|
![]() ici yanan solcularZulfu LivaneliBiRCOK mektup aliyorum.Sokaklarda rastladigim insanlarla konusuyorum. Kimi zaman da ziyaretime geliyorlar sagolsunlar. Hepsinin derdi ayni. "Turkiye altimizdan kayarken, ortalik tarikatlardan, din tacirlerinden gecilmezken, ceteler ahtapot gibi heryeri kaplamisken, faili mechul cinayet dosyalari teker teker kapatilirken, kanli katiller gozlerimizin onunde aklanirken biz hic bir sey yapamiyor ve sadece seyretmekle yetiniyoruz. Bu da bizi kahrediyor." diyorlar. Hepsi de sola gonul vermis, omrunun en guzel yillarini bagli bulundugu kitle partilerine adamis, inancli, temiz insanlar. * * * DUN yine bir grup arkadasimiz gazeteye geldi. Yedi kisilerdi. Yuzlerinde buyuk bir uzuntu okunuyordu. "Artik gencler de bizden koptu, emekciler de! Kapimizi acan yok!" diye yakiniyor ve caresizlik icinde kivraniyorlardi. "Goz gore gore yokolup gidiyoruz!" * * * "SOL"suz bir Turkiye dusleyenler, Berlin duvarinin yikilisindan sonra kendilerini buyuk bir heyecan dalgasinin icinde buldular: Onlara gore sol olmustu! Artik tarihe gomulmus bir ideolojiydi. Kimse diriltemezdi onu. Aslinda bu, "wishfull thinking" denilen ve gercegi kendi istegine gore egip buken bir gorustu. Oyle yuksek sesle bagirip, oyle cok tekrarladilar ki sonunda kendileri de inandilar isin boyle olduguna. Oysa "sol", emege sayginin, sosyal adaletin, dengeli gelir dagiliminin, demokrasinin, kulturun ve insan haklarinin adiydi. Bu alanlardaki dengesizlikler ve haksizliklar devam ettikce solun silinmesi mumkun degildi. Hem dunyada hem de Turkiye'de "sol" adina bir suru yanlislik yapilmis, bir suru suc islenmisti ama bunlar ideolojinin degil, o kadrolarin sucuydu. Ancak, her ideoloji gibi solun da yenilenmesi, dunyanin yeni kosullarinda beliren yeni sorunlara cevap vermesi ve tutuculuktan kurtulmasi gerekiyordu. * * * TURKiYE'de birtakim cevreler solun olum fermanini yazarken, Avrupa'da sol yukselise gecmisti bile. ingiltere'de Tony Blair'den tutun da, secimleri yuzde 1'le yitiren ama gelecek donem kazanacagina mutlak gozuyle bakilan Felipe Gonzales'e, Yunanistan'da Simitis'e ve iskandinavya'ya kadar, butun sol partiler guclenme surecine girmisti. Kimi iktidardaydi artik, kimi de iktidara cok yakindi. YA TURKiYE?Ulkede emekci kesimlerin sikintisi buyur, yanlis politikalarin ve somurunun faturasi yoksulu daha da yoksul hale getirir ve insan haklari goz gore gore ihlal edilirken, Turkiye solu neden kuculuyor? Hic kimse buna objektif bir neden gosteremez. Bu trajik durumun tek sebebi; sol partilerin icine girdigi bolunme, parcalanma egilimi ve kisisel hirslardir. Bu kucuk hirslar asilamadigi icin, ortada dev gibi bir sol kitle dururken, sol partiler goz gore gore eriyor. Ve milyonlarca insanin bu duruma ici yanmakta. * * * ANADOLU illerine yapilan geziler, iliskiler, kitle toplantilari ve aldigim azimsanmayacak sayida mektup bir gercegi vurgulamakta: TURKiYE'DE SOL COK GUCLU! Sol dunya gorusunu temsil eden kitleler, gerek birikim gerek sayi olarak ulkenin iktidarina aday. Ne yazik ki bu buyuk kitle gormezden geliniyor. Ve sol politikayi, birkac yuz profesyonel siyasetciyle bes - on tanidik gazeteci arasinda oynanan bir oyun saniyorlar. Buyuk kitleler ise, bu ise agirligini koymanin yontemini ariyor. Bulacak da! |