Kazan, bu davaya ne diyecek?
Atilla Ozsever
Adalet Bakani Kazan, Avrupa insan Haklari Mahkemesi'ne guvenmedigini aciklamisti. Ayni Mahkeme, 17 subatta, laiklige aykiri davranislari nedeniyle ordudan atilan hakim albay Faruk Kalac'in basvurusunu ele aliyor. Komisyon, Kalac'i hakli buldu. Mahkeme de ayni yonde karar alirsa, Kazan ne yapacak acaba? ADALET Bakani Sevket Kazan, Strasbourg'daki Avrupa insan Haklari Mahkemesi'nin kararlarina guvenmedigini aciklamis ve sert tepki gostermisti. Mahkeme'nin onune 17 subatta ilginc bir dava geliyor. Kazan, bu davayla ilgili olarak Mahkeme'nin alacagi karar hakkinda nasil bir tavir takinacak cok merak ediyorum. Dava su: Hakim Albay Faruk Kalac, 1990 yilinda Yuksek Askeri Sura tarafindan, "Yasa disi entegrist tutum ve davranislari nedeniyle, disiplinsizlik sucundan" erken emekli edildi. Sura'nin kararlari yargi denetimine kapali oldugu icin, Turkiye'de "ic hukuk yollarindan" bir sonuc elde edemeyen Kalac, 1992 yilinda, Avrupa insan Haklari Komisyonu'na basvurdu ve Avrupa insan Haklari Sozlesmesi'nin 9. maddesine gore, "din ozgurlugunun ihlal edildigini" ileri surdu. 9. madde, "Herkesin din ozgurlugune sahip oldugunu, bu hakkin, din degistirmeyi, dini ifade etmeyi, vecibelerini acik ya da kapali yerlerde yerine getirmeyi kapsadigini ve kisitlanamayacagini" belirtiyor. Basvuruyu kabul eden Komisyon incelemeye aldi. Turk Hukumeti, Kalac'a disiplin cezasinin, "Subaylar arasinda laiklik ilkesini korumak" amaciyla verildigini savundu. Komisyon, "Memurlarin da, hicbir ayirima ugramadan, Sozlesmede yer alan haklardan yararlanmasi gerektigini" vurgulayarak, Turk Hukumeti'nin, 9. maddede yer alan "Din ozgurlugu" hakkini ihlal ettigi sonucuna vardi. Bu konuda nihai karari Strasbourg Mahkemesi verecek. Davanin ilk durusmasi 17 subatta yapilacak. Simdi, Mahkeme de Kalac'i hakli bulur ve Turk Hukumeti'ni mahkum ederse, acaba Kazan ve Refah Partisi nasil davranacak? Kararlarina guvenmedigi Hiristiyan Kulubu'nde yer alan bu Mahkeme'ye birden guven mi duyacak? "Ben, iskence, dusunce ozgurluguyle ilgili kararlarina guvenmiyordum. Ama, bu karara saygi duyuyorum" deyip "cifte standart" mi uygulayacak? Kazan'in verecegi tepkiyi sabirsizlikla bekliyorum.
"Avrupa'da yanliz birakildik"
iKV Bruksel temsilcisi Haluk Nuray, Turkiye - AB iliskilerinin tarihinde en geri donemini yasadigini, Turkiye'nin karisik ic siyasi gundeminin bunun en onemli nedeni oldugunu soyledi. Nuray, AB ile iliskileri iKV ve TUSiAD'in ustlendigini, siyasilerin birlige tamamen ilgisiz kaldigini belirtti 2 yili askin suredir iktisadi Kalkinma Vakfi'nin (iKV) Bruksel temsilciligini yuruten Haluk Nuray, Turkiye'nin karisik ic siyasi gundeminin AB ile iliskileri ve Gumruk Birligi'ni son derece olumsuz etkiledigini soyledi. Refahyol Hukumeti'nin iktidara gelmesiyle Avrupa'da Turkiye'nin dogrultusu hakkinda soru isaretleri olustugunu anlatan Nuray, kara para, uyusturucu kacakciligi ve tarikatlarla sekillenen sorunlarin olumsuz bir Turkiye imaji yarattigini ifade etti. Nuray, bu gundemin de etkisiyle AB'de Turkiye aleyhinde konusmanin neredeyse moda haline geldigini belirterek "Turkiye'nin tartisildigi oturumlara 400'u askin kisi katiliyor. Milletvekili cikiyor, Turkiye'yi kotuluyor, prim yapiyor. Bu, ic siyasetteki negatif gundemin etkisi" dedi. Bu yil, Hukumetlerarasi Konferansta Avrupa'nin gelecekteki yapisina karar verecegini, Turkiye'nin Avrupa haritasinda yer almak istiyorsa, biran once imajini duzelterek, iliskilerini saglamlastirmak yonunde caba gostermeye baslamasi gerektigini anlatan Nuray soyle konustu, "iliskiler durup dururken duzelmez. Turkiye'nin Kibris'ta cozume hazir oldugunu belirtecek, demokratiklesme, insan haklari konusunda kararli oldugunu anlatacak adimlar ilk asamada yeterli. Makro ekonomik dengelerini de duzeltmesi gerekiyor. Bu enflasyonla Avrupa ailesi icinde yeralmamiz mumkun degil."
iLiSKiLER GERiLiYOR
Haluk Nuray, Turkiye'nin GB'ye buyuk umutlarla girdigini ancak ilk yil icinde hicbir beklentilerinin gerceklesmedigini vurguladi. "GB'ye girerken beklentimiz Avrupa ile Turkiye'nin birbirine yaklasmasiydi, entegrasyonun artmasiydi, GB'yi sadece basit bir ticari anlasma olarak gormuyorduk. GB her kesime yayilacak, politikacilarimiz, bakanlarimiz daha sik biraraya gelecek, politikalarimizi daha uyumlu hale getirecegiz, birbirimize daha cok danisacagiz gibi beklentilerimiz vardi. Bu gerceklesmedi. Tam aksi oldu. AB ile iliskiler, benim izleyebildigim donemdeki en gerilemis durumlarindan birini yasiyor. 1980'den sonraki askeri donemde iliskiler dondurulmustu, simdi de hemen hemen ayni durumdayiz. Ortaklik Konseyi toplanmiyor, taraflar birbirleriyle hicbir konuda danismiyorlar. Ust duzey siyasi temaslar sifir. AB bugune kadar olmayan birsekilde dis politikada Yunanistan'dan yana tavir koymaya basladi" diyen Nuray, bu duruma gelinmesinde siyasi yetkililerin ilgisizliginin buyuk payi oldugunu soyledi.
DiYALOG SIFIR
Turkiye'nin karar alma ve tavir belirleme surecini direkt etkileyen kamuoyunu dikkate almamakla, parlamento gibi onemli kurumlari ihmal etmekle buyuk hata yaptigini vurgulayan Nuray, son iki yildir donemin Basbakani Mesut Yilmaz ve bakan Ayfer Yilmaz disinda hicbir yetkilinin Bruksel'e ugramadiginin altini cizdi. Nuray soyle devam etti; "AB ile iliskileri TUSiAD ve iKV ustlenmis gorunuyor. Ama is dunyasi Turkiye degil. Parlamentoya parlamenterlerin gelmesi lazim. Neden bizim milletvekillerinin Avrupali parlamenter arkadaslari yok. Neden bir haftasonu bir araya gelip yemek yemiyorlar. Bu iliskilerin, karar almada cok buyuk rolu var. Biz Turkiye'nin sorunlarini konusmak icin parlamenterlerden randevu istiyoruz. Tamam diyorlar ama sizin bakanlariniz nerede diye soruyorlar. Aramizda korkunc bir diyalog eksikligi var."
AB treninin rotasi Londra'nin elinde
AVRUPA Birligi'nin gozu ve kulagi nisan ayinda ingiltere'de yapilacak secimlerde. Basbakan John Major'un Avrupa'ya donuk blokaj politikasi, su ana kadar AB'ye kok sokturdu. Major, AB treninin onune hep engel cikardi. Simdi, herkes butun umidini isci Partisi Lideri Tony Blair'in secimleri kazanmasina bagladi. AB'nin onunde, ic reformlari gerceklestirmek ve genislenmeye hazirlanmak icin 6 aydan az bir sure var. 16 - 17 Haziran'da Amsterdam'da yapilacak Hukumet ve Devlet Baskanlari Zirvesi'ne kadar 15 ulke arasinda bir anlasmaya varilmasi gerekiyor. Aksi halde, genisleme de tehlikeye girebilir. Ancak, AB'nin yeni bir anlasma uzerinde mutabik kalabilmesi icin 15 ulke arasinda "oybirligi" gerekiyor. Baska bir deyisle, ingiltere istedigi takdirde tum anlasmayi dinamitleyebilir. Nitekim, Londra, AB'nin, oybirligi yerine cogunluk sistemiyle karar almasina siddetle karsi cikiyor. Polis ve adalet konularinin AB'nin yetki alanina girmesine yanasmiyor. Bati Avrupa Birligi'nin (BAB) AB'ye baglanmasini da reddediyor. ingiltere zaten, ic sinirlarda kontrolleri kaldiran Schengen Anlasmasi'na da girmedi. Major yeniden secilirse ya da hicbir parti tek basina iktidara gelemezse, AB'nin isi gercekten cok zor.
|