tarih tool

milliyet logosu
evita.jpg

Ağlamayın Evita'ya

BİR yanda "Arjantin, ağlama bana..." diye içli içli şarkı söyleyen, sevimli ve zarif genç hanım. Öte yanda Kleopatra'ya, İspanya'nın Katolik kraliçesi Isabella'ya, Çariçe Katerina'ya hayran, muhaliflerini çiğnemekten çekinmeyen diktatörün karısı.
Andrew Lloyd Webber ve Tim Rice'ın 1978'de yazdıkları "Evita" adlı müzikal, Madonna'nın başrolünü üstlendiği, Alan Parker imzalı bir filme dönüştürülünce yer yerinden oynadı. Sinemalar gişelerine nur yağdıracak "Evita"yı bekleyedursun, "Yanki fahişe"yi "Yoksulların Dostu", "İyilik Perisi", "Yaşlıların Koruyucusu" Eva Peron'a yakıştıramayan Arjantinliler iki `misilleme' film çeviriyorlar. Ancak Eva Peron hakkındaki gerçekler tam olarak Tomas Eloy Martinez'in "Santa Evita / Azize Evita" adlı kitabında anlattığı gibi değil. David Lelait'nin "Evita" ve Silvain Reiner'in "Eva Peron'un Gerçek Yaşamı" adlı kitaplarında Arjantin'in first lady'sinin sarışınlığı gibi iyilikseverliğinin de sahte olduğu vurgulanıyor.
Evita'nın "Günümüzün karanlığında Tanrı'nın yüzü" olarak tanımladığı sevgili kocası Juan Peron, Nazi ajanı, Mussolini hayranı, Franco müttefiki bir diktatör. 1944'te Peron başkan yardımcısı olur. Evita adı geçen kadın hükümdarların yaşamöykülerini anlattığı radyo programında bu gelişmeyi "daha iyi bir geleceğe doğru" belirti sayar. Müstakbel damat 1946'da başkanlık koltuğuna oturur oturmaz "tanrısal" yüzünü Buenos Aires'in Yahudi Mahallesi'nde bir toplu kıyımla gösterir. Mutlu çiftin İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra on beş bin Nazi savaş suçlusuna kucak açarak bir servet edindikleri de CIA raporlarında belirtiliyor.
Eva Peron'un ezilmiş kadın pozisyonundan sıyrılıp iktidara ulaşması çok sürmez. Ünlü yazar Jorge Luis Borges'i Buenos Aires Kütüphanesi müdürlüğünden azledip "kümes hayvanı ithalat servisi"ne müfettiş olarak atar! Daha ilginç bir icraatı Arjantin'in İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun başına kapıcısını geçirmesidir!
Dönemin medyasını örnek bir ustalıkla kullanır Evita. Trenle yolculuk ettiğinde demiryoluna pezolar saçar. Sırtındaki ceketi bir yoksulun üstüne geçirir. Boynundaki elmas kolyeyi bir dilencinin avucuna bırakıverir. Bu eşsiz cömertiliği 1948'de sahibi olacağı "La Democracia / Demokrasi" ve "Las Noticias / Haberler" adlı gazetelerde boy boy fotoğraflarıyla birlikte çıkar. 1950'de Gisele Freund'ün yaptığı bir röportaja bakılırsa halktan gelen "Eva'cık"ın gardrobu Filipinler'in devrik diktatörünün karısı Imelda Marcos'tan geri kalmamıştır: 400 gece, 600 gündüz giysisi, bir kısmı taşlarla işlenmiş yüzlerce çift ayakkabı, 650 yüzük, 1653 elmas, 120 altın bilezik, 100 altın saat, vs. vs...
Ağlamayın Evita'ya. Yaşamının ağlanacak bölümünün acısını kat be kat çıkarmış!


[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]