Yılmaz, Erbakan'ı istifaya çağırdı
ANAP Lideri, hükümetin ömrünün siyaseten bittiğini vurgulayarak "Uygulayamayacağı MGK kararlarıyla muhatap olan Başbakan istifa etsin" dedi
ANKARA - MİLLİYET
ANAP Lideri Mesut Yılmaz, Başbakan Necmettin Erbakan'ın cumhuriyet ve laikliğe aykırı söz ve tavırlarının gereğini yapmanın yargının işi olduğunu belirterek, "Yargıya `Gidin Erbakan'ı cezalandırın' demiyorum, ama yargı bağımsızlığı sağlanmadan bu tartışmalar 10 yıl sonra da daha kötü şekilde devam eder. Yargıyı siyasi iktidarların tasalludundan kurtarmamız lazım" dedi. Yılmaz, MGK kararlarının 30 yıldır İslamı siyasallaştırmak isteyen RP zihniyetinin ortaya çıkardığı birikimin sonucu olduğunu belirtirken de "RP kendi kazdığı kuyuya düştü" diye konuştu. Yılmaz, dün Flash TV'de Milliyet Gazetesi'nin Ankara Temsilcisi Fikret Bila'yla Ahmet Taner Kışlalı ve İsmet Solak'ın sorularını yanıtladı. Yılmaz, "RP'li gençlerin silahlandırıldığı, 67 bin kadronun partizanca doldurulduğu, devletin fonlarının Başbakan'ın eliyle partililere dağıtıldığı, acayip kılıklı insanların Başbakanlık Konutu'nda ağırlandığı, Atatürk'e dil uzatıldığı bir dönemde laik devletin emin ellerde olduğunun düşünülmesinin mümkün olmadığını" belirtti. "Uygulayamayacağı MGK kararlarına muhatap olan bir Başbakan istifa etmelidir" diyen Yılmaz, hükümetin ömrünün siyaseten bittiğini, hukuken bitmemekte direnmesi halinde ise krizin derinleşeceğini söyledi. Bu krizin sekiz yıllık zorunlu eğitimde olduğu gibi adil ve köklü çözümlere neden olabileceğini belirten Yılmaz, RP'nin yanlışlarına tepki olarak din eğitiminde tek parti döneminin yanlışlıklarının yapılmaması gerektiğini de vurguladı. Din eğitiminde üç ayrı formül öneren Yılmaz sözlerini şöyle sürdürdü: "İlk aşama tüm dinlerin ve mezheplerin öğretilmesidir. Daha sonra dinin gereklerini öğreten seçmeli sistem olabilir. Çocuklarını imam hatip liselerine göndermek isteyenler için de yaz kursları ya da hazırlık sınıfları konulabilir. Bunu eğitimciler planlar." İmam hatip okullarının din meslek liselerine dönüştürülebileceğini belirten Yılmaz, devletin genel eğitim sistemi içinde din eğitimine yeterli önemi vermesinin imam hatip okullarına talebi düşüreceğini savundu. Yılmaz, siyasi partilere yöneltilecek haklı eleştirinin imam hatip liselerinin rejim ve laiklik karşıtı hareketin simgesi haline dönüştürülmesi sürecinde gereken önlemleri almamak olduğunu belirtirken, bu okulların en çok Adalet Partisi ve DYP - SHP koalisyonu dönemlerinde yaygınlaştığını hatırlattı.
|