Babamla Mumcu'nun ölümü bağlantılı
Orgeneral Eşref Bitlis'in oğlu Tarık Bitlis, 4 yıl sonra konuştu: "Uğur Mumcu'nun doğrultusuyla babam aynı yerde kesişiyordu. İkisi de hedefe çok yaklaşmıştı. Biri çözümlendiğinde diğeri de çözümlenecektir"
Şule ÇİZMECİ
JANDARMA eski Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis'i Ankara'dan Diyarbakır'a götüren askeri uçağın 17 Şubat 1993 tarihinde infilak etmesinden sonra kamuoyunda "Kaza mı, suikast mı?" tartışması bitmedi. Dört yıldır babasının ölümüne dair hiç yorum yapmayan Tarık Bitlis artık konuşuyor. Fizyoterapist Tarık Bitlis, bir bilimadamı ciddiyetiyle olaya yaklaşıyor, titiz bir biçimde dosyasını hazırlıyor. Oğul Bitlis'le, hala esrarını koruyan olay hakkında konuştuk. - Neden bunca zaman sustunuz? "Benim için devletin resmi makamlarının da `sabotaj' demesi önemliydi. Eğer bu konu, devletin resmi makamlarıyla bakanıyla, başbakanıyla, milletvekilleriyle ve basınıyla gündeme geliyorsa insanların kafasında soru işareti var demek. Adalet Bakanı Şevket Kazan'ın dosyanın açılacağını söylemesi önemliydi. Siz benim yerimde olsaydınız ne yapardınız? Jandarma Genel Komutanı'na bir suikast yapılmış, bu devleti ilgilendiren bir durum. Bu konuda birşey söylemek için çok sağlam kanıtlar olmalı. Eğer dava açılacaksa bu Tarık Bitlis'in değil, diğer makamların görevidir. Eğer bir Avrupa ülkesi olsaydık kolaydı. Bir kliniğe yatar, sonra mahkemeye başvururdum `Ben yakınımı kaybettim. Dört seneye yakın bir zamandır insanlar devamlı suikast diyorlar. Ben ruh sağlığımı kaybettim, devlet bir önlem almalı, devlet bu konuyu çözümlemeli' diye." - Askeri makamların `kaza' açıklaması sizi ikna etmiş miydi? "Kurallar dahilinde herşey yapılmıştır. Ancak hala kafanızda soru işareti varsa demek ki eksik yapılmıştır. Birisi ortaya çıkıp 'Jandarma Genel Komutanı suikastla ortadan kaldırılmıştır' iddiasını ortaya koyabiliyorsa bu değişik bir durum. Bu saldırı, Türkiye Cumhuriyeti devletinin bağımsızlığına direkt bir saldırıdır. Bu olayı faili meçhul bir olay gibi, heyecanlı bir olay gibi irdelemek yanlış. Jandarma Genel Komutanı'na suikastı kim, neden düşünür? Babam demokrat bir insandı. Güneydoğu sorunun silahla değil, aynı zamanda sosyal programla düzelebileceğine inanıyor, bir süre sonra PKK'nın mahkum olacağını söylüyordu. O ölmeden önce Ortadoğu'da durum neydi? ABD'nin Ortadoğu politikası ne oldu? Şu anda Irak ile Barzani ilişkileri ne aşamada? Olaya böyle yaklaşmak lazım. Babam, çok daha farklı yöntemlerle de durdurulabilirdi. Örneğin emekliye sevk edilebilirdi" - Umur Mumcu ile Eşref Bitlis üç hafta arayla öldüler. Sizce arada bir bağlantı var mı? "Türkiye'de bugüne kadar çok olay olmuştur. Bunlardan iki tanesi, Uğur Mumcu suikasti ile Eşref Bitlis olayı çok önemlidir. İki olay da Türkiye'nin bağımsızlığına direkt parmak sokuştur. Uğur Mumcu'nun doğrultusuyla babamın doğrultusu aynı yerde kesişiyordu. O da birtakım karanlık ilişkileri sorguluyordu. İkisi de hedefe çok yaklaşmıştı. İki olay arasında bağlantı olduğuna inanıyorum. Biri çözümlendiğinde diğeri de çözümlenecektir." - Genelkurmay, babanızın ölümü konusunda kapalı bir kutu. Genelkurmay eski Başkanı Doğan Güreş başta olmak üzere çok sayıda asker bu konunun deşilmesini istemiyor. "Ama bugünlerde Genelkurmay'dan haber sızdırma başladı. İçerden birileri mesaj veriyor dışarıya. Orada belirli bir grup gitti, değişim başladı. Öyle şeyler ortaya çıkmaya başladı ki... Rahmetli çok sevilen bir insandı. Ben eminim, birgün birkaç kişi belki askeri yaşamlarını feda ederek bildiklerini açıklayacak. Ancak şu an erken. Ne sorarsanız sorun, cevabını alamazsınız."
|