tarih tool

milliyet logosu
civaoglu.gif

TUSiAD'in tavri

Guneri Civaoglu


PAZAR gecesi televizyon ekranlarinda konugumuz olan Yunanistan To Vima Gazetesi yazari Nikos Marakis, soyle diyordu:
"Yeni Basbakan Simitis, sorunlara isadami gibi yaklasiyor. Cozumu de isadami gibi ariyor.
O nedenle artik hayaletlerin etkisinde savas cigliklariyla politika yapmiyor.
Toplumun ne istediginin farkinda. Yunan toplumu, 1960'larin, 1970'lerin, hatta 1980'li ilk yillarin toplumu degil.
O zamanlar nispeten fakir sayilirdik.
Oysa...


Avrupa Birligi'ne girdigimizden bu yana degistik.
Varlikli sayiliriz.
Turkiye'yle savasirsak cok seyler kaybedecegimizi biliyoruz.
Yunan halki, artik, sahip oldugu seyleri riske etmek istemiyor.
Turkiye ile savasmak taraftari degil.
Hatta, dogu sinirinda her an catisma kaygisi veren bir komsuyla yasamak taraftari da degil.
iyi iliskilerimiz olan, beraber is yapabilecegimiz, yasam duzeyini daha da yukari cekebilecegimiz bir Turkiye'yi tercih ediyoruz."


BOGAZ'DA BiR RUM

BU konusmayi, Bogaz'da bir Rum vatandasimizin islettigi balikci lokantasinda yapiyorduk.
Sozlerini biraz ihtiyatla, hatta kuskuyla dinlemistim.
Sordum:
"Peki, Turkiye'yi Avrupa Birligi'ne almayarak ve Avrupa baskisiyla dislayarak Ortadogu'ya ve bolucu akimlara itmek politikasi da Atina'ya ait degil mi?
Hatta... Rum milletvekilleri, PKK kamplarina ziyarete gidiyorlar.
PKK'lilar, Guney Kibris Rum yonetiminde usleniyorlar..."
Nikos Marakis'
in yaniti "bu Papandreu'nun politikasiydi. Yeni Basbakan Simitis'in politikasini ise, az once size anlattim.
Simitis, Papandreu gibi duygusal degil. Halkin ne istediginin farkinda.
Avrupa'nin milli geliri yuksek diger halklari, nasil ki baris istiyorlarsa, Yunan halki da cok degisti... Baris istiyor.
Basarili olmak isteyen politikaci, halktaki bu degisiklige iyi teshis koymali"
oldu.
Tabii...
Nikos Marakis'in bu sozlerini genisletilmis ve abartilmis bir mercek altinda yorumlamayalim.
Yunan halkinin ve onun etkisindeki Simitis'in - ne olursa olsun baris - teslimiyetciligi icinde oldugunu...
Ya da gecmisin butun kotu aliskanliklarindan siyrildiklarini sanmayalim.
Ama...
Su gercegi de atlamayalim:
Ekonomisi gelisen toplumlar, riske edecekleri seyleri oldugundan, daha az saldirgan ve daha cok baris ister konuma geciyorlar.
Turkiye bu nabzi tutabilmelidir.

FAX MESAJLARI

EKRANDA konusma devam ederken, Turkiye'nin yani sira Kibris'tan da cok sayida telefon ve faks mesaji geldi.
KKTC'den gelen mesajlarda su tavir agirlikliydi:
"Bizim fert basina milli gelirimiz 3 bin 5 yuz dolar. Guney Kibris'ta fert basina milli gelir 15 bin dolar.
Ekrandaki yoneticilere lutfen bunu da sorunuz.
Basarili siyaset, sadece gerilim degil hizmettir."
iletisim caginda, goruyorsunuz, toplumlar giderek degisim geciriyor.
Elbet, KKTC'li yurttas da, 20 yil oncesinin cinayetlerini, eski tazeligiyle olmasa dahi, yureginde ve belleginde aciyla tasiyor.
Ama goz ucuyla, birkac kilometre otedeki yasami da algiliyor.
Karsilastirmalar yapiyor.
Sadece gecmisten bugune uzanan, yarinlarda ne zaman bitecegi belli olmayan silah, kan, catisma ve vurma soylemleri doyurucu olmuyor.
Turkiye'nin Guneydogu'sundaki ekonomik yanlislik ve Kuzey Kibris'taki ekonomik yanlislik, benzer (ayni degil) siyasal soru isaretlerini ciziyor.

TUSiAD YAKLASIMI

TUSiAD'cilar, demokrasinin standartlarini yukseltmeyi amaclayan bir raporu Millet Meclisi'ne verdiler.
Bu calismanin arkasinda da, akilcilik var.
Nikos Marakis'in Simitis'in "isadami gibi yaklasiyor" sozleriyle, TUSiAD'in yeni tavri arasinda bir paralel kurulabilir.
TUSiAD da Turkiye'yi soyle bir mercek altinda goruyor:
"Eger demokrasinin standartlari yukseltilmezse Turkiye, bulundugu kaygan zeminde, karanlik maceralara dogru gidisini hizlandiracaktir.
Turkiye'nin cagdas Avrupa hukuk devleti standartlarini suratle yakalamasi gerekir.
O halde, hangi kurumlarin yeniden yapilandirilmasi gerektigini saptayalim ve bunlari onerelim.
Gerceklesmesi icin mucadele verelim, agirlik koyalim."
Rapordaki her oneriyle beraber oldugumuz soylenemez.
Ornegin...
Laiklik konusunu cok comertce gozden cikartmislar gibi geldi.
Milli Guvenlik Kurulu'nun kalkmasini istemek, Turkiye'nin demokrasi subabinin ortadan kaldirilmasi anlamina gelebilir.
Milli Guvenlik Kurulu, kararlarda ordunun da fikrinin alindigi, ama siyasi kararin hukumete birakildigi bir felsefenin yansimasidir.
Guvenlik Konseyi, aynen ABD'de de vardir.
Genelkurmay Baskanligi'nin, Milli Savunma Bakanligi'na su asamada baglanmasini istemek, gerci gorunmuyor.
En azindan zamanlamasi yanlistir.
Fakat... Tum bunlar bir yana, Turkiye'den yana birseyler yapma cabasini yansittigi icin TUSiAD'cilar, olumlu puan almislardir.
Hic degilse, hukumetlerle didisen ic politikanin iktidar cekismelerinde yer aliyor gibi izlenimler veren goruntulerden siyrilmak ve hadiselere yukaridan bakabilmek onemlidir.
Ne yazik ki, galiba, Turkiye'de kaybedecek birseyleri olanlar sadece TUSiAD'cilar.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Ekonomi] [Dunya] [Magazin] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari] [Dizi Yazi] [Egitim]