Demirel'den çifte uyarı
Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, Kıbrıs Rum Kesimi'nin Rusya'dan füze almasını, "Bu düşmanca politikanın sürdürülmesi, tahmin edilemeyecek gelişmelere yol açabilir"diye değerlendirdi. Demirel, Moskova'yı da, satış kararını gözden geçirmesi için uyardı
ANKARA - MİLLİYET
CUMHURBAŞKANI Sülayman Demirel, Güney Kıbrıs Rus Yönetimi'nin aşırı silahlanmasının Kıbrıs Türk halkının ve Türkiye'nin de güvenliğine bir tehdit oluşturduğunu belirterek, "Türkiye, güvenliğini zaafiyete uğratmayı amaçlayan böyle bir gelişmeye müsamaha göstermeyecektir" diye konuştu. Demirel, Rus NTV kanalına verdiği demeçte, Kıbrıs'taki silahlanma, Türkiye - Rusya ilişkileri ve Hazar petrolünün nakli konularını değerlendirdi. Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, son üç yılda Ada'da büyük bir ağır silah yığınağı yaptığını ifade eden Demirel, Güney Kıbrıs'taki askeri hazırlıkların, Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Yunanistan ile yaptığı ortak savunma doktrininden sonra daha da yoğunluk kazandığını kaydetti.
TÜRKİYE MÜSAMAHA GÖSTERMEZ
Birleşmiş Milletler(BM)Güvenlik Konseyi'nin 23 Aralık 1996 tarihinde aldığı 1092 sayılı kararda, Güney Kıbrıs'a gelişmiş silahların yerleştirilmesinden duyduğu büyük endişeyi yinelediğini anımsatan Demirel, Kıbrıs Rum Yönetimi'nin S - 300 füzelerini satın almasının yanlış bir karar olduğunu ve Kıbrıs sorununa kapsamlı bir çözüm bulunması yönünde gösterilen çabaları tehlikeye düşürdüğünü belirterek, "Bu düşmanca politikanın sürdürülmesi tahmin edilemeyecek gelişmelere yol açabilir" uyarısında bulundu. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin, S - 300 füzelerini konuşlandırma kararı almasından sonra, Türkiye'nin bu konudaki tutumunu açıkladığını anımsatan Demirel, "Türkiye, güvenliğini zaafiyete uğratmayı amaçlayan böyle bir gelişmeye, müsamaha göstermeyecektir. Aynı durumdaki herhangi başka bir ülke de göstermez. Buna bağlı olarak Türkiye, Kıbrıs Türk halkının ve kendi topraklarının güvenliği için gerekli gördüğü tüm tedbirleri alacaktır" diye konuştu.
MOSKOVA'YA ÇAĞRI
Demirel, "Güvenlik Konseyi'nin daimi bir üyesi olması dolayısıyla özel sorumlulukları olan Rusya Federasyonu'nun, dünyadaki çatışma bölgelerine silah satarken daha temkinli ve seçici olması gerektiğine inanıyoruz. Rus yetkililerin Güney Kıbrıs'a füze satma kararlarını, Türkiye ve Rusya Federasyonu arasındaki tarihi ve karşılıklı çıkarlara dayanan iyi komşuluk ilişkileri çerçevesinde bir kez daha gözden geçireceklerini ümit ediyoruz" dedi.
LAİKLİK
"Kafkasya, Transkafkasya ve Çeçenistan bölgeleri ile eski Sovyet Orta Asya Cumhuriyetleri ile Karadeniz konularında, Türkiye ve Rusya'nın stratejik çıkarları nerede birlişmektedir, ayrıldıkları noktalar nelerdir" sorusunu ise Demirel şöyle yanıtladı: "Biz bölge ülkelerinin dünya ekonomik sistemi ile yakınen bütünleşmesinden, demokrasi ve pazar ekonomisinin hakim olduğu ülkeler haline gelmelerinden gerek Türkiye'nin gerek Rusya'nın doğrudan istifade edeceğine inanıyoruz. Bu iki ülke ayrıca, bölgesel istikrarın güçlendirilmesi suretiyle bölgede karşılıklı ekonomik bağımlılığın artmasından da istifade edeceklerdir. Bunların da ötesinde bölgede laikliğin geliştirilmesinde ülkelerimizin özel çıkarı bulunmaktadır. Bu yaklaşım ve amaçlara bağlı kalındığı sürece Türkiye'nin ve Rusya'nın kendi çıkarlarına ilişkin değerlendirmelerinde bir anlaşmazlığa düşebileceklerini tahayyül edemiyorum."
HAZAR PETROLÜ
Demirel, Türkiye'nin Hazar - Akdeniz (Bakü - Ceyhan) Ham Petrol Boru Hattı Projesi'nin temel özelliklerini şöyle sıraladı: * Hazar havzasında ham petrol üreteminin planlanan seviyesi iki misline çıkarak 2000 yılına doğru 80 - 100 milyon tona ulaşacaktır. Türkiye yılda sadece 40 - 50 milyon ton Hazar ham petrolünü ülke topraklarından geçecek bir boru hattı sistemiyle Ceyhan'daki yükleme terminaline taşınması suretiyle Akdeniz'e ulaştırmayı önermektedir. * Burada vurgulanması gereken bir husus da Türkiye'nin bu önerisinin Rusya'nın mevcut boru hattı güzergahına karşı bir seçenek olmayıp, Hazar ham petrolü için ilave ve tamamlayıcı emin ve güvenlikli ham petrol ihraç kapasitesini temsil etmesidir. * Gerek bu proje gerek diğer boru hattı projelerinin siyasi mülahazalardan etkilenmemesi umuduyla, Türkiye sözkonusu projesinin gerçekleştirilmesinde Rusya Federasyonu'nun işbirliğine özel bir önem atfetmekte olup, buna yönelik olarak Rus tarafından gelecek her öneriyi dikkate almaya hazırdır.
|