toolbar

milliyet logosu

Erbakan: IŞIĞINI KARARTAN FESAT

Murat KUL, Ateş TÜMER, Serpil KIR - ANTALYA

BAŞBAKAN Necmettin Erbakan, Taksim'e cami tartışmasıyla ilgili "Anayasa `hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' diyor. Millet Taksim'e cami yapmak istiyorsa yapar. Yoksa buna güdümlü demokrasi derler. Kimse milletin önüne kayıt koyamaz" dedi.
Antalya Öğretmenevi'nde partililer ve vatandaşlarla bayramlaşan Başbakan, Türkiye'nin RP - DYP hükümetiyle büyük gelişme seyri izlediğini, birtakım basın ve çevrelerin bunu içine sindiremediğini, bunların demokrasi dersi almaları gerektiğini vurgulayarak şöyle konuştu:
"Anayasa, `hakimiyet milletindir' demiyor. `Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir' diyor. Bunun altını çiziyorum. Bu çok önemlidir. Kimse, milletin egemenliğine kayıt koyamaz. Millet Taksim'e cami yaptırmak istiyorsa yapar. Türkiye'de demokrasi var diyeceksiniz. Ne demek demokrasi? Halk ne istiyorsa o olacak demektir.
`Biz istersek yapılacak, istemezsek yapılmayacak' diyorlar. Buna güdümlü demokrasi denir. Anayasa güdümlü demokrasiyi reddediyor. Herkesin Anayasa'yı iyi okuması lazım. Buradan bir kısım parazitlere sesleniyorum: Kendinize gelin, kimse milletin önüne kayıt koyamaz. Demokrasi dersi alın, demokrasiyi içinize sindirin. Bunlar, henüz demokrasiyi içine sindirememiş kimselerdir. Halk, Türkiye'nin meselelerini çözerken en iyisini yapar. Bu parazitlerin de kesileceğini ümit ediyorum."

"IŞIĞINI KARARTAN FESATÇI"

Başbakan, "sürekli aydınlık için bir dakikalık karanlık" eylemiyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
"Işıklarını karartanlar fesatçı. Dünyanın neresinde birtakım fesatçılar, `hadi bir dakika ışıkları karartalım' diyor. Ne kadar çocukça bir şey. Hasetten çatlarsan, sonunda elektriği, kapıyı sökersin. Bırak iki tane kendini bilmez bunu yapsın. Vatandaşlar bu tür etkilenmeleri çevrelerine yaymamalı. Fesata iltifat etmeyeceğiz, etkilenmeyeceğiz ve farfarayla da etrafa yaymayacağız."
Meselelerin çözülüp, yeniden büyük Türkiye kurulurken birtakım basın ve çevrelerin yanlış tavırlar sergilediğini ifade eden Erbakan şu görüşleri dile getirdi:
"Eski dönem `halkçı parti' zihniyeti de bu zihniyetti, ancak bu zihniyet bugün yüzde 5 oy oranı düzeyine geriledi. İşte bu, Türkiye'nin gidişatıdır. Demokrasi, halkın sağduyusu daima iyiyi, doğruyu gösterir. 24 Aralık'ta halk, RP ve DYP'yi en büyük parti yaptı. Bu, halkın zaferidir. Barış ve kalkınma dönemi başladı. Buna herkes saygı göstermeli. Hükümet Türkiye'nin meselelerini çözerken buna diğer kesimlerin gıptayla bakması gerekir. Bazı çevreler gıpta yerine, haset besliyor. Parazit yapanlar, haseti bırakın, gıptaya dönün. Haset kötü karakterdir. Gıbta ise iyi karakterdir."

"1997'DE UÇACAĞIZ"

RP ve DYP'nin aynı inancın evlatları olduğunu, bu nedenle koalisyonun arızasız ve kuvvetlenerek 2000'den sonra da devam edeceğini savunan Başbakan sözlerini şöyle noktaladı:
"OECD rakamlarına göre Türkiye en hızlı kalkınan ülke. Kaldı ki 1997'de uçacağız. Yapılan yatırımlar ve işler kurbanlık koyun gibi. Boynuzu da tırnağı da işe yarıyor. Şafak söktü güneş parlıyor, Türkiye yeniden doğuyor. Enflasyon ve faizi yüzde 10'ların altına düşüreceğiz. Paramız dolardan kıymetli olacak. Türkiye, Almanya'yla birlikte Avrupa'nın en güçlü devleti olacak."

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dünya] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları]