|
![]() Türkçeyi korumak ve kollamak içinYılmaz ÇetinerTÜRK dilini korumak ve kollamak için yasa çıkartacaklarmış!.. Medyada, çarşıda, pazarda, şurada ve burada kullanılan yabancı kelimeler yasaklanacakmış!..Olacak iş değil!.. Kabul edilecek mantık hiç değil!.. Uygulanması; şu globalleşen dünyada mümkün olmadığı gibi akıl karı da sayılamaz!.. Yani, iyi niyetle ortaya atılmış olsa da saçma gerekçeli bir yasak. Türkçeyi korumak, yanlış kullanılmasını önlemek elbette arzuladığımız bir olay ama... Bu yasakla halledilir mi? Yüz binlerce kelimenin başına polis mi dikeceksiniz?.. "Dilin kemiği yoktur" diye bir sözü bilirsiniz, işte öyle... Türkçeyi katledenler yarım asır önce de vardı, şimdi de var... Bundan sonra da kurallara uymayanlar, karşı çıkanlar olacak. Mesele, bunlarla bilimsel olarak, bilmeyene öğreterek, ikna ederek Türkçeyi öldürtmemekte. Yoksa, yoksa, yabancı kelimeleri kaldırın, sokaklarda asılan tabelaları indirtin, etiketleri yoldurtun diyerek vitrinleri kaza çevirmekle Türkçeye hizmet edilmez!.. Daha kötü sonuçlara ulaşılır!.. * * * COCA - Cola hadi bakalım bu yaftayı indirin, bu kelimeyi kaldırın!.. İpana, Colgate, buyurun yasaklayın!.. Ford, Suziki, Toyota, Fiat veya Philips, Sony gibi isimleri taşıyan tabelaları yok edip ikinci sıraya sokun!.. Her biri ayrı bir mutfağın esintilerini, zenginliğini getiren lokantaların isimlerini zorla değiştirin!.. O zaman ünlü Beyti'nin, Konya Lezzet Lokantası'nın ne değeri kalır?.. Olmaz böyle şey olursa zorbalık olur!.. Yanlıştır!.. Telefon, telgraf, radyo, teyp, spiker, video bunların hepsi hem dilimizin hem de ülkemizde refahın simgesi... İlaç isimleri de öyle... Ama bunlar şu yukarda saydıklarım artık uluslararası kelimeler halinde... By - pass, angio, gibi... İşyerlerinde eğer bu tür isimler kullanılıyorsa, bunlar Türkçelerinin altına yazılacakmış!.. Ne kafa!.. 3 milyon Türkün yurtdışında yaşadığı, belki de 53 milyon vatandaşımızın yurdışını gördüğü, tanıdığı bir toplumuz biz... Yine milyonlarcamız TV'lerden yabancı kanalları seyrediyor... Ayrıca her yıl 7 - 8 milyon turist geliyor, aylarca kalıyor Türkiye'de... Yani, bizim halkımız artık bütünleşen dünya içinde çok şeyi, hele uluslararası terimleri çoktan öğrendi... * * * EĞER amaç Türkçe dilini kurtarmak ise bunun böyle saçma sapan bir operasyon ile değil, tedavi ile yapılması daha uygun olur... Türkçe, TV'lerde, yazılı basında bazı meslektaşlar tarafından çok yanlış kullanılıyor, zaman zaman katlediliyor, çok doğru!.. Bazı spikerler, tıpkı bazı milletvekilleri gibi demokrasi kelimesini bile, yanlış telaffuz ediyorlar, demokraasi diyorlar!.. Nazi değil, Naazi deyip daha pek çok kelimeyi katlediyorlar!.. İnsanın, dillerini balarası soksun diyeceği geliyor!.. Defalarca yazdım, dostum değerli dil uzmanı Şiar Yalçın tekrarladı, izah etti... Oldukça kelimesi gibi önemli bir kelime fevkalade yanlış kullanılıyor... - Fenere 3 gol atan Hakan oldukça iyi oynadı!.. Yahu, oldukça demek şöyle böyle demek... 3 gol atan Hakan şöyle böyle mi oynadı?.. - Kafasına saksı düşen adam oldukça üzgündü!.. Acaba çok üzgün olması için ölmeli miydi?.. Anne ve babasını kaybeden genç kız oldukça üzgün görünüyordu... Böyle bir durumda oldukça değil çok üzgün olunur!.. Velhasıl, bunları düzeltebilmek için yasa çare değil... Hele, dünya ile ilişkilerimizi kuran, ekonomik ve sosyal bağlarımızın simgesi tabelaları indirmek ise gericiliğin taa kendisi. |