Esel - mobil'in sakincalari
Atilla Ozsever
ESEL - mobil sistemini iceren bir sozlesme imzalayan Seker - is ve Demiryol - is sendikalarinin ardindan memur kesimi icin de Temmuz 1997'den itibaren bu sistemin uygulanmak istenmesi, esel- mobil'i tartismaya acti. Petrol - is Sendikasi Egitim ve Arastirma Muduru ilyas Kostekli, bu sistemin sakincalarini soyle siraladi: * Herseyden once toplu pazarlik hakkini yok eder ve sendikal orgutlulugu gereksiz kilar. iscilerin sendikasizlastirilmasinda bir arac olarak kullanilir. * Dunya genelinde yalnizca asgari ucretin belirlenmesinde bazi ulkelerde benzeri sistemler olup, dikta rejimleri disinda hicbir demokratik ulkede uygulanmamaktadir. * Esel - mobil sistemi, yasanan enflasyonun bir sonraki doneme yansitilmasi oldugundan ucret belli bir donem enflasyon karsisinda eridikten sonra yani dusuk ucret uzerine bir artis getirilmektedir. * Gecmis kayip, ancak bilesik faizle karsilanabilir, ancak esel mobilde boyle bir isleyis yoktur. * Turkiye'de 12 Eylul doneminde Yuksek Hakem Kurulu eliyle oranlari carpitilmis bir esel - mobil sistemi uygulandi. Sendikalar devreden cikmis, enflasyona yakin oranlarda ucretler otomatikman artirilmis ancak gercek ucretler surekli dusmustu. * Seker - is ve Demiryol - is'in sozlesmeleri ucret kaybina yol acti. 1995 ve 1996'daki gercek ucret kaybinin telafi edilebilmesi icin iyilestirme zamminin yuzde 114.1 olmasi gerekirdi. Oysa bu iki sendika, yuzde 15 oraninda iyilestirme zammi aldi. * En dogru yontem, asgari gecim icin bir ucret duzeyi belirlenmeli, tum ucretler bu duzeye cekilmeli, cekilen bu ucret uzerine gecen doneme ait gercek ucret kaybi eklenmelidir. Daha sonra gecen yilki enflasyon orani kadar Ocak itibariyle ucret zammi yapilmali, yil boyunca enflasyon oraninda zam verilmeli ve refah payi da ucret artisina eklenmelidir.
Maas ucurumu giderek artiyor
Temmuz 1996'da en dusuk memur maasi 13 milyon, en yuksegi ise 51 milyon liraydi. Aradaki fark 3 kata yakindi. Simdi en dusuk maas 29 milyon, en yuksek 132 milyon oldu. Fark, 3.5 kati gecti. Makas giderek aciliyor REFAHYOL Hukumeti, Nisan ayinda yapilacak ek zamla hem memur maaslarinin yukselecegini, hem de kesimler arasindaki farkin azalacagini iddia ediyor. Harb - is Sendikasi'nin yaptigi arastirmada ise, en alt duzeyle en yuksek duzeydeki memur maaslari arasindaki makasin giderek acildigi ortaya cikti. Harb - is'in arastirmasinda, "Hukumet, kamu kesiminde hizmet kategorileri arasindaki carpikligin giderildigini belirtiyorsa da Maliye Bakanligi'nin kendi verileri bile bu gercegi gizleyemiyor. Hukumet, memur maaslari arasinda olusan makasi ortadan kaldirmadigi gibi uzun donemli olarak kamu calisanlarina yonelik politikalarinda maaslari bir arac olarak kullanacaginin da sinyallerini veriyor" denildi. Sendikanin arastirmasinda memurlar 4 gruba ayrildi. ilk grup, en dusuk maas alan hizmetli ve orta - lise mezunu memurlardan olusuyor. Dusuk maas alan ikinci grupta ise ogretmen, teknisyen, arastirma gorevlileri var. Orta duzeyde maas alan 3. grup ise sube muduru, uzman doktor, santiye muhendisi gibi kesimlerden olusuyor. Yuksek maas alan ve ayricalikli kesimi olusturan 4. grup ise, genel mudur, vali gibi ust duzey yoneticilerden meydana geliyor. Temmuz 1996'da en dusuk kesimdeki memur maasi, net 12 milyon 711 bin liraydi. 4. gruptaki ayricalikli kesimin maasi ise, net 50 milyon 752 bin liraydi. Bu iki grup arasindaki fark, 3 kata (2.99) yakindi. Ocak 1997 zammi dahil Nisan 1997'de verilecek ek zamla birlikte en dusuk kesimdeki memurun ortalama maasi, 28 milyon 982 bin lira olacak. Yuksek kesimdeki ayricalikli memurun maasi ise, 132 milyon 54 bin liraya cikacak. Bu durumda iki kesim arasindaki fark, 3,5 kati (3.56) geciyor. 4. kesim ile 2 ve 3. kesim arasindaki fark da giderek aciliyor.
Kuresel darbeye karsi dayanisma
HARB - is Sendikasi'nin 28 Mart'ta Ankara'da duzenledigi "Kuresellesmeye Karsi Sosyal Devletin Yeniden Yapilandirilmasinda Sendikalarin Toplumsal Gorevi" konulu konferansta yerli ve yabanci bilimadamlari ve sendikacilar ilginc gorusler ileri surduler. Konferansin acis konusmasini yapan Harb - is Genel Baskani izzet Cetin, emegin ve sosyal devletin sermayenin cok yonlu saldirisi ile karsi karsiya oldugunu belirterek, kuresellesmenin sonuclari hakkinda bilgi verdi. Cetin, sendikal hareketin yeniden yapilandirilarak siyasal yasama etkin katilmasi gerektigini savundu. "Bela evrenseldir, cozum de evrensel olmali" diye soze baslayan Prof. Dr. Alpaslan Isikli'nin yonettigi panelde diger konusmacilarin gorusleri de ozetle soyle: Dr. Susan George (Cok Uluslular Enstitusu yoneticisi: Kuresellesmede kaybeden ve kazananlar vardir. Kazananlar, cok uluslu sirketler, Dunya Bankasi ve IMF gibi kuruluslar, uluslarin zengin siniflari ve finans cevreleridir. Kaybedenler ise, gelismekte olan ve azgelismis ulkelerin hukumetleri, eskiden 77'ler, Baglantisizlar diye bilinen ucuncu dunya ulkeleri, yoksullar ve orta siniftir. Dunyadaki 447 dolar milyarderinin kazanci, 2.5 milyar insanin gelirine esit. Esitsizlik korkunc boyutlara ulasiyor. Paranin ve pazarin gucu artiyor, toplumsal degerler bozuluyor. Pazar, toplumun hizmetinde degil. Sermaye kuresel duzeyde kendi cikari icin her turlu kurali koyuyor. Aslinda dunya, kuresel bir darbe ile karsi karsiya. Buna karsi once calisanlarin ulusal duzeyde dayanismasi sart. Hukumetlerin demokratiklesmesi icin dayanisma sart, cevreyi korumak icin dayanisma sart ve nihayet uluslararasi duzeyde dayanisma sart. Bu dunyada refahin, kulturun kuresellesmesi olmali, acgozlulugun, karin kuresellesmesi degil... Francoise Duchaine (Fransa Genel is Konfederasyonu CGT'nin yoneticisi): Fransa'da 1995 sonunda sendikalar Juppe planina karsi buyuk bir mucadele verdiler. Grevler sonucu, ulasim aksadi, iletisim ve enerji sektorunde hizmetler buyuk olcude durdu. Ancak sendikalar, bu eylemler sirasinda halkin destegini almayi basardi. Hatta dogum yapan bir kadin bile TV'de grevcileri hakli buldugunu acikladi. Oldu zannedilen sendikalarin olmedikleri ortaya cikti. Mevcut siyasi partilerin eksikligi gozuktu. Bu yuzden ozellikle sag kesimde irkci Milli Cephe Partisi'nin etkinligi artiyor. Onumuzdeki 1 Mayis'ta hem isci haklari, hem uluslararasi dayanisma hem de Milli Cephe'ya karsi cumhuriyet degerlerini savunmak icin buyuk bir eylem duzenlenecek. Prof. Dr. Meryem Koray (9 Eylul Universitesi): Kuresellesmenin sonuclarini soyle siralayabiliriz: Ekonomi karsisinda sosyal ciziliyor, sermaye karsisinda emegin ustu ciziliyor ve nihayet piyasa karsisinda siyasetin ustu ciziliyor. Bu uc olgunun gucu azaltiliyor, sermayenin gucu ve iktidari mutlaklastiriliyor. Kuresellesmeye karsi ulusal degil uluslararasi duzeyde cozum bulmak gerekli. Ancak yerel ve ulusal cozumleri de unutmadan. Sendikalar, calisma saatlerinin azaltilmasi, issizlerin ve tuketicilerin orgutlenmesi ve siyasette belirleyici olunmasi konusunda etkili olmalidirlar. Prof. Dr. Burhan Senatalar (istanbul Universitesi): Kuresellesmeyi bir olgu olarak kabul etmek gerekir. Sermaye birikimi ve teknoloji birbirini yonlendiriyor. isyerinde, ulke duzeyinde ve uluslararasi planda katilim ve dayanisma onem kazaniyor. Prof. Dr. Metin Kutal (istanbul Universitesi): isgucunun niteligi degisiyor. Grev, bir mesleki mucadele araci olmaktan cok toplumu ilgilendiren alanlarda bir baskaldirma araci olarak kullanilmaya baslandi.
Bag - Kur'ludan Meclise dilekce
EMEKLiLiK yasini yukselten yasa tasarisinin hizmet birlestirilmesi ile ilgili maddesi, basta Bag - Kur'lular olmak uzere emekli olmak icin SSK'ya gecen ve son 3.5 yil bu kuruma prim odeyen sigortalilari magdur ediyor. Bu magduriyetin onlenmesi icin okurumuz Necdet Ertuna'nin gonderdigi bir dilekce ornegi var. Bu dilekce, asagida fakslari yazili partilere gonderilebilir. "17.7.1964 Tarih ve 506 sayili Kanun, 25.4.1983 Tarih ve 2829 sayili Kanun ile 17.10.1983 Tarih ve 2925 sayili Kanunda Degisiklik Yapilmasi Hakkindaki Kanun Tasarisi'nin 16. maddesi ile 25.4.1984 Tarih ve 2829 sayili sosyal guvenlik kurumlarina tabi olarak gecen hizmetlerin birlestirilmesi hakkindaki kanunun 8. maddesinin birinci fikrasinda yapilacak degisiklik, kanunun yururluge girecegi tarihten once kurum degistirenlerin buyuk bir bolumunu magdur edecektir. Daha once SSK bunyesine kabul edilerek kendilerine verilmis olan emekli olma hakkinin simdi kendilerinden haksiz bir bicimde geri alinmaya calisilmasi buyuk bir adaletsizliktir. 16. maddenin, tasarinin kanunlasip yururluge girdigi tarihten once kurum degistirenlere emeklilik muraacatinda yapacaklari beyana gore uygulanmasini saglayacak gecici bir maddenin yasaya konmasi, muktesep haklari koruyacagi gibi magduriyeti de onleyecektir. Geregi icin arz olunur." TBMM siyasi parti grup baskanliklarinin fakslari: RP; 0312 420 53 19, DYP; 0312 420 52 97, ANAP; 0312 420 52 55, DSP; 0312 420 66 46, CHP; 0312 420 52 82. Calisma Bakanligi: 0312 212 72 30. |