12 Mart 1997

milliyet logosu

'Ortaokulda din eğitimi beyin yıkamaktır'

Ümit Tanrısever


TÜRKİYE bazen geleceğe önceden giriyor. Çünkü, geleceğin liderleri, mühendislik alanından seçilmeye başlanacak. Bizim lider seviyesindeki siyasetçilerimize baktığımızda birçoğunun mühedis olduğunu görüyoruz.
Evet, geleceğin liderlerinin mühendislik alanından seçilmeye başlanacağını ABD'nin Drexel Üniversitesi'nde Elketrik ve Bilgisayar Bölüm Başkanı olan Mustafa Nihat Bilgütay söylüyor.
Bilgütay, ABD'de mühendislik eğitiminin yeni mimarlarından. National Science Foundation, ABD'de mühendislik eğitiminde yapılanmak, bir reform geliştirmek, yeni müfredat konusunda proje geliştirmek ve hayata geçirmek için büyük mitarda fonlar ayırdı. Bu projenin içinde bulunan Bilgütay'la mühnedislik eğitiminin önemiyle Türkiye'deki eğitim sistemini konuştuk.
- Mühendislik eğitiminin geliştirilmesine yönelik olan bu proje nasıl işleyecek?
- 8
değişik koalisyon kuruldu ve 3'er milyon dolar bu koalisyonlara ayrıldı. Bu toplam 60 üniversiteyi kapsadı. 250 milyon dolar bir fon oluştu. Proje 2002 yılında bitecek.
- İlk ne zaman başladı?
- İkinci
Dünya Savaşı'ndan sonra başladı. O zamana kadar pratiğe dönük eğitim yapılırdı. İkinci Dünya Savaşı fen bilimlerini popüler bir duruma soktu. Bu tarihten sonra yeniden müfredatlar düzenlendi. Fakat yapı olarak aynı kaldı. Mühendislik eğitimine son yıllarda baskılar gelmeye başlandı. Gelişen teknoloji nedeniyle çok sayıda müfredat konuları oluştu.
- Sizin yapmaya çalıştığınız nedir?
- Bilgisayarın
gelişmesiyle, eskiden zar zor oluşturulan bilgileri bir tuşa basarak edinebiliyorsunuz. Şu ana kadar teknoloji yeterli olarak müfredata geçmedi. Biz bunu yapmaya çalışıyoruz. Bilgisayar ve gelişmiş laboratuvarları kullanarak çok daha fazla bilgiye ulaşmak, daha verimli hale sokmak istiyoruz.
- Bu çalışmaların sonucunda mühendislerin nitelikleri nasıl olacak?
- 21.
yüzyılda mühendislerin nitelikleri geçmişe nazaran farklı olmalı. Bunu yalnız biz değil endüstri de söylüyor. Onlara göre, artık mühendisler lider olmalı diyorlar. Özellikle bu sorun Amerika'da var. Amerika'daki meclise baktığınızda 1 - 2 tane mühendis var. Liderlik orada, sosyal alanlarla ilgilenenlerin elinde.
- Neden liderlerin mühendis olmasını istiyorlar?
- 21.
yüzyıl tamamen bilgisayar, enformasyon yüzyılı olacak. Bunlardan en iyi anlayan mühendisler. Onun için sosyal alanlarda da mühendislerin daha iyi, bilgili, insanlarla iletişim kurabilmesi isteniyor. ABD, şimdiye kadar bunu tam anlamıyla sağlayabilemedi. Liderlik vasfı önemli. Teknolojinin sonuçlarını en iyi anlayabilecek mühendisler olmalı. Bu yüzden mühendisleri daha iyi yetiştirmek, 21. yüzyıla daha etkili, profesyonel kılmak gerekiyor.
- Geliştirdiğiniz projeyi Türkiye'ye uygulayacak mısınız?
- Gayemiz
zaten bu uygulamaların Türkiye'ye yatkın olan taraflarını, ele alıp üniversitelerimizi bu yönde geliştirmek. Türkiye'de özellikle laboratuvarı birinci yıla almak, bilgisayarı daha yaygın bir halde müfredatta kullanmak gerekir. Programları Türkiye'den de kullanmak isteyen üniversiteler varsa onları ABD'ye davet edeceğiz.
- Amerika'da temel eğitim kaç yıl?
- Amerika'
da kanunen bir öğrenci liseyi bitirmek zorunda. Yani temel eğitiml 12 yıldır. Bir aile lise bitmeden çocuğunu okuldan çekemez.
- Orada eğitimde bütünlük var mı?
- ABD'de
de bir Milli Eğitim Bakanlığı var. Bakanlık, eğitimi genel hatlarıyla yönlendiriyor. Mesela, ırk yapılamaz diyor. Öğrenci zenci olduğu için okula giremez diye bir şey olamaz. Eyaletlerin de kendine göre müfredatları vardır.
- Türkiye'deki 8 yıllık eğitim tartışmasını izliyor musunuz?
- Türkiye'
de bu durum tamamen politik bir sorun olmuş. Benim arzum, bunu mantıklı bir şekilde, 'biz çocuklarımızı nasıl en iyi şekilde yetiştirebiliriz', buna bakarak karar verilmesi yönündendir. Eğitim seviyemizin yükselmesi gerektiğine inanıyorum. Gönül isterdi ki, Türk öğrencilerinin de yüzde 60'nın üniversite öğrenimi görmesi. Bu tartışmayı politikadan çıkırmak gerekir.
- ABD'de dini eğitim veren ortöğretim okulları var mı?
- Orada
katolik okulları vardır. Ama, dini eğitim yapmaz. Din adamı yetiştirmek, üniversite seviyesindedir. O dönemlerde çocukların beynini yıkamak gibi bir şey oluyor bu. Herkesin dini, kendine var. Din oradaki ortaokula veya liseye girmez. Ama özel katolik okulları vardır. Oraya katolik olmayanlar da gider. Bazı din dersleri vardır, dua da ederler. Ama katolik olmayanları rahatsız etmezler.
- Din adamı olmak isteyenler ne yapıyor?
- Liseyi
bitirdikten sonra, rahip yetiştiren üniversiteler var. Kesinlikle orta kısımlarda böyle bir eğitim yoktur. Yükseköğretimde bunun gerçekleşmesinin şöyle önemi var: İnsanlar kendilerini olgunlaştıkları zaman, dine yüksek seviyede bakarlar.
- Türkiye'de yabancı dille eğitim, 8 yıllık eğitime geçilip geçilmemesi... gibi sorunlar var. ABD'de bu şekilde eğitimi ilgilendiren tartışmalar yaşanıyor mu?
- Eğitim
konusunda ABD'lileri ilgilendiren, seviyeyi yükseltme çalışmalarıdır. Fen ve Matematik'te dünyanın ileri devletleriyle mukayese edildiğinde ABD, biraz altlarda kalıyor. Bu durum ABD'lileri düşündürüyor. Onun için Clinton da, bu konu üzerine eğildi. Seviyelerini yükseltmek, bilgisayarı çok yaygın bir şekilde kullanmak açısından çalışmalar var.
- Orada daha çok hangi meslekler gözde?
- Mühendislik,
bilgisayar mühendisliği, disiplenlerarası programlar, İşletmecilik önem kazandı. Özellikle çok zor olan Tıp alanı halen önemini çok koruyor. Bunun nedeni, çok para kazanıyor olması. Avukatlık da aynı. Bu iki meslek 4 yıllık üniversite temel eğitiminden sonra 4 yıl da uzmanlık olmak üzere 8 yıllıktır. Anlayacağınız daha çok evrensel meslekler tutuluyor.
- Türk öğrencilerinin ABD'de eğitim yapmasına nasıl bakıyorsunuz?
- Özellikle
doktora seviyesinde destekliyorum. Ancak öğrencilerin hazırlıklı olarak gelmelerini istiyorum. Çünkü başarı oranı biraz düştü. Bunların yabancı dilleri yetersiz, kültürel bakımdan adapte olamayacaklarsa, onları ABD'ye hazırlıksız yollamak hem onlara, hem de ülkemize zarardır.
- Türkiye'ye neden dönmediniz?
- Benim
zaten ailem oradaydı.
- Ama, Türkiye'nin sizin gibi beyinlere ihtiyacı var
- Ben
Türkiye'de hizmet edemememin üzüntüsünü her zaman yaşadım. Bu çalışma temposuyla keşke vatanımıza hizmet edebilsek, keşke gücümüzü, memlekemizin kalkınmasına verebilsek diye. Ama, birçok arkadaşım da bana demiştir ki: "bakın siz orada çalışmalarınızla, gösterdiğiniz başarıyla Türk milletini temsil ediyorsunuz. İkincisi, Türkiye'ye bu bilgileri gerektiğinde aktarıyorsunuz. Öğrencilerimiz oraya gidiyor, onlara yardım ediyorsunuz. Memlekete böyle katkınız oluyor." Gönül isterdi ki, bu çalışmaları memlekette gerçekleştirelim. İdealde, bu açıdan haklı olabilirsiniz. Ama, gerçekte, acaba, biz burada olsak, aynı verimlilikle, aynı şeyleri başarabilecek miyiz? İkincisi de orada bizim başardığımızın Türkiye'ye faydasını da, küçümsememek gerekir.


Mustafa Nihat Bilgütay

1973 yılında Bradley Üniversitesi'nin Elektrik Mühdisliği'nden mezun oldu. Yüksek lisansını ve doktorasını Purdue Üniversitesi'nden aldı. 1981 yılında Drexel Üniversitesi'ne Araştırmacı oralarak girdi. Aynı üniversitede sırasıyla, Yardımcı doçent, Doçent, Profesör ünvanlarını aldı. Halen, Drexel Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölüm Başkanlığı'nı yürütüyor.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dünya] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları]