Tavizle çoğaldılar
Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne hep tartışılan İmam Hatip okulları, politikacıların İslami kesime yakın olmak için verdikleri tavizle bugünkü sayısına ulaştı
TÜRKİYE'nin gündemine bir bomba gibi düşen imam hatip liselerinin Osmanlı'dan günümüze, oldukça hareketli bir serüveni var. Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar olaya gerçek anlamda yaklaşan tek lider Atatürk oldu. Ondan sonra gelen devlet adamları, politikacılar, imam hatipleri hep bir tarafından çekti, amaçları doğrultusunda istismar etti. Celal Bayar ve Menderes'le başlayan, Demirel ve Özal'la devam devam eden, Erbakan'la da doruğa çıkan siyasi sömürü ise bu okulları, politik arenanın ortasına itti. Liderliğe soyunan hemen her politikacı ve iktidara oynayan hemen her parti, islami kesimlere yakın olabilme kaygısıyla, imam hatipler konusunda taviz üstüne taviz verdi. Sadece sağ yelpazedeki partiler ve muhafazakarlar olsa neyse. Sosyal demokrat partiler de, fazlasıyla dini istismar edenlere koltuk değneği oldu. Örneğin bugün tartışma konusu olan imam hatip'lerin orta kısımları 1974'te CHP - MSP koalisyonunun eseridir. ANAYOL koalisyonunda kesintisiz 8 yıl eğitim kararı alan DYP ve Çiller'in REFAHYOL kurulduktan sonra önce çark ederek 5+3'e, MGK kararlarından sonra da tekrar 8 yıla dönmesi tam bir tutarsızlık örneği. Daha, bakanlık, başbakanlık koltuğuna oturmadan, lideri Demirel'e "bu okulları kapatalım" mesajları veren Çiller'in, son yıllarda politikasını "Ezan - Kuran" üzerine oturtması çok ilginç bir gelişme. "İmam hatip okullarının gayesi sadece din adamı yetiştirmek değildir. Dini bilen Türk vatandaşı doktor, mühendis, hakim olsa daha iyi değil mi?" diye bu okullara en büyük desteği sağlayan Demirel'in ise, bundaki sonraki tavrının ne olacağı merekla bekleniyor.
ATATÜRK VE DİN
Birinci dünya savaşının en sıcak günlerinde, yüzlerce genci avrupa öğrenim için gönderip, "Asıl zafer, sizlerin eğitim, bilim ve çağdaşlık alanında kazanacağı zaferdir" diye eğitime hakkettiği önemi veren Atatürk, din konusuna da fazlasıyla ilgi gösterdi. Atatürk, Kuranı Kerim'in Enam süresi 144'üncü ayetinde olduğu gibi "İnsanları ilme dayanmadan saptırmak için yalan düzüp de Allaha'ın üstüne atanlardan daha zalim kimdir"den yola çıkarak din adamlarının en iyi şekilde yetiştirilmelerini öngörmüştür. "Eğer hoca kılıklı sahte din alimlerine karşı benim şahsımdan birşey anlamak isterseniz, derim ki ben şahsen onların düşmanıyım..."
AKİM AÇTI, KİM KAPATTI
1924 yılında Tevhid - i Tedrisat kanunuyla medreselerin kapatılmasından sonra, dört sınıflı 29 adet "imam hatip" açıldı. Ancak, bir yıl sonra sayıları, 26'ya, iki yıl sonra 20'ye, üç yıl sonra da 2'ye indi. 1929 - 30 öğretim yılında ise bu iki mektep de kapatılarak, tamamen tarihe karıştı. 1946'da çok partili hayat gündeme gelince, ilk taviz, o güne kadar, "öğrenci bulamıyoruz" diye diye imam hatiplerin kapısına kilit vuran CHP'den geldi. Ön gelişmelerden sonra, nihayet 10 şubat 1948'de toplanan CHP meclis gurubu, 17 kişiden oluşan bir komisyon kurarak, din dersleri ve imam hatip okullarına ait konuları inceletti. Hemen sonra da Fatih Gökmen ve arkadaşları, Diyanet İşleri Başkanlığı'nca, imam, hatip, vaiz ve yüksek din mektepleri açılması için TBMM'ne kanun teklifi verdiler. Ancak imam hatip okulları yerine , 10 ay süreli imam hatip kursları açıldı. Daha sonra da bu sayı 8'e çıkartıldı. 10 ocak 1949'dan itibaren ise önce Ankara ve İstanbul'da iki adet, "imam hatip kursu" açıldı. Daha sonra bu sayı 8'e çıkartıldı. 1950'de iktitara gelen Demokrat Parti, imam hatip kurslarının yetersiz olduğunu belirterek imam hatip okulları açılmasına karar verdi. İlk imam hatip okulları Adana, Ankara, İsparta, İstanbul, Kayseri, Konya Maraş'ta açıldı. Sonraki yıllarda ise sayıları hızla arttı. Sayıları 1958'de 26'ya, 1969'da 71'e, 1997'de de 600'e ulaştı. 17.10.1951'de yürürlüğe giren yönetmeliğe göre, imam hatipler, 4 yıllık orta ve 3 yıllık lise olmak üzere 7 yıllık bir dönemi kapsıyordu. Ancak 4 ağustos 1971'de yapılan yeni bir düzenlemeyle, imam hatip okullarının birinci devresi, yani 4 yıllık orta okulları kapatılarak, liseleri 3 yıldan 4 yıla çıkartıldı. 1973 - 74 öğretim yılına gelindiğinde ise CHP/MSP koalisyonu, iki yıl önce kapatılan ortaokul kısımlarını yeniden açtı. Ve bu arada 1973'de yapılan bir düzenlemeyle, imam hatip liselerine tüm üniversitelere girme olanağı sağlandı. Şimdi ise büyük tartışmalara neden olan ortaokular, Ecevit'in MSP ile koalisyon uğruna verdiği tavizdir. Ama galiba, şimdi Çiller'in vereceği taviz, onunkini de gölgede bırakacak!
YARIN: BUNDAN SONRA NE OLUR ?
|