Refahyol'un unuttugu gundem
Turkiye, MGK kararlari ve darbe soylentileriyle calkalanirken, hukumet; basta susurluk olayi ile "ic politikayi", AB ve Kibris iliskileriyle "dis politikayi", ve tum gostergelerde hizla dususe gecen "ekonomiyi" tamamiyle unuttu
HABER MERKEZi
MiLLi Guvenlik Kurulu'nun 28 subatta yaptigi tarihi toplantinin oncesi ve sonrasinda Refahyol hukumetinin yolactigi gergin ortam, ve gundemin bu toplantida yasanan imza krizine kilitlenmesi, ic ve dis politikadan, ekonomiye kadar cok cesitli konulari gecici bir sure de olsa unutturdu. ic politikada, 3 kasimdan bu yana yasanan "Susurluk olayi" ve sonrasindaki sorusturmalar, dis politikada basta Kibris ve AB ile iliskiler olmak uzere, suruncemede kalan bir yigin sorun, ekonomide ise yeniden hizli dusus egilimleri, "MGK Olayi"nin golgesinde kalmis gorunuyor.
SUSURLUK UYKUDA
MGK kriziyle, golgede kalan en carpici siyasi gelismelerin basinda, 4 aydir ulke gundemini belirleyen Susurluk olayi geliyor. Tofas, Tedas ve Malvarligi sorusturmalarindan kurtulan DYP lideri ve Disisleri Bakani Tansu Ciller'in bu kez Susurluk Komisyonu'na cagrilacak olmasi, Emniyet Genel Mudurlugu istihbarat Daire Baskan Yardimcisi Hanefi Avci'yla Jandarma istihbarat Astsubay Huseyin Oguz'un ceteyi neredeyse acikca tarif eden ifadeleri, darbe tartismalariyla gundem disina itildi. Olayin bas aktorleri arasinda yeralmayi surduren DYP'li milletvekilleri Mehmet Agar ve Sedat Bucak'in dokunulmazliklarinin kaldirilmasi konusundaki fezlekeler, Adalet Bakanligi'na gonderilmis olmasina ragmen, bunlarin TBMM ve DYP icine gelip yankilanmasi, bir sure icin askiya alinmis oldu. Yine, Susurluk olayinin ardindan cozulmeye baslayan cete dugumunun icinde yeraldigi iddia edilen Ozel Harekat Dairesi Eski Baskanvekili ibrahim Sahin'in, televizyon programlarina katilmasina, ve icisleri Bakani Meral Aksener'in kamuoyuna verdigi guvencelere ragmen haftalardir yakalanamasi, darbe tartismalari ile mesgul olan kamuoyunun gundeminde ilk siralarindan asagilara dusmus gorunuyor.
PARTiLER KAYNIYOR
Darbe tartismasi, siyasi partilerin icinde baslayan cekismelerin de gundemden dusmesine ve gozden uzaklasmasina neden oldu. CHP'de, iclerinde Aydin Guven Gurkan, Ercan Karakas, Hasan Fehmi Gunes gibi isimlerin destekledigi parti ici muhalefet Deniz Baykal'a bayrak acmasina ragmen ne parti icinde, ne de kamuoyunda yeterli yanki bulabildi. Ayni sekilde DSP icindeki 8'ler hareketi de, MGK toplantisi oncesinde buyuk olcude vitrine cikmisken, imza krizinin unutturdugu bir diger gundem maddesi oldu. ANAP'deki muhafazakar - liberal cekismesi de, krizin unutturdugu baska bir diger ic siyasi gelismeydi. Cemil Cicek'in basini cektigi muhafazakar gurubun Mesut Yilmaz'a karsi aciktan tavir almasiyla baslayan tartisma, darbe soylentileriyle kesintiye ugradi. Isin Celebi, imren Aykut gibi isimlerin yeraldigi liberal kanadin Mesut Yilmaz'a karsi takindiklari tavir ve belirleyecekleri parti ici politikalari da kriz sonrasina ertelendi. Memur sendikalarinin orgutlenme haklari icin, isci sendikalarinin ise 1997 kamu sozlesmeleri icin hazirliklarina basladiklari eylem planlari da rejim tartismalari arasinda unutuldu. Sivil toplum orgutleri uyelerinin haklarini geri plana atarak rejimin korunmasi icin caba gostermeye basladilar.
DIS POLiTiKA
Rum Yonetiminin fuze alma karariyla Kibris konusunda yasanan gerginlik, Ocak ayinda butun canliligini korurken, Subat ayina gelindiginde, kriz diplomasisi yerini, bir "bekle gor" politikasina birakti. 1994-1996 arasinda yogun bir sekilde gundemde bulunan petrol boru hatti politikasi da yerini tam bir sessizlige birakti. Kuzey Irak'li Kurt gruplarla yapilan onlarca toplantiya ragmen, ateskesin surekli kilinmasinin otesinde, bolgede kalici bir istikrar saglanamadi. iran'li diplomatlarin seriat yanlisi demecleri uzerine, Turk-iran iliskilerinde yasanan gerginlik Subat ayinda gundemin ilk maddeleri arasinda yer alirken, kriz subat ayinin ikinci yarisina gelindiginde, MGK toplantisinin golgesinde kaldi. iki iran'li diplomatin Turkiye'den ayrilmasi, bir iran'li diplomatin da istenmeyen adam ilan edilmesiyle, ikili iliskilerdeki gerginlik doruga cikti. Baska bir donemde gazete mansetlerine cikabilecek diplomatlarin karsilikli geri cekilmesiyle ilgili gelismeler, gundemin ancak ikinci sirasinda yer alabildi. Avrupa'li Hristiyan Demokrat liderlerin Turkiye'ye Avrupa Birligi kapisini kapayan aciklamasi ise, MGK toplantisiyla mesgul olan Ankara'yi hazirliksiz yakaladi. AB'ye tam uyelik hedefinin MGK bildirisinde yer almasi, ardindan Cumhurbaskani ve Disisleri Bakaninin yaptigi mektup ve telefon diplomasisi bile, bu sok kararin Bruksel'den cikmasini engelleyemedi. ic sorunlariyla ugrasan Turkiye, dis sorunlarinda gene gec kaldi.
EKONOMi ISINIYOR
Bahar aylarina cok yogun sorunlarla giren ekonomi de, MGK krizinin golgesinde kaldi. Piyasalar krizin esiginden dondu, borsa rekor deger kaybetti, dovizde tirmanma hizlandi, enflasyon artti ancak tum bunlar gundemde kendine yer acamadi. Ornegin Basbakan'in "50 yildir ilk defa denklestirdik" dedigi Butce rakamlari, ekonomide yaratilan yalanci bahar balonunu sondurdu. Erbakan'in "136 trilyon fazla verdi" dedigi ocak 1997 aylik butce rakaminin gercekte 129 trilyon acik verdigi ortaya cikti. Merkez Bankasi karinin Hazine'ye aktarilmasi "skandali", MGK gundemi yuzunden tartisilmadi. Bu arada subat ayi enflasyon rakamlarinin beklenenden cok yuksek cikmasi, gecen hafta piyasalari allak bullak etti. Bir seansta yuzde 14'luk dusme yasayan borsa, bahar iyimserligini cok cabuk uzerinden atti. Doviz ise yurtdisi paritenin de etkisiyle hizli bir tirmanma seridine girdi. Erbakan'in kaynak paketleri beklenen geliri saglamayinca ic borclanma ihtiyaci yeniden tirmandi ve yuzde 90'in altina inen faizler yeniden 3 hanelere tirmandi. IMF, Dunya Bankasi ve uluslararasi rating kurumlarinin Turk ekonomisi hakkinda pes pese verdikleri olumsuz raporlari da MGK yuzunden tartisamadik. ic borclanmadinin tikandigi bir ortamda dis kredi kanallarinin yeniden acilmasi yonundeki umutlar, bu vesileyle iyice sondu. Bu arada ciftciye yuksek taban fiyatlar, yaklasan kamu iscileri toplu sozlesme gerginligi, memura esel mobil yontemiyle ek zam konulari da gundemde yer alamayan konular oldu.
|