23 kasım tool
milliyet logosu
akyol.gif

Türkiye'nin `Küba'sı!

Taha Akyol

KIBRIS'TAKİ tehdit giderek büyüyor. Kavga - sever politikacılarımızın gündemine henüz girmedi ama Dışişleri'nde günlerdir yapılan toplantıların, girişimlerin konusu ""Kıbrıs'taki tehdit"tir.
Dünkü toplantıdan bir kesit:
- Rumların Rusya'dan satın alacağı S - 300 füzelerinin menzili 150 km.'dir. Ufak bir teknik değişimle 200 km.'ye de çıkar. Bir tek füze bataryası bile 3 saniye ara ile 32 tane füze fırlatır!
Rumlar `stratejik' sayıda füze bataryası alacaklar!
Ve Türkiye'nin güney yörelerindeki askeri ve sivil havaalanlarımız tehdit altındadır:
- Rumların alacağı S - 300 füzeleri, yerden 15 - 20 metre yükseklikteki ve havadaki hedefleri vurur. Güney illerimiz tehdit menzili içindedir! Rumlar, mesela İncirlik ve Adana'dan uçaklarımız havalanmadan veya havalanırken füzelerle vurabilirler!

EMEKLİ General Sabri Yirmibeşoğlu'na sordum. Rumların alacağı bu füzeleri dengeleyecek füze sistemleri bizde var mı?
- Maalesef benzer füze sistemleri bizde yoktur! Çünkü, ABD, NATO çerçevesinde müttefiklerine sadece nükleer başlıklı füzeler vermişti. Bu menzile ve vuruş gücüne sahip konvansiyonel füze sistemlerimiz yok. Rum tehdidi, çok ciddidir!
Doğu Akdeniz'de hangi ülkelerde bu füzeler var?
- Rumlardan başka, Suriye ve Irak da bu füzelere sahiptir!
Görüyor musunuz `füzeli' dostlarımızı!
Ege ve Kıbrıs meselelerini "su" ve "terör" sorunlarıyla beraber düşünmek ve Şam - Atina - PKK bağlantılarını hiç akıldan çıkarmamak lazımdır!
Bizde böyle füzeler olmadığına göre Rum füzelerine karşı biz ne yapacağız?
- Hava Kuvvetlerimizi kullanacağız!
Ve... Antalya, Adana, Diyarbakır havaalanlarımız Rum füzelerinin tehdidi altında olacak!

KENNEDY zamanında Küba'daki Rus füzeleri ABD için nasıl bir tehdit oluşturmuşsa, bugün Kıbrıs da Türkiye'ye karşı aynen öyledir!
Hatta Kıbrıs'taki tehdit daha `aktüel'dir. Küba'daki füzeleri ateşlemek, Üçüncü Dünya Savaşı'nı göze almak olurdu! Rumlar'ın katliam ve saldırı için göze alacakları risk, sadece Türkiye'nin tepki gücünden ibarettir!
Ekonomik kriz, terör, dünya ile ilişkilerde sıkıntı gibi Türkiye için bunalımlı bir konjonktürde, Yunan - Rum - Suriye - terör ittifakının, Rus desteğiyle de ne yapacağı belli olmaz!
Lenin'in "küçük milletlerin şovenizmi büyük olur" sözü doğrudur.
Kendini biraz güçlü ve uluslararası ortamı da biraz müsait görürse, Rum - Yunan şovenizminin nasıl çılgınlıklar yapabileceğini Türkiye 1912'de, 1919'da, 1964'ün `kanlı noel'inde, 1968'de, 1974'te görmüştür!

İNGİLTERE ve ABD, Rumlara asla caydırıcı olmayan "uyarılarda" bulunuyor. Rauf Denktaş günlerdir feryad ediyor, politikacılarımız hala suskun!
İngiliz BBC, Dışişleri Müsteşarı Onur Öymen'e "Rum silahlanmasını" sordu. Öymen'in cevabı:
- Silahlanma KKTC'ye yönelikse, çok fazla... Dolayısıyla adada bir denge kurmak amacından bahsedilemez. Bu, saldırgan bir hazırlıktır. Türkiye'ye yönelikse çok az! Dolayısıyla maceracı bir politikadır!
Öymen, BBC muhabirine, uzun bir kronoloji listesi ile Rum - Yunan tarafının izlediği `çatışma' politikasını, silahlanma maceralarını anlattı!
- Rumlar ve Yunanistan ne zaman böyle ölçüsüz silahlanmışlarsa, arkasından hep askeri maceralara kalktılar. Türkiye sessiz kalamaz, kalmayacaktır.
Türkiye, mutlaka Rum'un anlayacağı tepkiyi göstermelidir: KKTC ile askeri anlaşma yapmak, KKTC'nin silah gücünü arttırmak, hatta füzelere karşı Kıbrıs'a "Küba ablukası" uygalamaya kadar her dozda tepkiye kararlı olduğunu göstermelidir.
Yarın gecikmiş olabiliriz!

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]