tarih tool

milliyet logosu

Gemisini kurtaran kaptan

DUSUK gelir duzeyine karsilik, yuksek oranda tuketme egilimi, varos yasaminin ilginc celiskilerinden biridir. Birey, kent kulturune ve ozlem duydugu sosyal statuye, sinirli olanaklarini zorlayan bir tuketim egilimiyle en azindan bicimsel olarak ulasma cabasindadir.
Varoslardaki arastirmamiza katilan her 100 denekten 11'inin bir cep telefonu tasiyor olmasi sasirticidir. Yine hemen her evde renkli TV (yuzde 96.6), otomatik camasir makinesi (yuzde 80.8), bulasik makinesi (yuzde 27.5) mini ya da midi muzik seti (yuzde 61.1) ve mutfak robotu (yuzde 40.2) bulunmaktadir. Varoslarda yasayanlarin, gazete promosyonlarinin yarattigi ve normal sartlar altinda sahip olamayacaklari bu tur tuketim mallarina erisebilme olanagini iyi degerlendirdigi gorulmektedir.

BOSLUK DUYGUSU

Yeni ekonomik iliskiler, artan enformasyon ve egitim olanaklari, 'edinilmis' gelenek ve gorenekleri gecersizlestirmektedir. Ancak gecersizlesen gelenek ve goreneklerin yerine aktarilabilir yeni degerler de bulunmamaktadir.
Derin, hizli ve surekli altust oluslarin yasandigi bu yeni iklimde, bir onceki yerlesik duzende oldugu gibi sosyal - kulturel deneyimlerin birikimi ve aktarimi olanakli degildir. Koruyan, kollayan, dayanisma gosteren, olasi sapma ve tehlikelere karsi gerektiginde denetleyen (tore), uyaran, yargilayan ve cezalandiran bir cemaat bulunmamaktadir. Bu nedenle varos yasami kisiyi, kaynagi ve cozumu bilinmeyen sorunlar karsisinda yalniz, savunmasiz birakmaktadir.
Boylesi bir sosyo - ekonomik ortamda belirginlesen bosluk duygusunun giderilmesine yonelik kapsamli sosyal politikalarin gelistirilememesi; gundelik yasamda karsilasilan pratik sorunlarin katlanarak cogalmasi; gelir dagilimindaki ucurum derinlesirken, insanlarin mesru yollardan sinif atlama olanaklarinin daralmasi; siyasal sistemin yozlasmasi, mevcut sistem icerisindeki siyasal seceneklerin artik guven telkin edememesi ve cozum uretememesi; toplumun tum kesimlerini, ama oncelikle varoslarda tutunmaya calisan kitleleri umutsuzluga suruklemekte, yikici bir hosnutsuzlugu ve zamanla siddeti yasam bicimine donusturmektedir.

SiDDET 70'LERDE BASLADI

Aslinda varoslarda zaman zaman sasirtici patlamalarla kendini gosteren siddet, daha 70'li yillarda uc veren ve gunumuze kadar uzanan degrade bir gelisim surecinin sonucudur. Arabesk nagmelerden silah seslerine, sloganlara uzanan bu geciste varoslarin ilk dus kirikliklarini - az da olsa umudu barindiran - kaderci bir sabir ve tevekkul soyleminde dile getirdikleri anlasilmaktadir. Ancak zamanla soylemdeki umut dozunun azaldigi; yerini rasyonel olmayan, ice donuk siddeti de barindiran bireysel bir isyan duygusuna biraktigi gorulmektedir. Ve nihayet gunumuzde siddetin artik denetimi guclesen, spontan patlamalarla disa donuk bir kimlik kazanmaya basladigina taniklik ediyoruz.

GELECEKTEN UMUTSUZLAR

Genel olarak yasamdan, yasadigi kentten, yasam standartlarindan hosnutsuzluk, varoslarda yasayanlarin yaygin ruh halini olusturuyor. Arastirmamiz sirasinda her 100 denekten 32'si yasamindan memnun olmadigini soylemektedir. Aile ve gecim sorumluluklarinin esit paylasilamadigi varoslarda, her iki cinsin de yasam memnuniyetsizlikleri yaklasik oranlardadir. Beklentileri daha diri olan genc nufusun yasam memnuniyetsizligi, ileri yaslara oranla daha yuksektir.
Yine deneklerin sadece yuzde 14'u istanbul'da yasamaktan memnun oldugunu belirtmektedir. Sosyal dayanisma duygusu ve pratiginin gevsemesiyle birlikte bireysel kurtulus taleplerinin daha fazla one ciktigi gorulmektedir. Buyuk kentte keskinlesen bireysel kurtulus ve yalnizlik duygusu, yasam mucadelesinde karsilasilan basarisizliklarin cogalmasiyla birlestiginde, gelecekten hic bir sey beklemeyenlerin sayisini artirmaktadir. Nitekim arastirma bulgulari, varoslarda gelecek beklentisinin buyuk olcude bireysel talepler icerdigini ortaya koymaktadir. Her 100 varosludan 17'si gelecekten "bireysel sosyal gelisme", 11'i "bireysel ekonomik gelisme" beklentisi icerisindedir. Buna karsilik "gelecekten hic birsey beklemeyenlerin" orani yuzde 11 gibi yuksek bir duzeydedir.
Hemen tum yas gruplarinda gelecek beklentisi, "bireysel ekonomik ve sosyal gelisme" olarak formule edilmektedir. ilk ve orta egitim mezunlarinin gelecege iliskin daha bireysel beklentiler (iyi yasama) gelistirdigi gozlenirken, egitim duzeyi yukseldikce daha toplumsal bir bakis acisinin olustugu anlasilmaktadir.

DEMOKRASi KARIN DOYURUR MU?

Bir sistemin ic istikrari, toplumda sistemin devamliligina yonelik inanc ve cabayla olculebilir. Toplum; mevcut siyasal sistemden hosnut oldugu, birlikteligin odevleri kadar nimetlerinden de yararlanabildigi olcude sistemin ic istikrarini gozetir ve devamliligini arzu eder.
Bu uzlasinin en onemli gostergesi siyasi katilim olsa gerektir.
Gecmislerinden koparilan, bugunu insanca yasayamayan ve gelecege iliskin umut besleyemeyen kitlelerin sistemin devamlilik ve istikrari karsisinda belirgin bir kayitsizlik icerisinde bulundugu gozlenmektedir. Bunu secim donemlerinde Guneydogu Anadolu bolgesi basta olmak uzere, buyuk kent varoslarinda oy kullanmama ve / veya gecersiz oy oraninin gorece yuksekliginden de anlayabiliyoruz.
Orgutluluk kentliligin de bir gostergesi kabul edildiginde, toplum olarak orgutluluk bilincinin (dolayisiyla kentli kulturun) yeterince gelistigi soylenemez. Varoslar, sivil orgutluluk acisindan eski kentlilerin gerisinde ama kirsal kesimin uzerinde bir bilinc duzeyi sergiliyor. Ancak varoslarda sivil orgutlenmenin pratik taleplerden cok bir tur aidiyet ve statu duygusunun tatmini temelinde gelistigi anlasiliyor.
Varoslarda sivil orgutluluk denildiginde siyasi partiler (yuzde 9.9), hemseri dernekleriyle (yuzde 8), cami ve Kur'an kursu derneklerinin (yuzde 6.8) onemli cekim merkezlerini olusturdugu goruluyor.
Siyasi partiler, en azindan yerel duzeyde bir tur statu ve rant olanagi sagliyor varos insanina. Gecekondunun yikilmasini onleyecek ya da yeni bir kat cikmaya, belki uygun bir arazi cevirmeye olanak saglayacak iliskiler acisindan siyasal partiler onem tasiyor. Parti toplantilarina katilmak, parti rozeti tasimak azalan aidiyet duygusunun ve onemsenme isteginin tatminini sagliyor. Partiler, sosyal sorunlara karsi inanc ve mucadele birligi zeminini yaratiyor.
Hemseri derneklerininse, erozyona ugrayan birlik, korunma ve dayanisma duygularini zayif da olsa ayakta tutma gereksinimine yanit verdigi anlasiliyor. Hemseri derneklerine gosterilen ilginin, yore koruma ve guzellestirme derneklerinden cok daha fazla olmasi, varoslarin bir yasama alani olarak kalici olamadigini, daha ziyade koylulukten asil kentlilige gecis mucadelesinde zorunlu ve gecici bir konaklama noktasi olarak goruldugunu dusunduruyor. Varoslar, kalici bir yasama alani olarak benimsenmiyor ve sevilmiyor. Gecekondular kimse icin, sarkidaki gibi "sirin mi sirin" degil.

YARIN: VAROSLARDA SiYASi TABLO

Siddet ve gucun kutsandigi yer!

ULKE sorunlari soz konusu oldugunda gecim derdini en somut bicimde yasayan varoslarin ekonomiyi temel sorun olarak gormesi elbette sasirtici degil.
Ekonomi (yuzde 30.9), teror (yuzde 10.2) ve kotu yonetim (yuzde 8.8), varoslarda yasayanlara gore ulkenin temel sorunlarinin basinda geliyor. Ancak ulkeyi sarsan ceteler; sistemden oc duygusu ve gucu kutsayan, bir siddet kulturunun izlerini tasiyan kitlelerde bir "ulke sorunu" olarak algilanmiyor.
Varoslar belediye, yikim ekipleri, arazi mafyalari, siddet orgutleri ve polisle surekli icice, karsi karsiya olmaktan kaynaklanan bir kayitsizligi sergiliyor. Silahin, paranin, gizli iliskilerin ve tum bunlari romantik bir macera tadinda gerceklestirenlerin, varoslarin renksiz ve onemsiz genc yasamlari uzerinde baska nasil bir etki uyandirmasi beklenebilir ki?
Varoslar tum bu ozellikleriyle mevcut sosyal - siyasal sistemin bir anlamda sirat koprusunu olusturuyor.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dunya] [Magazin] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari] [Dizi Yazi] [Egitim]