`Bizim Çete' beraat etti
Gazetemizde yayınlanan pazar söyleşisi nedeniyle yargılanan Yazar Çetin Altan, arkadaşımız Cerrahoğlu ve Sorumlu Müdürümüz Güvener "devlete hakaret"ten suçsuz bulundu
İSTANBUL - MİLLİYET
ARKADAŞIMIZ Nilgün Cerrahoğlu'nun Yazar Çetin Altan'la yaptığı "Vasiyetim Lanetliler Bahçesi" başlıklı pazar söyleşisi için açılan dava, `Bizim Çete'nin beraatiyle sonuçlandı. Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada, "Devlet çete olmaktan çıkıp hukuka otursun" diyen Çetin Altan'ın sözlerini aktaran arkadaşımız Nilgün Cerrahoğlu ile gazetemiz Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Eren Güvener de "devlete hakaret" iddiasıyla Anayasa'nın 159. maddesi uyarınca yargılandılar. Daha Susurluk kazası yaşanmadan yapılan bu açıklama nedeniyle sanık durumuna düşen Altan, Cerrahoğlu ve Güvener, yazılı ve sözlü olarak savunmalarını yaptı. Yazıda suç unsuru bulunmadığına inandıklarını belirten Çetin Altan ile arkadaşlarımızı dinleyen mahkeme heyeti, zabıtlara aşağıdaki şekilde geçen gerekçeyle beraat kararı verdi: "Düşünce açıklama ve eleştiri; demokrasinin ve uygarlığın gereğidir. Düşünce açıklama özgürlüğünün varlığı; çoğunluğun inandığı ve iktidarı kullananların dile getirdiği görüşlerin söylenebilmesiyle değil, bunlardan farklı belki de bunlara zıt görüş ve düşüncelerin de ifade edilebilmesiyle anlaşılır. Farklı düşüncelerin ve çok sesliliğin tahammül ve hoşgörü ile karşılanması, yanlışların düzeltilmesi ve toplumun daha ileri ve çağdaş çizgilere ulaşması yolunda bir adım teşkil eder. Hukuk Devletinin hakim olduğu demokratik bir toplum hayatının asıl teminatı; toplumun duyarlılığında ve yurttaşların bilinç ve iradesindedir. Bu ilkeler açısından bakıldığında; davada sözü edilen söyleşide konuşan Çetin Altan, topluma ve devlete dair iyileştirme dilekleriyle birlikte düşünce ve eleştirilerini belirtmekte, doğru bulmadığı tavır, görüş ve uygulamalara karşı tepkisini dile getirmektedir. Toplumun duyarlı olması, devletin tamamiyle hukuka uygun işlemesi gereğini vurgulamaktadır. Hemen işaret edilmelidir ki; çok sesliliği kabul edince tepki ve düşüncelerin ifade tarzlarında da farklılıklar olacağını kabul etmek gerekir. Dava konusu söyleşi bütünü nazara alındığında; söyleşi yapılan kişinin düşüncelerini açıklaması ve doğru bulmadığı görüş ve uygulamalara karşı eleştiri ve tepkisini dile getirmesi niteliğinde olduğu kabul edilmiş ve iddia edilen suç kastı ile hakaret edildiği sabit görülmemiştir. Bu nedenlerle sanıkların beraatlerine...."
|