Refah'in ABD kesfi
Derya Sazak
DEVLET Bakani Fehim Adak'in ABD gezisi, Erbakan yonetimiyle Washington arasindaki iliskilerin tahmin edilenin otesinde "hizli" gelisecegini gosteriyor. Washington temsilcimiz Yasemin Congar, Turkiye'deki havanin aksine, Amerikan yonetiminin Refah'a "kazara isbasina gelmis bir parti" olarak bakmadigini yazmisti. Congar, Adak'in temaslari ardindan dunku kosesinde su izlenimleri aktardi: "Washington, RP'nin azami gucune ulasip, durusa ya da inise gecmek yerine, her an siyasi yukselisini surdurebilecek bir potansiyele sahip oldugu gorusunde. iki senaryodan biri, RP'nin `ilimli, sistem ici bir kitle partisine donusmesi, Avrupa'daki Hiristiyan Demokrat partilerinkine benzer bir evrim yasamasi.' Bu senaryonun sinopsisinde, Necmettin Erbakan'in aslinda Turgut Ozal'in biraktigi yerden devam etmek, farkli egilimleri RP'ye cekmek istedigi, hatta partilerini `batil' bulan radikallerin partiden kopmasini goze aldigi var. ikinci senaryo, `kopruyu gecene kadar' baslikli. Buna gore, RP'nin tek basina iktidari Turkiye'nin `modern, cogulcu, sivil toplum' dusunden bu kez seriatci mantikla uzaklastirilmasi surecini baslatacak." Beyaz Saray, Erbakan'i davet icin, biraz daha bekleyecekmis. Belli ki, ABD Refah yonetiminin surekliligi konusunda kesin yargiya varabilmek icin, birkac ay daha gecmesini amacliyor. ilginctir, Washington'un degerlendirmesine benzer bir siyasi takvim, IMF'yle iliskilerde de gozleniyor. Subat ayinda Turkiye'ye gelecek heyetin, Refahyol'la adi "stand - by" olarak konmasa da "siki para programi" uzerinde anlasma yapmayi arzuladigi bildiriliyor. ABD'nin Ankara'yla iliskilerde acik biraktigi diyalog kapisina, onemli bir isaret de Baskan Clinton'un ant icme toreni oncesinde yasandi. Clinton'un kordiplomatige verdigi resepsiyonda, ABD'nin yeni Disileri Bakani Madeliene Albright, Buyukelci Kandemir'e Turkiye'yi ziyaret hazirligindan soz etti. Bu gezinin NATO baskentlerine yapilacak tur kapsaminda gerceklesmesi bekleniyor. ilginc olan, o geceki davette, ABD Baskani Bill Clinton'un Washington Buyukelcimiz Nuzhet Kandemir'e, "Stay with us" diyerek, iki donemdir yaptigi mesainin, gelecek yillara da tasinmasina yonelik temenni jestiydi. Baskan Yardimcisi Al Gore de Buyukelci Kandemir'in Clinton gibi Washington - Ankara arasinda kurdugu diplomatik koprunun onemini vurguladi. Bu trafigin baskent kavsaginda, Marc Grosmann'in etkin rolunun de altini cizmek gerekiyor. Devlet Bakani Adak'in temaslarina gelince... Erbakan'in ozel temsilcisi konumunda olan Adak Washington'da, Disisleri, Hazine ve Beyaz Saray Ulusal Savunma Dairesi'nin kilit isimleriyle ayri ayri gorustu. ABD Hazine Bakani Robert Rubin de yakinda Turkiye'ye gelecekler listesinde. Disisleri Bakanligi'na vekalet etmekte olan Peter Tarnoff ve Beyaz Saray'da Basdanisman Samuel Berger'in yardimcisi konumundaki James Steinberg de, Adak'la gorusenler arasindaydi. Boylece, Refahyol hukumetiyle ilk resmi diyalog kurulmus oldu. Fehim Adak'in Turkiye'nin dis politikasinin degismeyecegi, laiklikten sapma olmayacagi ve Bati ittifakina bagli kalinacagina iliskin sozleri buyuk ilgi uyardirmis. Refahli Bakan'in bazi ozel gorusmelerde dile getirdigi su goruslerin altini cizmek gerekiyor. "Biz buyuk bir kitle partisiyiz. Refah bugun koalisyon ortagidir ama hedefimiz yarin tek basina iktidara gelmektir." Adak'in sozleri koalisyonun DYP'den cok Refah'a, yani buyuk ortaga yaradigi gercegini bir kez daha kanitlamaktadir. Erbakan ve akradaslarini en cok hukumetten dusmek korkutuyor. Koalisyonun zamansiz dagilmasi Refah yoneticileri icin tam bir kabus olur. Bundan cekindikleri icin dis iliskilerde ABD ile diyalogu gelistirmeye, IMF gibi uluslararasi para musluklarini elinde tutan kuruluslarla bu asamada ters dusmemeye ozen gosteriyorlar. Washington'da biraktiklari izlenim, Refah acisindan hayli akilcidir. Ozellikle IFM ile "stand - by" yapilmasa bile bir ekonomik program uzerinde uzlasma saglanirsa Turkiye'nin bekledigi "yesil isik" ABD Hazine Bakanligi'nca da yakilabilir. Fehim Adak'in Hazine Bakani Rubin ile yaptigi gorusmenin bu acidan olumlu gectigi anlasiliyor. Yasemin Congar dunku yazisinda Adak'in ABD'yi "Bati'nin buyuk demokrasisi, bizim gibi somurgecilige karsi kurulmus, dost ulke" diye tanimlayip bol bol ovdugunu belirtiyor. Demek ki Erbakan'in secim kampanyasinda veryansin ettigi ABD'nin gunahlari Refah'tan onceki caglara aitmis. Hoca ve bakanlari Amerika'yi yeniden kesfetmekten cok memnun gorunuyorlar. Bakalim, Erbakan'i Oval Ofis'te Clinton'la bacak bacak ustune atmis sohbet ederken ne zaman gorecegiz. Yakindir. Amerikan "think thank"lari Erbakan'i Ozal'a benzetmeye basladiklarina gore Beyaz Saray'a davetin eli kulaginda demektir. Abdullah Gul'den sonra Hoca da valizini hazirlayabilir.
|