tarih tool

milliyet logosu

Susurluk'ta kim kimdir?


Abdullah Çatlı:

Türkiye kamuoyu onun adını ilk kez Bahçelievler katliamı sonrasında duydu. Oysa ülkücü çevrelerde "reis" adıyla çoktan ünlenmişti. 1991'den itibaren Mehmet Özbay sahte kimliğini kullanmaya başladı. Maliye müfettişi olarak yeşil pasaport kullanması da aynı tarihlere rastladı. Silah ruhsatının üzerindeki Mehmet Ağar imzası pek çok soru işareti yaratırken bazılarını da aydınlatıyordu. Toplam beş şirketin ortağı olarak görülüyor. Son olarak parmak izi Ömer Lütüfü Topal cinayetinde kullanılan Kalaşnikoflardan birinin şarjörüne sarılı bantta bulundu.

Sedat Bucak:

Abdullah Çatlı'yla ilişkisini reddetmeyen tek siyasetçi o oldu. Üstelik Çatlı'yı "kahraman" ilan etmekten de geri durmadı. Kendisine bağlı korucu ordusunun 15 bin kişiden oluştuğu söyleniyor. Ömer Lütfü Topal cinayetine adı karışan üç özel tim görevlisini kendisinin istediği belirlendi. Susurluk kazasından sağ kurtulan tek tanık olmasına karşılık olayın üzerindeki esrar perdesini kaldıracak açıklamaları yapmaktan özenle kaçınıyor.

Hüseyin Kocadağ:

Susurluk'taki trafik kazasında can verdi. Abdullah Çatlı'nın üzerindeki silah ruhsatına kefil olduğu anlaşıldı. Çatlı'yla Özel Harekat Daire Başkanlığı yaptığı dönemden beri tanıştığı ileri sürülüyor. Meslek yaşamı boyunca sayısız ödüle hak kazandı. Öldüğünde bir arada bulunduğu kişilerle birlikte adı tartışmaların odağına yerleşti.

Özel Tim görevlileri:

(Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy, Oğuz Yorulmaz): "Özel timde görevliyken Sedat Bucak'ın isteği üzerine kendisine koruma olarak verildiler. Ömer Lütfü Topal cinayetine karıştıkları iddiasıyla İstanbul Emniyet Müdürlüğü'nde sorgulandılar. Susurluk kazasından sonra ortaya çıkan kirli ilişkilerin çoğunun merkezinde yer aldıkları öne sürülüyor. İstanbul DGM tarafından ifadeleri alındıktan sonra tutuklanarak cezaevine gönderildiler.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dünya] [Magazin] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları] [Dizi Yazı] [Eğitim]