'Kapitalislamizm'
Ahmet Sever
BATI, Refah iktidarini bir yere oturtmakta hala zorlaniyor. Herkesin kafasi karisik oldugundan, sik sik celiskili yorumlara rastlaniyor. iste iki ornek: Le Monde gazetesi Genel Yayin Muduru Jean Marie Colombani, Refah'a kaygili bir gozle bakarken, L'Echo gazetesinde yazan Tom Hindle, Basbakan Erbakan'in, Turkiye'de laikligi, islamciligi ve liberalizmi iyi bagdastirdigini belirtti. Colombani, 1996 yilina iliskin degerlendirme yazisinda, islam'in radikallesmesinin yol acacagi tehlikelere dikkat cekerken, NATO uyesi Turkiye'nin bir islamci tarafindan yonetildiginin cogu insan tarafindan unutuldugunu vurguladi ve Turkiye'deki iktidarin radikalizme kaymasinin, Avrupa icin olusturacagi ciddi sonuclara isaret etti. L'Echo'da Turkiye hakkinda "Kapitalislamizm" baslikli bir yorum yazan Tom Hindle ise, Basbakan Erbakan'in ongorulenden daha ilimli ciktigini, laiklik, islamcilik ve liberalizmi su ana kadar iyi bagdastirdigini, belki de, Turkiye'nin 1997 yilinda, dunyaya kabul edilebilir bir model sunacagini one surdu. L'Echo'nun yorumunda ise, merkeze kaymasi halinde refah'in oy oranini yuzde 30'lara kadar cikarabilecegi, ancak, bu orana ulassa bile, dis politika ve ekonomide koklu degisiklikler yapabilmesinin mumkun olmadigi belirtildi.
AB treninin rotasi Londra'nin elinde
AVRUPA Birligi'nin gozu ve kulagi nisan ayinda ingiltere'de yapilacak secimlerde. Basbakan John Major'un Avrupa'ya donuk blokaj politikasi, su ana kadar AB'ye kok sokturdu. Major, AB treninin onune hep engel cikardi. Simdi, herkes butun umidini isci Partisi Lideri Tony Blair'in secimleri kazanmasina bagladi. AB'nin onunde, ic reformlari gerceklestirmek ve genislenmeye hazirlanmak icin 6 aydan az bir sure var. 16 - 17 Haziran'da Amsterdam'da yapilacak Hukumet ve Devlet Baskanlari Zirvesi'ne kadar 15 ulke arasinda bir anlasmaya varilmasi gerekiyor. Aksi halde, genisleme de tehlikeye girebilir. Ancak, AB'nin yeni bir anlasma uzerinde mutabik kalabilmesi icin 15 ulke arasinda "oybirligi" gerekiyor. Baska bir deyisle, ingiltere istedigi takdirde tum anlasmayi dinamitleyebilir. Nitekim, Londra, AB'nin, oybirligi yerine cogunluk sistemiyle karar almasina siddetle karsi cikiyor. Polis ve adalet konularinin AB'nin yetki alanina girmesine yanasmiyor. Bati Avrupa Birligi'nin (BAB) AB'ye baglanmasini da reddediyor. ingiltere zaten, ic sinirlarda kontrolleri kaldiran Schengen Anlasmasi'na da girmedi. Major yeniden secilirse ya da hicbir parti tek basina iktidara gelemezse, AB'nin isi gercekten cok zor.
Avrupa Atina'dan yana
Avrupa Birligi Turkiye ile Yunanistan arasinda yasanan fuze krizinde Atina'dan yana tavir alarak tarafsiz olmadigini ortaya koydu
SON fuze krizi, Avrupa Birligi'nin bundan boyle, Turk - Yunan iliskilerinde "tarafsiz" olamayacagini ve Atina'dan yana tavir alacagini acik sekilde bir kez daha ortaya koydu. ABD, devreye girip sesini yukseltirken, AB'den cit cikmadi. Nedeni cok basit. Yunanistan oyle istedi. Oysa, AB Komisyonu Akdeniz Ulkeleri Sorumlusu Hans Van Den Broek, Rum kesimini gerilim yaratmakla suclayan bir bildiri kaleme almisti. Bu bildiri, Atina'nin karsi cikmasi uzerine hasir alti edildi. AB, basit bir deklarasyon yayinlamaktan bile aciz kaldi. AB, tek vucut olarak degil, uye ulkeler tek tek tepki gosterdi. Bu olaydan hem Ankara'nin, hem de AB'nin cikarmasi gereken dersler var. Turkiye, artik Yunanistan ile olan uyusmazliginda AB'den tarafsiz bir tutum goremeyecek. Atina AB icinde, Ankara disinda oldugu icin, AB'den iki ulkeyi ilgilendiren sorunlarda "taraf" olacagi artik iyice anlasildi. Zira, Kibris Rum kesimine ses cikarmayan AB, gecen yil da Ege bunaliminda Yunanistan'in tezine arka cikmisti.
YANSIZ DEGiL
Ankara - Atina arasinda tarafsizligini yitiren AB, bir yandan, Turkiye uzerindeki etkinligini azaltirken, diger taraftan, bir ABD gibi yansiz ve etkin bir guc olamayacagini gosterdi. Bir uye ulkenin cikarlarina kolayca esir dusebildigini ve uluslararasi sahnede ABD gibi buyuk bir siyasi agirliga sahip olamayacagini ortaya koydu. Yunanistan, basta Turkiye olmak uzere AB'nin dis politikasini kendi cikarlari dogrultusunda yonlendirmeye calisarak, bircok uye ulkeyi sinirlendiriyor. Simdi, sirada Kibris var. Sayet, Ada'daki sorun cozulmeden Kibris Rum Kesimi tam uye olarak alinirsa, AB icinde "ikinci bir Yunanistan" belirecek. O zaman, AB'den Turkiye'ye yonelik olumlu bir kararin cikmasi daha da zorlasacak. Turkiye de, sorunlarini AB ile degil, uye ulkelerle tek tek gorusmek zorunda kalacak, su anda oldugu gibi.
|