Kamyonlu ve maketli parti
Yavuz Donat
HÜSAMETTİN Cindoruk'la geçen Pazar akşamı (12 Ocak) beraber olmuştuk. Beş - altı saat konuşmuştuk. Bir sözü dikkatimizi çekmişti: - Biz 7 - 8 ayda hazır hale gelip, meydanlara çıkarız çıkmasına da... Türkiye'nin 7 - 8 ay beklemeye tahammülü var mı? Dün Hüsamettin Bey'e sorduk: - Ne demek istemiştiniz? Cindoruk "Türkiye tıkanıyor" dedi: - Ekonomi de, siyaset de krize doğru gidiyor. * * * HÜSAMETTİN Bey'in "talebi - önerisi" nedir? Bu hükümetin gitmesi ve "yenisinin" gelmesi mi? Cindoruk: - Hayır, hayır... Yeni hükümetin nasıl kurulacağı önemli. Yeni hükümeti kuracak partiler "sadece seçimi düşünecekler". Oysa Türkiye'ye "yaklaşan krizin sonuçlarını düşünecek" hükümet lazım. Ben bu konuda tıkanıklık görüyorum. * * * YENİ parti "sessiz - rüzgarsız" doğdu. Hüsamettin Bey "rüzgar konusunu" pek önemsemiyor. "O kolay" diyor. Günlerini ise "devlette yeniden yapılanma" konusunda çalışarak geçiriyor. Bu çalışmalar içinde "Cumhuriyet Meclisi" de var. Eski cumhurbaşkanlarının, eski Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay başkanlarının "birer devre" bulunacağı, toplam yüz kişilik bir "Cumhuriyet Meclisi." 1980'den önceki "Cumhuriyet Senatosu'na benziyor". Yeni partinin çalışmaları içinde "Cumhurbaşkanı'nın sorumsuzluğunun kaldırılması" da bulunuyor. Cindoruk: - Cumhurbaşkanı "Fransa Cumhurbaşkanı gibi" olmalı. Anlaşılıyor ki, Türkiye uzunca bir çalkantılı dönem yaşayacak. Cumhurbaşkanı, Meclis'i feshetme yetkisine sahip olmalı. * * * YARIN seçim olsa... Demokrat Türkiye Partisi ne yapar? Cindoruk "o kolay" diyor. Zaten "bu tür sorularımızı" hep "o kolay" diye geçiştiriyor: - Kafanı o konulara takma... Hele bir sandık görünsün... O iş kolay... Ama benim "sandıktan önce çok ciddi endişelerim" var. * * * GEÇEN Pazar akşamı sohbet sırasında Cindoruk "maketlerden" bahsetmişti. 12 Ocak'ta Prof. Çiller'in "mal varlığı dosyası" komisyondaydı. Cindoruk "Refah Partisi bu işi örtemez" diyordu. "Örterlerse, maket yaptıracağım" şeklinde konuşuyordu. "Ne maketi" şeklindeki sorumuza ise gülerek şu yanıtı vermişti: - Komisyon, Tansu Hanım'ı aklarsa... O zaman görürsün ne maketi olduğunu. Prof. Çiller "aklandı". Ve dün Cindoruk'a "maket" dedik. Hüsamettin Bey: - Parti başkanları seçim kampanyasına otobüsle çıkar... Ben "farklı bir uygulama" getireceğim. Meydanlara bir otobüs ve bir kamyonla çıkacağım... Kamyon dedimse, TIR. - TIR ne olacak? - Kamyon bir "simge". Susurluk'u anımsatacak. Ve TIR'ın içinde de, Tansu Hanım'ın Amerika'daki mülklerinin "maketleri" bulunacak. Koca, koca maketler... * * * DEMOKRAT Türkiye Partisi bizce "hazırlıksız bir parti". Ve "ideolojisiz parti". Demokrat Parti'nin "felsefesi - ideolojisi" vardı: "Yeter, söz milletindir!.." Adalet Partisi "hürriyet içinde kalkınma" temeline oturmuştu. DYP "konuşan Türkiye" diye yola çıkmıştı. Ya Cindoruk'un partisi? Görüldüğü kadarıyla felsefe de, ideoloji de, ufuk da "Tansu Hanım'ı sıkıştırmak". Cindoruk da bu konuda "bulunabilecek en iyi isim". Ama "ideolojisi Prof. Çiller'le uğraşmak olan" bir parti olur mu? * * * YENİ parti kadro bakımından da "tatmin edici olmaktan uzak". Parti "herkesi kucaklayamadı". Bir "hizip hareketi gibi" doğdu. Biz biraz eleştirince Cindoruk "bazı arayışlardan" bahsetti... "Cem Boyner'i, Mehmet Dülger'i, Rona Yırcalı'yı istediğini" söyledi. * * * BU partinin "büyümesi, başa güreşmesi" zor. Ama DYP'yi "hayli sıkıntıya sokacağı" kesin. Kırat zaten yaralı. Şimdi bir kırbaç da "eski kuruculardan" yerse, atın yürümesi imkansızlaşır.
|