"Federasyon disinda cozum olamaz"
Su anda federasyonu konfederasyona cevirmek olmayacak duaya amin demektir. Cunku Rumlar, uluslararasi toplum, kimse bunu kabul etmez. Aksini savunmak cozumsuzlugu kiskirtmaktan baska bir ise de yaramaz.
SAHiN ALPAY
Kibris Turk toplumu bir anlamda insanlik sucu da sayilabilecek ambargolar ve baskilar altinda. AB uyeligiyle butun bunlardan kurtulacak. AB'den ekonomik yardimlarin yapilmasi soz konusu olacak. KKTC ana muhalefet partisi lideri Mehmet Ali Talat'a gore Kibris sorunu KKTC, Dervis Eroglu 'nun baskanligini yaptigi Ulusal Birlik Partisi ile Serdar Denktas 'in baskanligini yaptigi Demokrat Parti arasindaki koalisyon hukumeti tarafindan yonetiliyor. 50 kisilik KKTC parlamentosunda UBP'nin 17, DP'nin 15 milletvekili var. Ana muhalefet partisi Cumhuriyetci Turk Partisi 'nin ise 13 milletvekili bulunuyor. CTP genel Baskani Mehmet Ali Talat ile Kibris sorununu konustuk.
* Kibris sorununa cozum ne?
Degisik dunya goruslerine gore farkli cozumler onerilebilir. Ornegin iki ayri devletin devami ozellikle sag cevreler tarafindan oneriliyor. Rumlar uniter devlet, yani kendilerinin guclu olacagi bir yapi dusunuyor. Ancak en iyi cozum, mumkun olandir. Bu da bir federasyon. * Nicin, mesela konfederasyon degil? Sorununun cozumune temel kabul edilen B.M. eski genel sekreteri Butros Gali 'nin 1992 tarihli "Fikirler Dizisi," bilinen anlamda bir federasyonu icermiyor. Yer yer konfederal ogeleri de iceriyor. Bu bakimdan federasyon derken daha genis anlamda dusunuyorum... * Niye federasyon? Hem Turklerin hem Rumlarin duyarli olduklari konulara cevap verebilecek tek cozum. iki kesimli bir federasyon Turklerin siyasi esitlik talebine cevap verebiliyor. Turkleri ayri bir bolgede toplayan bu cozum, Turkiye'nin garantorlugunun devamina da imkan veriyor. Rumlar Kibris'in tek bir kimlige sahip olmasini, egemenligin bolunemez olmasini istiyor. Bu talebe de cevap verebilen cozum, federasyon. Ayrica bugune kadar gerek BM'ler kararlarinda yer alan, gerekse cesitli uluslararasi toplantilarda ve iki toplumun liderlerinin gorusmelerinde mutabik kalinan cozum de bu. Su anda federasyonu konfederasyona cevirmek olmayacak duaya amin demektir. Cunku Rumlar, uluslararasi toplum, kimse bunu kabul etmez. Aksini savunmak cozumsuzlugu kiskirtmaktan baska bir ise de yaramaz. Unutulmamali ki, Turkiye'nin stratejik bakimdan guneyden kusatilmamasi, guneyinde tarafsiz hatta dost bir ulkenin bulunmasini saglamanin yolu da yine federasyon. * Cozum olursa Kibris Avrupa Birligi'ne Turkiye'den once girmeli mi? Evet, girmeli. Cunku Kibris Turk toplumunun siyasal esitliginin onaylanacagi, Turkiye'nin garantorlugunun gecerli olacagi, iki kesimli - iki toplumlu Kibris'i kuran, kisacasi Kibris Turklerinin haklarini ve cikarlarini tescil eden bir anlasma boylelikle AB tarafindan da onaylanmis olacak. Biz Kibris'in AB uyeliginin Turkiye'nin uyeligine de yardimci olacagina inaniyoruz. Adada cozum olsa bile Kibris AB'ne Turkiyesiz giremez yaklasimi, cozum arayisini oldurur ve gerek uluslararasi toplum, gerekse Kibris Rum tarafi cozume yanasma zorunlulugunu hissetmez. * Turkiye Kibris sorununu kendisinin AB'ne alinmasi icin bir koz olarak kullanmiyor mu? Bu bir gercek. Bunu tasvip etmiyoruz. Kibris, AB'ne uye olursa, Turk ve Musluman kimligi Avrupa'ya tasinmis olacak. Bu Turkiye'ye de yardimci olacak. Bu Turkiye acisindan bir dezavantaj degil avantaj...
* AB uyeligi Kibris Turklerine ne getirir?
Kibris Turk toplumu bir anlamda insanlik sucu da sayilabilecek ambargolar ve baskilar altinda. Urettigini satamaz durumda. Turkiye ile bile bir resmi futbol maci yapamamakta. Kibrisli Turk bir iki ulke haric hic bir yere kendi pasaportuyla seyahat edemiyor. AB uyeligiyle butun bunlardan kurtulacak. Ekonomik yardimlar soz konusu olacak. Bu da hem milli geliri arttiracak, hem ekonomik buyumeyi getirecek. * AB'nin Kibris'in uyeligi gorusmelerine Turk tarafinin da katilmasi gerektigine iliskin son aciklamasini nasil karsiliyorsunuz? CTP olarak uzun suredir bir cozumle birlikte Kibris'in AB uyeliginin gerceklesebilmesi icin Kibris Turklerinin de bir sekilde gorusme surecine katilmalari gerektigini savunduk. Turkler Kibris'in siyasal bakimdan esit bir toplumu ise, zaten bunun disinda bir yol olamaz. Bu yaklasimi son derece olumlu buluyoruz. * Cozum icin bazi tavizler gerekmez mi? Anlasma, kesinlikle karsilikli tavizlerle mumkun olabilir. Hicbir tarafin "zaferi" olamaz. Cunku bir tarafin zaferi digerinin yenilgisidir. Boyle bir anlasma yapilsa bile yasayamaz. Elbette ki Turk tarafi toprak konusunda, Rum tarafi da anayasa ve diger konularda taviz vermek zorunda. Turk tarafi zaten "yuzde 29+" formulunu kabul etmistir. * Peki, Guzelyurt verilebilir mi? Herhangi bir bolge verilsin veya verilmesin diye konusmak istemiyoruz. Cunku onemli olan, neyin neye karsilik verilecegi. * Kibrisli Rumlarin kuzeydeki mulkiyet haklari taninmali mi? O konuda Gali fikirler dizisinde cozum getirici gorusler mevcut. Konu yerlesimle birlikte ele alinmakta. Yani Turk kesimine ne kadar Rum yerlesecek konusu belirlendikten sonra gelip yerleseceklere mulkleri iade edilecek. Geriye kalanlar icin tazminat yolu ongorulmekte. Biz boyle bir yaklasimi destekliyoruz. * Serbest dolasim olacak mi? Tabii, yalniz onemli bir husus var. En azindan bir kisim Rumlar da bunu kabul etmeye basladi: Serbest dolasim da bazi sinirlamalari, bazi sureleri ve surecleri gerektiriyor. Kademeli olarak gerceklesmesi gereken birsey. Belirli bir zamanlamaya bagli olacak, guven arttikca yerlesim ve diger ozgurlukler peyderpey gelecek. * 1974'ten sonra Turkiye'den gelip Kibris'a yerlesenlerin durumu ne olacak? Kibrisli Turklerle evlenenler hakkinda bir sorun yok. Onlar Kibris'ta kalacak. * Turkiye'den gelip Kibris'a yerlesenlerin toplam sayisi ne kadar? 60 - 70 bin dolayinda tahmin ediyoruz. * Kibrislilarla evlenenler bunlarin ne kadari? Bilmiyoruz. Ancak Kibris'ta dogan buyuyen, Kibris'ta egitilen, uzun yillar kaldiktan sonra bu topraklar benim topragimdir deyip, alin terini buraya doken insanlarin bu topraklardan uzaklastirilmalari da soz konusu olamaz. Ote yandan tercihine bagli olarak Kibris'tan ayrilmak, hayatlarini baska yerde kurmak isteyenlere belirli tazminat odenecek. Su anda Kibris'i bir ikinci adres olarak goren insanlar ise, cozumle birlikte gidebilir. Bu durumda epeyce insan var Kibris'ta. * Anayasal esitlik konusunda taviz sozkonusu olabilir mi? Hayir. Biz CTP olarak da siyasal esitlik konusunda taviz verme yanlisi degiliz. Cunku Kibris Turk toplumu 1960 anlasmalarina gore de siyasal esitlige sahipti. Bundan geri adim atmak soz konusu olamaz. * Turk askerlerinin geri cekilmesi konusunda ne diyorsunuz? Sorun cozuldukten sonra, uzerinde anlasilan sayi disinda kalan Kibrisli olmayan kuvvetlerin adadan cekilmesi konusunda Turkiye'nin de herhangi bir itirazi yok, bildigimiz kadariyla. Bu BM nezdinde, cesitli uluslararasi toplantilarda taahhut edilmistir. * Turkiye'nin garantorlugunun devamini sart goruyor musunuz? Kibris Turk toplumu buyuk cogunluguyla Turkiye'nin garantisinin devamini istemektedir. CTP olarak biz de. * Turkler'le Rumlar bir federasyon altinda baris icinde yasayabilirler mi? iki toplum ortak amaclar dogrultusunda, yani refah duzeyini arttirmak icin birlikte hareket etmeye basladiklari takdirde karsilikli guvenin tesis edilmemesi icin hicbir neden yok. Bunun saglanabilmesi icin iki tarafin kendilerini yeterli olcude guvende hissedebilecekleri bir federasyonu kurmalari ve bu cati altinda bir kisim isleri birlikte, bir kismini ayri ayri yapmaya baslamalilar. Onemli olan karsilikli saygi ve guven. Bunu saglamak da zaman isteyen bir istir. Baska caremiz yok. Gecmisin sikintilari artik yoktur. Eskiden iki bolge yoktu. Toplumlar arasi catismalar Kibris Turk toplumunu derinden etkiliyordu. Oysa simdi iki kesimli bir federasyon olacagina gore, kendi bolgemiz var. Bu son derece onemli. * Kibris Rum partileri ile bir dizi gorusmeler yapiyorsunuz. Gorusmelerin amaci ne? Federal bir duzen kurmak ancak birbirine guvenen taraflarin yapacagi bir istir. Bu guvenin zaman icinde olusmasi ongoruldugune gore, ortaya cikabilecek gerginliklerin simdiden onune gecmek gerekir. Bu nedenle biz, fuze krizi cikar cikmaz yumusamayi saglayacak bir politika izlemeye basladik. Bu cercevede Kibris Rum partileri ile de bir dizi gorusme baslattik. Once AKEL'le, sonra Birlesik Demokratlar Partisi ve Liberal Parti ile gorustuk. iktidar partisi DiSi ve EDEK'le de gorustuk. Kisaca en uzlasmazlar dahil hepsiyle konustuk. * Bu gorusmelerden aldiginiz sonuc ne? Bazi konularda gorus birligi sagladik, bazi konularda sadece gorus alisverisinde bulunduk. Ortak noktalara varabilmek icin goruslerimizin karsilikli olarak bilinmesi sart. Bu temaslari surdurerek barisa katkida bulunabilecegimize inaniyorum.
********************************************************************
"Turkiye'nin hatalari var"
* Cumhurbaskani Denktas Kibris sorununun cozumune destek mi kostek mi? Ben Sayin Denktas'a hep su cagriyi yapiyorum. Siz yasini basini almis, 70'ini asmis bir lidersiniz. Biz sizi desteklemesek, simdiye kadar hic oy vermemis olsak da Kibris Turk toplumunun lideri olarak taniyoruz. Secilmis Cumhurbaskanisiniz. Bir karizmaniz var. Bu, Kibris sorununun cozumunde bize cok onemli bir avantaj saglayabilir. Altina imza atacaginiz bir anlasma Kibris Turk toplumunda cok buyuk bir cogunlukla destek bulacaktir. Bu nedenle sizin bu pozisyonda bulunusunuz bizim acimizdan son derece onemlidir ve omrunuz icinde Kibris sorununun cozumunu bu bakimdan cok buyuk bir istekle destekliyoruz. Ancak ayni sey Rum toplumu icin de soz konusu. Klerides, Denktas kadar olmasa bile Kibris sorununun cozumu konusunda destek verebilecek bir lider. Ancak gerek Denktas gerekse Klerides'in birbirlerine karsi onyargilari var. Birbirlerini "cozum istememekle" suclamakta. Karsilikli olarak gecmisteki hatalarinin devam edecegine inaniyor ve birbirlerine guvenmiyorlar. * Sirtlarindaki politik yuk yuzunden bu iki liderle cozum olamaz, diyebilir miyiz? Hayir, onu soylemiyorum. Zor olur ama olursa da cok iyi olur. Biz hic kimseyi vazgecilmez gormuyoruz. Ne sayin Denktas'i ne de Rum toplumu liderini. Denktas'in muhalifiyiz; onumuzdeki secimlerde de herhalde yine karsisina aday cikaracagiz. Ama butun bunlara karsin Kibris sorunun cozumunde yardimci olabilecegi gibi, cozumsuzlugun devamina da katkilari olabilecegi bir gercektir. * Turkiye'nin Kibris politikasinin hatalari var mi? Epeyce var. Turkiye'nin ve Denktas'in politikalarini birbirinden ayirmak pek mumkun degil. Turk politikasi istikrarli bir cizgi izlememistir. Surekli zigzak yapmis; ak dedigine bir sure sonra kara diyebilmis; taktik icabi dogru olan seylere karsi cikabilmis veya Rum tarafi hayir diyecek diye bazi seyleri kabul etmistir. Bu bir. ikincisi, tepki politikalari guduluyor. 1995 yilinda guven yaratici onlemler paketi gorusulurken Turkiye destek olsa ve Sayin Denktas tarafindan kabul edilmesini saglasaydi bugun belki de Kibris Turk toplumu ambargolardan kurtulmus, sorun cozum surecine girmis olacakti. Guven yaratici onlemler Kibris Turk toplumunun kesinlikle lehine dusunceler iceriyordu. Simdi bu onlemleri kabul ettigimizi soyluyoruz. Once karsi cikiyor, engelliyoruz, sonra da kabul ediyoruz. Fuze krizinde de tepki politikasi guduluyor. Kisasa kisas yanlis bir politikadir. Rumlarin fuze yerlestirerek savas yanlisi bir tutum izlemelerinden kaynaklanan ve butun dunyanin tepkisini ceken yaklasimlari durumu lehimize cevirmemize yarayabilirdi. Bir baris taaruzu baslatip, onemli mesafe almak mumkundu. Bunu yapmadik. Yerine Turkiye Cumhurbaskani Sayin Demirel, KKTC Cumhurbaskaniyla bir deklarasyon imzalayarak, Turk tarafinin uzerinde hassas oldugu garanti ve ittifak anlasmalarini da tartisilir kilacak sekilde, "Rumlar us kurarsa biz de kurariz, Rumlar sunu yaparsa biz de bunu yapariz" gibi bir tepki politikasina yesil isik yaktilar. Bu son derece yanlis bir politikadir. Garanti ve ittifak anlasmalarinin ozune aykiri olan us kurma veya ona benzer askeri onlemler alma konusunda Turkiye, Rum tarafinin oyununa gelmemeli; bu anlasmalari tartisilabilir kilacak adimlari kendisi atmamali.
|