Meraklı Mahmut şaşkın
Ali Sirmen
DOĞRUSU ya, bu kez beni çok düş kırıklığına uğrattı, eski dostum. Arada sırada, kimi zaman öfkesi başına vurduğundan, kimi zaman canı sıkıldığından, kimi zaman da hiçbirini beğenmediği köşe yazarlarından ve özellikle de, 25 yıllık tanışıklığımızdan yararlanarak, benim yazılarımdan yakınmak için çalar kapımı. Tok sözlü, lafını söylerken, karşısındaki alınır gücenir mi diye hiç düşünmeyen tarafını severim. Bir gün kendisine takılmaya kalktım: - Sen de Melih Cevdet Anday'ın Gani Girgin'ine benzedin. Şöyle küçümseyen bir gülümsemeyle baktı suratıma, sonra da taşı gediğine koydu: - Nerde o günler, sen Melih Cevdet'in kabına uzaktan yaklaştığında, benzeyebilirim ben de biraz Gani Girgin'e, o da olamayacağına göre... Haklıydı. Ama yine de bozuldum. Tabii ses de etmedim. Dün gazeteye nefes nefese geldim bir baktım ki, yine o dergileri kitapları karıştırmakla meşgul. İçeri girdiğimde sanki patronmuşçasına karşıladı, beni: - Ooo beyfendi, öğle namazı kılınalı çok oldu. Siz hep bu saatte mi teşrif buyurursunuz cerideyi Milliyet'i? Altında kalmadım. - Bakıyorum dilinde Refah rüzgarları esiyor, yoksa artık sen de mi ezani saat kullanıyorsun? - Siz eleştiri görevinizi yerine getirmezseniz, herkes öyle olacak, diye karşıladı atağımı. Anlamamıştım. - Ne demek istiyorsun? - Ne demek olacak? Bakıyorum şu Refah ile ABD ilişkilerini irdeleyen tek yazı bile yazmadım. Sonra da döktü içini: "Batı'nın ve özellikle ABD'nin Refah'ın laikliğe karşı tutumuna tepki göstereceğini beklerken, başta Almanya ve ABD olmak üzere, sözü edilen ülkelerin, Necmettin Erbakan'ın çağdışı davranışlarına karşı çıkmamalarına çok şaşırmıştı. Üstelik bu şaşkınlığının basında dile getirilmemiş olmasını yadırgıyordu, uzun yıllar dış politika yazmış bir kişi olarak, benim de bu konuda suskun kalmama anlam veremiyordu?" Bu kez gülme sırası bana gelmişti. - Ne yazmamı istiyordun ki, Şakın Mahmut, dedim Sonra da ekledim: - Bu konuda bir şey yazmaya kalksaydım herhalde senin şaşkınlığınla eğlenirdim. Bozuldu, ama aldırmadım. "Bak dedim, senin gibi şaşkınlar yüzünden geldik bu günlere. Sen ABD ve Batı ile Refah arasında ciddi bir çelişki olduğuna inandıysan, fevkalade yanılmışsın. ABD Refah'a neden karşı olsun ki? Nasıl olsa Necmettin Erbakan onların her istediğini yapıyor, bir dediklerini iki etmiyor. Emperyalizmin umurunda mı Türkiye'deki laiklik? Emperyalizm kim işine gelirse, ondan yana tavır koyar, bugün Refah her dediğini yaptığına göre, onu kullanacaktır. Geçmişte de öyle olmadı mı? Unutma emperyalizm Anadolu'yu bölüşmeye kalktığında, İstanbul'daki Şeyhülislam'a, Derviş Vahdeti'ye dayadı sırtını, laik sistemi getirmenin savaşını veren Mustafa Kemal'e değil. Benim Şaşkın Mahmud'um, laikliği Türkiye'ye ABD mi getirdi ki, şimdi o savunsun? Sen hala kendi demokrasini ve laikliğini kendin savunmak zorunda olduğunu öğrenemezsen, neyi öğreneceksin a garip dostum?" Sesini çıkarmadı, ama epey burulmuştu. Yarımağız bir Allahaısmarladık deyip, çıktı gitti. Bilmem bu yakınlarda yine gelir mi? |