idiokrasiye dikkat!
Ali Sirmen
FRANSIZ devriminden sonra itilmis, kakilmis, kuskun hatta kimi gizlenmis asillerin yakinmalarini, gorur duyar gibi oluyor insan: - Aman efendim, diyorlardi, ayaklar bas oldu. Yakinmanin yani sira, icten ice bir alay "dur bakalim, isin kokusu ne kadarda cikacak?" diye umutlu bir bekleyisi de iceriyordu, bu sozler. O gune degin iktidarin tekeline sahip olanlar ile cevrelerine coreklenenler, yonetmek icin yetismemis olan cogunlugun iktidarinin bir vasatlar yonetimi, hatta Fransizlar'in "mediocre" dedikleri, ortada ama, iyiden cok kotuye yakin olanlarin erki olacagini dusunuyorlardi. Demokrasinin oncusu, uretken burjuvalarin da etkisiyle, asilzadelerin bu beklentisi gerceklesmedi. Demokrasi, genis kitleleri egiterek, kendisini yasatacak vatandaslari, zamanla da bireyleri yetistirdi, uretimi artirdi, gecmise oranla firsat esitliginin sinirlarini genisletti. Tarihteki buyuk siyasal degisikliklere bir bakiniz! Hep beraberlerinde, buyuk bir bilim ve egitim seferberligini de getirmislerdir. Fransiz devriminin 200. yilinda Paris'te acilan, "Fransiz Devrimi" ve bilim sergisi bu konuda cok sasirtici bilgiler veriyordu. Fransiz devriminin bilime getirdigi katkilar, konuyu bilen cogumuzun sandigimizin da otesinde. Ornegin, Napoleon'un Misir seferi, yalniz askeri olmayip, ayni zamanda bir bilim adami ordusunun refakatinde yapilmis, bilimsel bir seferberliktir. Ondalik sistemin oturmasindan, meridiyenlere, civi yazisinin okunmasina kadar bircok yeniligin bilim ve egitim yoluyla, kendi varligini ve bekasini pekistirmek isteyen yeni rejimin kazanimlari olmasi bir raslanti degildir. Turkiye'de Cumhuriyet Devrimi de, ilk is olarak, milli egitim ile bilim uzerine egilmistir. Kurtulus Savasi'nin en kritik gunlerinde cephe ile ilgili en yasamsal kararlarin alindigi anlarda, Mustafa Kemal'in her seyi bir yana birakip, ogretmen surasini toplamasina sasmamak gerek. Cumhuriyet'in ilk yasalarindan birinin hilafetin ilgasiyla ayni gunde kabul edilen Tevhid - i Tedrisat Yasasi olmasi da cok anlamlidir. Turkiye Cumhuriyeti, milli egitim araciligiyla demokrasiye yoneliyor ve kendi varliginin dayanaklarini ariyordu. Bu yolda onemli adimlar da atildi. Ama, cok partli rejim ile birlikte, ulkeye egemen olan populizm, once yavastan, sonra hizla egitimin kalitesini dusurmeye koyuldu. Hele hele, baski ve uckagit rejimlerinde gereksinim, sorgulayan vatandas ve birey yerine, onune her konani yiyen kisiler olunca, boylelerinin yetistirilmesine ozen gosterildi ve demokrasinin yerini, vasatin da altinda olanlarin egemenligi demek olan mediokrasi aldi. Ne yazik ki, bugun o cizginin de altina inmis durumdayiz. Artik sozkonusu olan mediokrasi de degil, les kokulu populizmin gudumunde, hurafeler ve goz boyamalarla yetistirilip, en olmayacak seylere inanacak, kisilerin yazgida soz sahibi olduklari rejim anlamina gelen idiokrasidir. idiokrasi, idiot ile cratie, yani geri zekali ile erk sozcuklerinden olusur. Egitimde idiokrasinin egemen oldugu topraklar uzerinde, demokrasi fiskirmaz ve boylesi ulkelerde, demokrasinin onundeki en buyuk engel ceberrut ve hirsiz iktidarlar degil, bu arsiz ayrik otlarini besleyen idiokrasi gubresiyle bezenmis ortamlardir. Demokrasiyi gercekten istiyorsak eger, aman idiokrasiye dikkat! |