12 Mart 1997

milliyet logosu
congar.gif

"Askerli Surec"

Yasemin Congar


TURK ordusunun kurmay kademesiyle yakin diyalogdaki ABD'li emekli generalin sozlerini, 30 Aralik 1995'te bu sutunda yazmistim: "Genelkurmaydan bir dostum, Turkiye'de siyasilerin ve kamuoyunun her an askeri bir mudahale olabilecegi beklentisiyle hareket etmesinin, kendileri icin darbeden cok daha tercih edilir bir durum oldugunu soyledi."
Bu tercih, Turkiye'de uzun suredir uygulaniyor. Kendisine, sivil demokrasilerin kuluplerinde yer arayan ulkemiz, nadir bir surec yasiyor.
Siyasi kararlarin, askerlerin secilmis siviller uzerinde yetkisi olmaksizin alindigi, tikanikliklarin darbeler olmaksizin asildigi, duzenin idamesinin darbe korkusu olmaksizin saglandigi sivil demokrasiler ise hayretle izliyorlar.
Bir ABD'li diplomat bu hayreti, "Dogrusu, her an darbe olabilir diye bu denli uzun sure dusunulen; medyada ve diger sivil kurumlarda darbe olsun mu olmasin mi diye tartisilan; askeri mudahalenin bicimi konusunda sagdan soldan, iceriden disaridan bu kadar cok, acik ve cesitli yorum yapilan bir baska ulke hatirlamiyorum" diye anlatti.
"Bize ozgu" tablonun Washington'dan gorulen cephesinde, kafalardaki soru artik "Darbe olacak mi" degil. Bir aydir, "Askeri mudahale, Refahyol'un gitmesi amacina ne zaman ulasacak, hukumet yerini hangi alternatife birakacak ve bu surecte hangi yasa ve mevzuatta degisiklik yapilacak" sorulari on planda.
Clinton yonetiminin yetkilileri, Turkiye'nin yasadigi donemi tanimlamak icin, Turk siyasetcilerinden duyduklari bir sozu tekrarliyorlar: "Askerli surec."
Bazilarina gore, "sulandirilmis darbe" sayilabilecek surecin, kuru ve klasik bir darbeye donusme olasiligi bircok cevrede "yuksek" gorulmuyor. Yine de, bu olasiliga karsi uyarilar suruyor.
The New York Times'in 25 Mart'taki "Turkiye'nin isguzar Generalleri" basyazisi, zincirde onemli halkaydi.
Basyazi, aslinda Clinton yonetimini uyariyordu, ancak Ankara'nin da dikkatini cekecek bir tondaydi.
Bu tonu yansitan iki cumle: "Generallerin laikligi savunmasi, bircok Amerikali'ya hitap etse de ABD, Turkiye'de yeni bir askeri yonetim doneminin yarardan cok zarar getirecegini gormelidir. Washington, sivil yonetimi tercih ettigini ve askerlerin egemenligindeki her turlu rejimle arasina mesafe koymasinin gerekecegini gostermelidir."
Ve basyazinin en kritik saptamasi: "Generallerin 1960'dan bu yana uc kez darbe yaptigi bir ulkede askeri yonetim tehdidi ciddiye alinmak zorundadir. Laikligi savunma kaygisi tasiyanlar, bu darbelerin, Turkiye'nin su anda karsi karsiya bulundugu cazip olmayan siyasi seceneklerin sekillenmesine yaptigi katkiya dikkate almalidir."
Turkiye'yi yakindan takip eden bir ABD'li analist, bu son saptamayi gecen ay bir Turk generaline aktardigini, generalin kendisine hak verdigini soyluyor. Analiste gore, "Genelkurmay, laik siyasetcilerin dirayetsizliginden yakinsa da, 12 Eylul'un islamcilar'in guclenmesine dolayli katkisini reddetmiyor."
Clinton yonetiminde, Turkiye politikasini sekillendiren ekibin genel egilimi, aslinda The New York Times'in basyaziyla uyumlu. Bu ekip, "Turkiye'de ne oluyor, ne olacak" sorularina yanit ararken, "Biz ne yapariz" sorusunu tartisirken "darbeci" bir egilime kaymiyor.
Washington'un su andaki olasilik hesaplarina temel olusturan ve bir Turk gazeteciyle paylasacak kadar anonimlestirebildigi bazi gozlemlerini "yorumsuz" ozetliyorum:
* Turk genelkurmayi, RP'yi hukumetten uzaklastirmaya kararli, geri adim atmayacak, ancak "klasik darbe" niyetlisi degil,
* Cumhurbaskani ya da TBMM Baskani onculugunde gecici hukumet kurdurulmasi olasiligi var,
* Genelkurmay'in elinde gecici hukumet icin "aday listeleri" oldugu soyleniyor,
* "Askerli surec", RP'nin "birinci parti" olmasinin onunu kapayacak secim yasasi degisikligini zorlayacak,
* Bu esnada, RP destek yitirmiyor; aksine, oylarini artirdigi yonunde bazi gozlemler var,
* "Askerli surec" uzadikca, islami kesimde radikallesmenin yeni tohumlari atilabilir,
* Turkiye, uluslararasi iliskilerinde zemin yitirme riskiyle karsi karsiya,
* "Askerli surec", merkez sagdaki liderlerin degismesi sonucunu verebilir,
* Generaller, merkezdeki siyasetcileri suclarken, sivil siyasetin sinirlanmasi da yeni liderlerin cikmasini guclestiriyor,
* Turkiye'de cogunluk, mutfagini, guvenligini dusunuyor; adaletsiz dagilim, enflasyon, issizlik, yolsuzluklar ve Kurt sorunu Turkiye'nin dokusunu desmeye devam ediyor."
* * *
BAKALIM ne zaman, kasvetli bir labirent romanina donusen "askerli surec" tartismasini birakip, toplumsal yaralarimizi sarmaya baslayabilecegiz.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dunya] [Sanat] [Yasam]
[Entellektuel] [Spor] [Kose Yazarlari]