29 kasim tool
milliyet logosu

Ne not, ne Kibris en buyuk bono


DUNYA ekonomisinde yasanan gelismelerinde etkisiyle olumlu bir hava yakalayan Refahyol hukumeti, simdiye kadar bu firsati yapisal onlemler icin degil, Hazine'nin borclanmasini 1998 yilina sarkitmak amaciyla kullandi. Bunun sonucunda 1998 yili butcesinde 1.8 katrilyon liralik ongordugu faiz odemesi hedefini tutturacak gibi gorunuyor. Ote yandan gecen yil yuzde 85'e cikan enflasyonun hukumetin ongordugu bicimde yuzde 65'lerde gerceklesebilecegi belirtiliyor. Ozellikle para piyasalarinda olusan olumlu hava, enflasyon hedefinin asagilara cekilmesine yol aciyor. Boyle bir yaklasimda hukumetin ekonomik olarak aldiklari onlemler degil, bankalarin elinde bulunan yaklasik 800 trilyon liralik bono stogu buyuk rol oynuyor. Cunku bono piyasasinda etkili olan ve toplam stogun yuzde 50'sini ellerinde bulunduran dort banka, finans piyasalarinda hukumetten daha etkili oluyor. Gecen yil "denk" oldugu iddiasiyla ortaya atilan 1997 yili butcesinin gercekciligini tartisan piyasalar, bugun hukumetten de iyimser havadalar. Peki bu hava nereye kadar surer? En onemli soru bu.
Geriye dogru bakildiginda faizin seyrinin iki kez asiri dalgalanma gosterdigi biliniyor. ilki 1994 krizi sirasinda yuzde 400'ler seviyesine cikisi. Ardindan 24 Aralik secimleri ile artan tedirginlik ve yeni yilla birlikte yasanan hukumet bunalimi ile yuzde 200'un uzerine cikmasi. Faizin egilimine bakildiginda her ikisi de olaganustu kosullarda yasanan dalgalanmanin donemsel olmadigi ve Turkiye'deki yonetim hatalarinin sonucu oldugunu ortaya cikiyor.
Gecmisten bugune bakildiginda da faizlerde sert bir dusus egilimi dikkat cekiyor. Gecen yilin sonundan bu yana gecen iki hafta boyunca bono faizleri 20 - 25 puanin uzerinde dusus gostererek, yuzde 90 - 95 araligina indi. Bu havanin surdurulmesi yine hukumetin degil, bankalarin tutumuna bagli. Yilbasi oncesi Basbakanla gorusen ve hukumete destek sozu veren bankalar, denk butce icin 1998 vadeli tahvilleri alarak gonullu konsolidasyona boyun egiyorlar. Ancak IMF ile yapilacak gorusmeler 1997'nin ikinci yarisindaki istikrar acisindan onemli. Ayrica Merkez Bankasi'nin acik piyasa islemleri ile cektigi 173 trilyon liranin vadesi olan Mart ayinda dovize gitmesinin onlenmesi gerekiyor. Ancak Kibris'taki fuze krizi gibi hesaplanamayan faktorlerde dikkate alinmali. Her seye ragmen ne bono piyasasi, ne de borsa; rating, IMF hatta Kibris'taki gergin ortami bile dikkate almadan yarattiklari olumlu hava ile yelkenlerini sisirip yollarina devam ediyorlar.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dunya] [Magazin] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari] [Dizi Yazi] [Egitim]