Demokrasi kaderdi
Zehra GUNGOR
GUNEY Afrika Devlet Baskani Nelson Mandela, Guney Afrikali'nin adindan saygi ve hayranlikla bahsettigi bir lider. Guney Afrikali beyazlar kendisinin birlestirici, uzlastirici ozelligini hep one suruyor. Siyahlarsa liderlerinden zaten memnun. Guney Afrika demokrasi yolunda yururken gecmisin bedelini oduyor. Apartheid donemi Savunma Bakani, 1994'de yeni Anayasayi hazirlayan Anayasa Bakani, Apartheid donemini sona erdiren beyaz lider De Klerk'in Baskan Yardimcisi ve halen Ulusal Parti (NP) milletvekili Roelf Meyer, gecmisi anlamanin gelecege simsiki sarilmanin verdigi gucle bu surecin zaman alacagini, astiklari engelleri, gectikleri yollari gunahiyla sevabiyla anlatiyor. Devlet Baskani Mandela'nin partisi Afrika Ulusal Kongresi (ANC) Genel Sekreteri Cheryl Carolus ise, zafer kazanmisligin enerjisiyle konusuyor. Carolus'un goruslerinde yer yer Roelf Meyer ile paralellikler, yer yer de farkliliklar seciliyor. Beyazlar yillardir ulkeyi irkcilik rejimi "Apartheid"la yonetmisti. Simdiyse siyahlarla ayni lokantada yiyor, ayni okulda okuyor, ayni otobuste, trende yolculuk yapiyorlar.
KiN GUTMEDiLER
Ulkedeki yuzde 70 cogunluk irkciligin sona ermesini istese bile, bu isteklerinde samimiler mi? "Apartheid"in izleri hala suruyor mu? Kendisiyle baskent Pretoria'da konustugum NP Baskan Yardimcisi Roelf Meyer, bunun bir surec olduguna inaniyor. Beyazlarin hala onyargilari olabilecegini reddetmeyen Meyer, genelinse artik boyle dusunmekten uzak oldugunu kaydederek soyle konusuyor: "Biz beyazlar, bir seye tesekkur etmeliyiz. Siyah vatandaslarimiz hic bir zaman bize kin gutmedi. Bu zaten Nelson Mandela'nin kisiliginde de var. Uzlasma surecinde yapilanlara hala bir mucizeymis gibi bakiliyor. Gecmisteki kavgalarin bugun gereksiz oldugunu goruyoruz. Bu kavgalar insanin renginin, irkinin farkli olmasinin kavgasiydi. Kavganin her iki tarafi, NP ve ANC de gercekleri daha 1980'li yillarda gormeye basladi. F.W. de Klerk bu ulkenin devlet baskaniyken, gorevini birakti ve cozum yolunu acti. Biz "Apartheid"i tasfiye edici bir ozellik uslendik ve isin sonuna geldik. Bunda rolu olan iki onemli kisilik var. Bir tarafta Nelson Mandela, diger tarafta ise F.W. de Klerk. Bu iki kisilik Guney Afrika icin bir sansti." Guney Afrikali beyazlarin onyargili olmadigina Afrika Ulusal Kongresi'nin (ANC) Genel Sekreteri Cheryl Carolus da inaniyor: "Gecmiste boyle dusunebilirler, ancak artik degismeye basladilar. Boyle dusunmek insanlar icin cok guc biliyorum, ama insanlara sans tanimak, bircok yanlis anlasilmayi da gormezlikten gelmek gerekiyor. Guney Afrika'da yasayan Beyaz Guney Afrikalilar'in buyuk bir cogunlugu, demokrasiyi benimsiyor. Cunku gecen yillar ve 'Apartheid' kimseye bir yarar saglamadi". Roelf Meyer'in tersine de Klerk'i "Apartheid"i sona erdiren adam olarak gormeyen Carolus, bu dusuncesini de soyle acikliyor: "Bu ulkede siradan insanlarin 'Apartheid'a daha fazla tahammulleri yoktu. Bugun NP'nin icinde degisik gorusler var. Bu NP'nin kendi icinde bir celiskisidir. F. W. de Klerk'in bu surecteki rolune bakacak olursak, 'Apartheid'i sona erdirmek hicbir buyuk ismin basarisi olmadi. Bu ulkemizin ve siradan Guney Afrikali'nin kaderiydi, onlarin basarisi, onlarin zaferi oldu. Baska cozum yolumuz yoktu. Guney Afrika halki artik 'Apartheid' rejimiyle yasayamayacagini anladi. Gecmisin irkci hukumeti Angola ve diger komsularimizdaki savaslari yonetiyordu, ama bir sure sonra beyazlar da 'Neden benim cocugum Angola'da oluyor?' sorusunu sormaya basladi."
MUCiZE YARATILDI
Guney Afrika'nin yeni Anayasasi'nin mimari Meyer, ulkenin sonunda buyuk bir istikrara kavusacagini yureginden gelen sesle dile getiriyor ve sozlerini soyle surduruyor: "1990'da Anayasa gorusmelerine basladigimizda, basaracagimiza cok az kisi inaniyordu. Guney Afrika'nin hic sansi olmayacagini soyluyorlardi. Bu sureci baslattik. 1993'e geldik. 1990 bir balayi yili degildi. 1993 cok basarili anlasmalarin yapildigi bir yil oldu. Guney Afrika halki mutluydu. 'Mucize' diyorlardi. Daha sonra, bu mutlulugun ne kadar surecegi sorusu sorulmaya baslandi. Bir baska soru daha soruldu: 'Mandela olmazsa ne olur?' Hicbir sey degismez, cunku ulkenin istikrari artik Mandela ya da de Klerk gibi kisilere dayanmiyor. Elbette onlarin son alti yilda buyuk rolleri oldu, ama Guney Afrika halkinin kendisi demokrasi ve istikrar istiyor." Bu noktada Roelf Meyer ile Cheryl Carolus onemli paralellikler icinde bulunuyor. Meyer ve temsil ettigi Ulusal Parti (NP), Beyaz halkin gozluguyle baktiklarinda ulkede irkci rejimin sona erdigini dusunuyorlar mi? Meyer'in buna yaniti oldukca samimi: "Genis anlamda bugun irkcilik bitti. Nufusun yuzde 90'i Guney Afrika'da demokrasiye donus surecini benimsiyor. Guney Afrika'nin nereden nereye geldigine cok iyi bakmak lazim. Daha dort yil once ayri mahallelerimiz, ayri topluluklarimiz, ayri okullarimiz vardi. Artik entegre okul sistemine gectik. Bu butun okullar entegre oldu anlamina gelmiyor, ama surec basladi. Sandton gibi bazi bolgelerde buyuk cogunluk Beyaz. Bu bolgelerin tam entegrasyona gitmesi zaman alacak. Universiteler, okullar icin de ayni sey gecerli". ANC Genel Sekreteri Carolus bu konuda Meyer'dan ayriliyor: "Gecmiste egitim ve iyi bir is sahibi olmak siyah Afrikali icin degildi. Buna karsin cok az beyaz issizdi. Bugun iyi bir egitim icin rekabet ortami da acildi, ama hala siyahlarin alinmadigi okullar var." Carolus bu noktaya dikkat cekse de, irkci rejimin hem siyah hem de beyaz halki ezdigine inaniyor: "Hicbir zaman, bir beyaz insani birey olarak suclayamayiz, cunku insan haklarina aykiri bu irkci sistem, hem beyaz hem de siyah insanlari ezdi. Ulkemizin bagimsizlik ve ozgurluk hareketi sadece siyah Afrikalilar'in ozgurlugu olarak anlasilmamali. Tum Guney Afrikalilar'in bagimsizligiydi bu. Irkcilikla mucadele etmek, insanlarla mucadele degil, sistemle mucadeleydi."
Yillar ve Guney Afrika
* 1652: Hollandalilar Umit Burnu'na geldi. * 1815: Zulu Kralligi tehdit edildi. * 1910: Guney Afrika Birligi kuruldu. Kontrol beyazlarda. * 1912: Afrika Ulusal Kongresi olusturuldu. * 1948: Ulusal Parti secildi, irkci rejim 'Apartheid' basladi. * 1960: 69 siyah olduruldu. * 1964: Mandela hapse atildi. * 1989: F.W. de Klerk baskan oldu. Reform hareketleri basladi. * 1990: Mandela hapisten cikti. * 1991: De Klerk, beyaz secmenlere gorusmelerin surup surmemesi konusunda referanduma gidildi. Sonuc yuzde 70 'Evet'ti. Apartheid'a veda edildi. * 1994: Irkci olmayan ulusal secimler yapildi. Mandela Devlet Baskani secildi. Bayrak degisti. * 1996: Mayis ayinda De Klerk Ulusal Birlik Hukumeti'nden cekildi.
Afrika Ulusal Kongresi (ANC)genel sekreteri Cheryl Carolus, "Apartheid'i sona erdirmek, hicbir buyuk insanin basarisi degildir. Basari 'Apartheid'la yasayamayacagini anlayan Guney Afrika halkinindir" diyor. Ulusal Parti (NP), gectigimiz mayis ayinda Ulusal Birlik Hukumeti'nden cekildi. Demokrasiye gecis doneminde ulkenin yeni anayasasinin mimarligini yapan Roelf Meyer, Milliyet'e ozel demec verdi. Meyer, bugun parlementoda milletvekili ve De Klerk'in Baskan Yardimcisi. Afrika Ulusal Kongresi, ya da bir baska deyisle Mandela'nin partisinin merkezi Johannesburg'ta. Parti merkezinde Mandela'nin secim afisleri duvarlari susluyor. 16. yuzyilda Afrika'nin guney ucu denizciler icin nasil Umit Burnu olduysa, bugun Guney Afrikali da umit sozcugunu, uzlasma ve demokrasi icin kullaniyor. Cape Town'in simgesi Table Mountain (Masa Dagi)'nin basindan bulutlar eksik olmuyor. Bugune kadar sehirlerde beyaz nufus daha yogunken, artik varoslardaki siyahlar yavas yavas kente gocuyor. Yine de Johannesburg ve Cape Town gibi buyuk kentlerin cevresi gece kondu dolu. Gecekondudaki cocuklarin yuzu hala guluyor.
|