toolbar

milliyet logosu
livaneli.gif

Mikro ile makro arasindaki alimler ve zalimler

Zulfu Livaneli

ORMANLIK bir bolgede, sik agaclari gecince yemyesil bir cayir cikiyor onunuze.
Agaclarin ustunden ucarak cayira variyor ve bununla da yetinmeyerek, o kisacik otlarin dibine iniyorsunuz.
Ve o zaman gozunuzun onunde yepyeni bir dunya aciliyor.
Cayir deyip gectiginiz otlugun, kimil kimil, durmadan devinen, ask, nefret, rekabet, kiskanclik, iktidar guduleriyle dolu muazzam bir evren oldugunu kavriyor ve ilk kez gordugunuz bu manzara karsisinda sarsiliyorsunuz.
Sanki her sey, dunyamizin kucultulmus, mikro seviyelere indirgenmis bir tekrari.
Kisacasi: Microcosmos!
Zaten filmin adi da bu.
* * *
FRANSIZLAR inanilmaz bir isi gerceklestirmis ve ozel tekniklerle, basit bir cayirin dibindeki inanilmaz, nefes kesici dunyayi beyazperdeye aktarmislar.
Film, uzun metrajli bir belgesel ama sinema salonlari dolup dolup bosaliyor.
Dev ekranda izlediginiz bocek dunyasinin, sizinkine ne kadar benzedigini gorunce, kendi hayatinizi, yasadiklarinizi, korkularinizi, ofkelerinizi bir kez daha gozden geciriyorsunuz ve anliyorsunuz ki aslinda her sey bir olcek meselesi.
Hangi birini anlatayim: Erkek ve disi salyangozun majestik sevisme sahnesini mi, tirtillarin mucadelesini mi, karincalarin olumcul iktidar kavgasini mi?

VE CARL SAGAN

Gelin bu mikro dunyadan, birdenbire makro duzeye atlayiverelim:
San Fransisco'daki Fairmont otelinde, Carl Sagan adli yakisikli adam, evrende minik bir zerre olarak gorulen dunyamizi "soluk mavi bir nokta" olarak adlandiriyor ve evrenin icindeki hicligimizi, hesaba alinmayacak kucuklugumuzu anlatiyor.
Hayranlikla dinliyorum.
Bir yandan da bu buyuk insani tanimaktan onur duyuyorum. Cunku bizim Issik Gol Forumu'na uye olarak davet ettik ve 97 Nisan'inda Biskek'te bulusacagiz.
(O gunlerde, Sagan'in bu randevuya gelemeyecegini, olecegini bilmiyoruz.)
Turkiye'yi soruyor. "Guzel bir ulke ama muthis zor!" diyorum. "Zor!" demekle ne kastettigimi soruyor. Dilim dondugunce anlatiyorum.
* * *
ASLINDA, Carl Sagan'in ucsuz bucaksiz evreniyle, Fransiz filminin mikro dunyasi, bir ve ayni sey.
Sorun bizim nereden, hangi noktadan baktigimizda.
Eger buyuk tasavvuflarin gozuyle bakabilseydik, kendimizi daha iyi gorur, siglikla derinlik, buyuklukle kucukluk, varlikla yokluk arasinda gidip gelen bencilligimizi daha iyi denetleyebilirdik.
ibni Rusd bunu en iyi anlamis ve anlatmis olan alimdi.
Ama biz, zalimleri izlemekten, alimlere kulak veremiyoruz ki!

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dunya] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari]