F.Bahçe tıkandı
Attila Gökçe
FENERBAHÇE zoru başaramıyor. Kendi büyüklüğünü sırtında taşırken eziliyor. Rakipleri Fenerbahçe'yi büyüklüğünden dolayı ciddiye alıp bin türlü tedbirle kendi sahalarında bile olsa yenilmemek için mücadele ederken, onlar rakibin kendi yarı alanında çok adamla yığılmasını, savunmada çoğalmasını delecek ve adam eksiltecek beceriyi gösteremiyorlar. İşte İzmir'in ayazındaki Altay maçı bu Sarı - Lacivertli takımın yaşadığı klasik sıkıntının gerçek bir örneğiydi. Altay savunmasında Orhan, Mapeza ve Cengiz ile sağlam bir üçlü blok oluştururken orta alanda K.Hakan, B.Hakan, Fludu ve Ünsal'la gerçekçi bir oyun anlayışı ortaya koyuyordu. Altay Fenerbahçe'nin büyüklüğünü kabul etmişti. Gücünü de kabul etmişti. Bu nedenle topun oynandığı bölgede kendi yarı alanlarında Fenerbahçe'ye adım atacak yer bırakmıyorlar, sonra da pek etkili olmasa da kontrataklara çıkıyorlardı. Altay'ın tedbirleri özellikle K.Hakan ve Ünsal'ın sağ ve sol kanadı başarıyla tıkamasıyla daha da amacını buldu. Fenerbahçe çok sağlam bir geri dörtlüye sahip. Altay, bu defansı aşarak çok az gol fırsatı yakalayabildi. Ama orta alanda İlker de Selahattin de sağ ve sol kanatta etkili olamadılar. Mustafa Doğan Kemalettin'in yerini başarıyla doldurmaya çalışırken zaman zaman hücuma da katılarak olumlu puan topladı. Ne var ki, Okocha anormal bireysel, formsuzluğundan dolayı da ciddiyetsizdi. Yine de eğri oturup doğru konuşalım. Fenerbahçe özellikle hücumda top kullanırken rakip markajında öyle tıkanıp kalıyor ki, tek tek kendisine yapışan markajdan kurtulup Okocha'nın rahat top atacağı bir adam çıkmıyor. Bu nedenle Okocha'nın verdiği çoğu pası ciddiyetsiz bulduğumuzda onu bu ciddiyetsiz görüntüye iten "top atacak adam bulamama" çaresizliğini de bir kenara not ediyoruz. Fenerbahçe'nin orta alanı oyunda etkinlikle yaratıcılık sergileyemeyince kötü oynayan Boliç ve Tarık'a da yapacak fazla birşey kalmıyor. Koca takımın içinde Högh'ün ve Mustafa Doğan'ın gayretleri dışında fazla bir verimlilik görülmüyor. Boliç de Tarık da sonradan oyuna giren Saffet de oynadıkları sürece yüzde yüz gollük vuruş şansını elde edemediler. Bu durumda da ben tüm talihsizliğine karşın Kostadinov'un üvey evlat işlemi görmesinin garipliğine yakınmaktan kendimi alamadım. Bu Kostadinov 3 artı 1'in bedelini çok fena ödüyor. Kendisi profesyonel mutluluğunu, Fenerbahçe de atabileceği golleri kaybediyor. Lazaroni'nin ona biraz daha sıcak bakması sabrını biraz da ondan yana kullanması gerek. Altay, Ercüment ve Ahmet ile yakaladığı zayıf gol fırsatlarını değerlendiremedi. Bunda hedefleri bağlamında özürlü sayılabilirler çünkü onlar önce yenilmemek için oynadı. Böyle bir strateji Altay'ı mutlu edebilir de Fenerbahçe'ye ne ifade eder. Onlar kazanmak zorunda. Fenerbahçe için yenilmemek marifet değil belki de felaket... Maçın en heyecanlı anları Hakan ve Ünsal'ın kaleci Fevzi'den dönen topları gole çevirememesi hemen ardından Okocha'nın yüzde yüz gollük fırsatı Şanver'in gövdesinden kurtaramamasıydı. Hakem İlhami Kaplan aslında iyi niyetli olan oyuncuların tatlı sert mücadelesine kartlarıyla yumuşak frenler bastı, oyunu germedi. Maçı hiç değilse hakem tartışmasından kurtardı.Ancak Ünsal'ın Tarık'a kafa atarak yaptığı çirkin hareketi de görememesi talihsizliği oldu. |