12 Mart 1997

milliyet logosu

'Siyaset Galatasaray'ı da etkiliyor'


Türkiye'de neredeyse siyasi parti liderliği kadar önemli bir mevki kulüp başkanlığı. Hele hele yönettiğiniz üç büyüklerden biriyse. Profesyonelleşme yönünde önemli adımlar atan Galatasaray'ın başkanı Faruk Süren, kulübü Avrupa'da olduğu gibi hem şirkete dönüştürüyor hem de yakında halka açıyor. Ancak Süren Türkiye'deki olumsuz siyasi şartlardan, bir spor kulübü olmasına rağmen Galatasaray'ın da olumsuz etkilendiğini anlatıyor. Bu arada Türkiye'nin önde gelen kapitalistlerinden Süren'in gençlikliğinde Marksist olduğunu da öğreniyoruz. Süren'le Galatasaray, Türkiye'nin siyaseti ve ekonomisi üzerine söyleştik.
Profesyonelleşme yolunda en ciddi adımları atan kulüplerin başında Galatasaray geliyor. Nasıl gidiyor şirketleşme çalışmaları?
Galatasaray'ın kurduğu şirketin adı Galatasaray Sınai ve Ticari Yatırımlar Anonim Şirketi. Ve bu şirkete bir ticari hakklarını muayyen bir süre için devredecek. Özellikle stadı aldığımız zaman, stadın kullanım hakkını bu şirkete vereceğiz ki, bundan da büyük bir ekonomik gelir gelecek. Önümüzdeki günlerde halka açılma işini de halledeceğiz. Hemen mi halka açılalım yoksa bekleyip mi onu tartışıyoruz. Ama herhalde derhal halka açılacağız. Çünkü yalnızca sportif neticelerle halka açılmanın gerçekleşebileceğini düşünmüyorum. Gol atıp yemekle iktisadi işlerin bağlantısını kurmamak lazım. Muhakkak şampiyonluk, sportif başarı o şirkete ivme verecektir. Ama esas defterde o stadın futbol dışındaki işletmesinden başka gelecek gelirler önemlidir.
Galatasaray'ı marka olarak düşünürseniz, bu markayı nerelerde görebiliriz. Mesela Galatasaray evleri ya da herhangi bir araba markasının bir serisi olarak. Var mı böyle projeler.
Biz Galatasaray markasını kaliteyle eşanlamlı hale getiriyoruz. Bu kalite içinde arabada olabilir. Kredi kartına başladık, bu da bir hizmet. Galatasaraylılar'a ek bir külfet getirmeden kulüplerine katkıda bulunmalarını sağlıyor. Yakında aklınıza gelebilecek her ilde Galatasaray'ı ve ürünlerini göreceksiniz.
Yeni bir ürün hazırlığı var mı?
Tüm Galatasaray ürünlerinden oluşan bir model dükkan yapacağız. Sonra tüm Türkiye'de bayilikler vereceğiz. Süpermarketlerde standlar kuracağız. Bir de katalog hazırlayıp bu yolla satacağız. Katalogları yollayacağız, gelen siparişleri üç hafta içinde göndereceğiz.
Galatasaray bir İstanbul kulübü ama Anadolu'da da çok seveni var. Gerek takım bazında gerek ürün bazında Anadolu'ya bir açılım olacak mı?
Her ilde mutlaka Galatasaraylı var. Eskiden taraftar derneklerine yüzvermiyordu Galatasaray. Bunu değiştireceğiz. Taraftar derneklerinden de yararlanacağız. Satış noktaları kurmaları için onları teşvik edeceğiz.
Kendi özel işlerinize Galatasaray'ı nasıl ayırıyorsunuz?
8.30 ile 10.30 arasında Transtürk'le yani kendi işimle ilgileniyorum. 10.30 18.00 Galatasaray'dayım. Daha sonra 2 saat Galatasaray'dan müsade alıyorum. Sonra yine takım. Hafta sonu Galatasaray, yattığım da Galatasaray...
Özel işinize bu kadar kısa zaman yetiyor mu?
İyi, genç, vizyon sahibi çalışanlarımız var. Benimle aynı dalgayı neşreden elemanlar bunlar. Takım çok iyi yani.
İşadamı niye kulüp başkanı olur? Kendi reklamını yapmak için mi?
Benim ki bir aşk. Genel sorduğunuz zaman spor kulüpler, özellikle üç büyükler ve şehir kulüpleri çok medyatik. Arka sayfadan girip ön sayfaya kadar çıkabiliyorsunuz. Spor kulüpleriyle uğraşan siyasete girer diye bir kural var. Bu Avrupa'da da böyle. Berlisconi, Tapi örnekleri var. Ben de böyle bir amaç yok. Galatasaray tutkusu ve sevgisi sadece. Bu kulüpte 12 senelik yöneticilik hayatım var. İşler öyle bir hale geldiki Galatasaray'ın çağ atlaması lazımdı. Kulüp kişilere bağımlı şekilde idare ediliyordu. Biraz para ver destekle. İsmi büyük ama idare şekli vasattı. Benim misyonum kulübü yeniden yapılandırmak.
Üç büyüklerin yönetim kuruluna girmek için hayli zengin olmak gerekiyor. bu ne zaman değişip, paralı yerine profesyonel yönetim anlayışına geçilecek?
Biz ciddi bir profesyonel kadro kurduk. Gelecekte yönetime talip olacaklar, cebinde parası olanlar değil, yönetim ve işletmecilik bilgisine sahip kişiler olacak. Zaten artık Galatasaray'ın uğraştığı para hacmi çok büyük.
Galatasaray snob kulübü olarak tanınır. Bu imajı nasıl değerlendiriyorsunuz?
Galatasaraylı snob değildir. Olsa olsa elitist olur. Ki bu da artık modası geçmiş bir kavramdır. Okulun vermiş olduğu hafif bir hava var ama bu havadan öte bir şey değil. Galatasaray taraftarını genel olarak snob diye değerlendirmek bence yanlış.


'Gençliğimde Marksist'tim'

Yakın bir dostunuz 68 kuşağının hızlılarından olduğunuzu anlattı. Özellikle yurtdışında okuduğunuz dönemlerde bir sık sık eylemlere katılırmışınız.
Gençliğin verdiği heyecanla oluyor tabi bunlar.
Marksistmişiniz değil mi?
20'li yaşlarda olupta Marksist olmamanın imkanı var mı? O yaşlarda dünyayı değiştirmek istiyordum. Ama sonra bunun çok zor olduğunu anladım.
Türkiye'de siyasi ortamı nasıl buluyorsunuz?
Hem ekonominin içinde olan bir kişi hem de Galatasaray Başkanı olarak siyaseti takip ediyorum. Kötü siyaset işleri de Galatasaray'ı da olumsuz etkiliyor. Siyasette aradığımız istikrar ve umuttur. Maalesef Türkiye'de orta vadeli planlar bile yapılamıyor. Yapıyorsunuz ama bunu 6 ay sonra revize etmek durumunda kalıyorsunuz. Siyasetçilerimizden beklediğimiz öncelikle enflasyonu zaptı rapta almaları. Orada bir istikrar sağlanabilirse sosyal dengeyi tesis edebileceklerini düşünüyorum. Özellikle adaletsiz gelir dağılımı son derece ürkütücü boyutlarda.
Siz aynı zamanda TÜSİAD üyesisiniz. Tartışmalı Demokrasi Raporu'nu nasıl buldunuz?
Raporu okudum. Genelinde tasvip ediyorum. Tartışılacak konular da var, mesela MGK. Böyle raporların yazılması ve tartışılması lazım. Ancak diyologla, tartışarak doğrular bulunur. Bağırarak çağırarak ilerleme kaydedemeyiz. Gönül isterdiki bu rapor TÜSİAD'ın danışma kurulunda da tartışılsın. Ama herhalde aceleye geldi. Her şeye rağmen raporu destekliyorum.

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dünya] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları]