|
Samsun'a cikar gibi...Oktay AkbalHEPSi mavi cezaevi giysisi icindeydi. Birbirlerine ayaklarindan zincire baglanmisti. Kapkara, penceresiz bir tasit icinde getirildiler. Cogu bildik insanlardi. Universite ogretim uyeleri, hukukcular, hekimler, gazeteciler, yazarlar, sendikacilar, buyukelciler vb.Baris Dernegi'ni kurmuslardi. DiSK'in yoneticiligini yapmislardi. Hangi birini saymali! Orhan Apaydin'dan Abdullah Basturk'e, Mahmut Dikerdem'e daha nice bu toplumun en saygin kisilerine kadar, upuzun bir "sanik" listesi!.. Suclari neydi? Baristan yana olmak, barisi yayginlastirmak, baris gecelerinde bulusmak... Emegi, emekciyi, alinterini en buyuk deger bilmek, iscinin haklari, ozgurlugu, demokrasiye katilimini saglamak icin calismak, caba gostermek... Bir yazar arkadasim, Baris davasi saniklarindandi. Baska bir konuyla da ilgili olarak adalet onune cikarilmisti. Adliye Sarayi koridorlarinda karsilasmistim. Sirtinda mavi cezaevi giysisi, elleri kelepceli!.. Bir baska gece de Sagmalcilar Cezaevi'nde, bir universiteli gence mavi giysiyi zorla giydirmeye calistiklarini gormustum. Delikanli giymek istemiyor, ama doverek, tekmeleyerek ille de bu giysiyi giydirmek istiyorlardi... Nerden nereye? 12 Eylul sonrasinin tatsiz anilarini bir kez daha gozler onune sergilemek istemiyorum. Bugun pek cogu toplum yasantimizin on yerlerinde olan Bariscilari, DiSK'cileri adlari sanlariyla anmak da... Artik TV'lerde acik acik goruyoruz cezaeveleri koguslarini! Duvarlarda birtakim yasadisi orgutlerin adlari yazili, seriatcilik saniklari oturmus caylarini icerek soylesiyorlar. Sirtlarinda o mavi giysi de yok! Aczmendilerin basi, o kendine ozgu acayip cubbenin icinde!. Mahkeme onune de o kapkara giysilerle, sariklarla cikiyorlar. Koguslarda da ayni kiliktalar. Hicbirinin eli kelepceli degil!.. ister istemez bu tur uygulamalarin yalnizca aydinlara, yazarlara, bilim adamlarina yapildigini dusunuyorum. Seriatci isen, Cumhuriyet rejimini yikmak icin orgutler kurmussan, bu amacini da yine TV'ler onunde hic cekinmeden acikliyorsan, kimse sana dokunamiyor!.. Ama uc - bes genc bir araya gelirse, bir gazete ya da dergi yazisinda Anayasa'nin degistirilmesi isteniyorsa, hemen "Anayasayi yikma girisiminde bulundun diye alirlar hapsederler, hatta asarlar! Aczmendiler, onlarin avukatlari bile "Laik Turkiye Cumhuriyeti'nin sonu geldi" diye demecler veriyor, Ataturk'e, Cumhuriyet devrimlerine en agir sozlerle saldiriyorlar. Gazetelerinde, TV'lerde, ozellikle kendi TV'lerinde!.. Ama yasalar herhalde seriatcilara islemiyor! Tekkeler, tarikatlar, seyhler, ufurukculer, buyuculer ulkesi olmusuz, butun bu gercekler yazilip biliniyor, ama Cumhuriyet hukumetinin sorumlu kisileri yalnizca seyirci! Oyle olmasi da dogal! Bakin bir Basbakan Yardimcisi "Aman beni Yuce Divan'a gondermeyin" diye yalvariyor! Bu ulkenin yerlesik duzenini, yani Ataturk Cumhuriyeti ilkelerini bastan basa degistirecegini soyleyenler, Yuce Divan korkusu icindeki bayani rehine almis olmanin rahatligi icinde tum devlet orgutunu ele gecirmek ugrasisinda. Bu durumda seyhler, tarikatlar, buyuculer elbette toplumda egemenlik kuracaktir. Adaletin onune kapkara cuppelerle, sarikli kafalarla cikanlar acikca meydan okuyorlar. "Kimse bize dokunamaz, kimse giysimizi sirtimizdan cikartamaz" diye! "Kemalist Cumhuriyetin sonu geldi" diye bagiriyorlar, ulkeyi seriat duzenine gotureceklerini soyluyorlar. Cumhuriyet yasalarini ayaklarinin altina aliyorlar. Ne yazik ki durusmalarda direncleriyle etkili de oluyorlar! Bir aydin, bir yazar, bir gazeteci hapishaneye duser dusmez hemen sirtina mavi giysi gecirilir, durusmalara gidip gelirken elleri kelepcelenir (Daglarca'yi, Sirmen'i vb unlu kisileri kelepceler icinde kac kez goren biriyim). Ama Aczmendilere, Mezarci'lara boyle uygulama yapilmaz! Bu da, ulkemizi yoneten kadrolarin gucsuzlugunu mu, yoksa seriatci takimina gosterdikleri hosgoruyu mu gosterir, karar sizin! Bu ulkeyi icine itildigi gericilik cikmazindan kurtarmanin vakti gelip geciyor. Yapilacak is, ulkenin dort bir yerinde Cumhuriyet devrimlerinin aydinligini yaymaktir. iki binli yillarda Turkiye'mizin, bir iran, bir Suudi Arabistan, bir Afganistan, bir Sudan karanligina dusmemesi icin!.. Bir yapiskan pislik, bir kirlilik nasil mi onlenir diyorsunuz? 19 Mayis 1919'da Samsun'a cikanlarin inancli savasimiyla... |