12 Mart 1997

milliyet logosu

Yaşar Kemal'e Özgürlük ve Edebiyat Ödülü


*Sizin için Yaşar Kemal'in "manevi oğlu" deniliyor; sizi hep destekledi mi?
Evet. Benim yaptığımı en iyi anlayanlardan biri Yaşar Kemal 'dir. Çünkü o, benim yapmaya çalıştığım şeyi daha önce yaptı. Yeni bir edebiyat dili yarattı. 16 Nisan'da İsveç'te Upsala Üniversitesi öğrencileri, her yıl verdikleri Edebiyat ve Özgürlük Ödülü 'nü Yaşar Kemal'e veriyorlar. Ben de orada bir konuşma yyaparak, onun yazarlığını anlatacağım. Yaşar Kemal Anadolu 'ya özgü, Kürt motifleriyle, Çerkez motifleriyle, Türk motifleriyle, Mezopotomya ve Ege motifleriyle kendisine özgü zengin bir dil yarattı. Bu müthiş bir olay. Ben de kendi çabalarımla yeni bir Kürt roman dili kurmaya çalışıyorum. Kürtçe eğitim dili olarak yasaklandığı ve engellendiği için yazılı edebiyatı hala çok zayıf. Bu çabada benim yalnızlığımı, hüznümü, benim çilekeşliğimi Yaşar Kemal çok iyi biliyor.
*Yaşar Kemal'in kürtçe de yazmamış olması bir kayıp mı sizce?
Hayır, bunun şartları yoktu, mümkün değildi zaten. Ama bence Yaşar Kemal'in Kimsecik üçlemesi aynı zamanda bir Kürt romanıdır da. Özellikle ilk cildi Yağmur Kuşu 'nda müthiş Kürt motifleri var. Şimdi yazdığı yeni romanında da, mesela ünlü Kürt dengbej'i (ozanı) Faqiye Teyran 'ı anlatıyor.
*Bu sözlü kültür söyleyicilerini siz de kullanıyorsunuz romanlarınızda?
Evet, ben de bir romanımda efsanevi bir dengbej olan Abdale Zeynike 'nin öyküsünü 1800'lerin başına götürdüm, 1930'ların tanınmış bir başka ozanı olan Ehmede Fermane Kiki 'nin ağzından anlatıyorum. Bazı Kürtler bu yüzden "Fermane Kiki'nin öyküsünü Mehmed kendi ismiyle yazmış" dediler, bu çok hoşuma gitti, demek ki başarılı olmuş...Ben yıllarca Suriye'deki Kürt köylerini gezerek bu dengbej'leri dinliyordum, bir yazılı edebiyat dili kurmama gerekli olabilecek her şeyi çıkarıyordum. Kürtçeye özgü anlatım dilini yakalayabilmek için, ama bugünün okuyucusuna hitap edecek, kaliteli ve evrensel bir roman dili yaratmak için ne gerekliyse hepsini aradım.
*Daha politik ve milliyetçi bir yazar olmanız için toplumsal baskı duyuyor musunuz?
Zaten Kürt olmak, kimliğine sahip çıkmak, Kürtçe yazmak başlı başına politik bir olay. Ama bunun ötesinde ben doğrudan, bire bir politik yazmayı sevmiyorum. Kaliteli edebiyatın çok doğrudan politik bir konseptle yazılabileceğine inanmıyorum. Bu tür baskılara da direnmeye çalışıyorum. Böyle talepler gelmesi bence çok doğal tabii, ama benim amacım bir roman geleneği yaratmak. Ayrıca, milliyetçi bir konseptle ne Kürt sorunu çözülür bana göre, ne de Türkiye'de herhangi bir adım atılabilir.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dünya] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları]