirledik.
İÇÖZÜ: Bu iki insan, bir sürü şeyi tüketmiş olsalar bile, birbirini seviyorlar. Alışkanlıkları var, onları çok çabuk tüketemiyorlar. Bir sene ayrı kaldıktan sonra bir araya geldiklerinde alışkanlıkları nüksediyor. Zaman zaman birbirlerine ihtiyaç duyduklarını farkediyorlar, buna öfkeleniyorlar. Çünkü bir sene boyunca onu yoketmeye çalışmışlar.
Erkek, kadına kendi ayakları üzerinde durabildiği için aşık oluyor. Fakat ayrılık sebebi de bu. Yani yine iktidar sorunu değil mi?
ALKAN: Oyunun iki karakteri de, sorunun evliliklerinde olduğunu düşünüyor, oysa sorunları kendileriyle. Kendi varoluşlarını bir diğerinin yokoluşuna endeksliyorlar. Ancak o zaman kendi alanlarını yaratabiliyorlar. Yani birey olma sorunu var. Adam, kendi ayakları üzerinde durabildiği için kadına aşık oluyor, fakat bunun kendisi için tehlike olduğunu hissettiği an, yine bu nedenle ondan nefret etmeye başlıyor.
İÇÖZÜ: "Başlarda ne yapmamız gerektiğini düşünürken, sonra birdenbire ne yapmamamız gerektiğini düşünmeye başladık" diyorlar. Gerçekten de ilişkiler böyle. Önce mutluluğu arıyor insanlar, aşık oldum, mutluyum diyor. Bir süre sonra tanımaya başlıyor, tanıdıkça defolar çıkıyor, defolar çıktıkça çatışmalar, kavgalar başlıyor, sonra da sevgisiz olunuyor.
Bu kadınla erkeği bekleyen son nedir?
ALKAN: Biraz umutsuz. Adam sonunda pijamalarını giyiyor, konuşma da tartışma da bitiyor. Sadece ihtiyaca dayalı bir ilişki başlıyor. Yani sonunda bir sürü evlilikte olan bir yere geliyorlar. Yemek yeme, para kazanma, kirayı ödeme üzerine kurulu bir evlilik. Hoşlanmadıkları bir evliliği, hoşlanmadıkları bir evde, eşyalarla, giysilerle yaşıyorlar. İkisinin de mutsuzluğu üzerine kurulu bir uyum sözkonusu.


Ayrılık
Yazan: Behiç Ak, Yöneten: Taner Barlas, Dramaturg: Hilmi Zafer Şahin, Sahne Tasarımı: Özhan Özdil, Oyuncular: Aslı İçözü, Engin Alkan

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]