Umut veren bir ödül töreni
Zülfü Livaneli
PAZAR günü anlamlı bir toplantıya katıldık. Lastik - İş Sendikası Kartal Şubesi, 1997 yılında demokratik eylemlere ve Türkiye'nin aydınlanması özlemine katkıda bulunan kişiler arasında bazılarını ödüle layık görmüş ve bu ödül töreni için de Maltepe'deki Maksev salonunu seçmiş. Toplantıyı izleyen herkesin heyecanlandığını sanıyorum. Çünkü ödül verilecek kişileri işçi kardeşlerimiz saptamışlardı ve ödülleri teker teker onlar sunuyorlardı. Arkadaşlarımızın duygulu konuşmalarında, "ödül kadar onu veren ellere" de vurgu yapıldığını gördük. Olabildiğine yalın ama bir o kadar da anlamlı ve özlü bir toplantıydı bu. * * * DİSK'e bağlı Lastik - İş'in toplantısında gazeteci, televizyoncu ve sanatçıların yanı sıra bazı işadamlarına da ödül verilmişti. 1980 darbesinden sonra sendikanın kapatılmasına rağmen, genel müdürü olduğu fabrikadaki sendika temsilciliğini muhatap kabul eden Can Paker'e, emekçilerle kurduğu olumlu diyalog nedeniyle ödül verildi. DİSK'in defne dallı ve anahtarlı ödülünü bir emekçi sundu Paker'e. Sanayi yatırımlarıyla tanınan Sakıp Sabancı'yı da ödüle layık görmüştü emekçiler. Sakıp Bey'in "sürekli aydınlık için bir dakika karanlık" eylemini gönülden desteklemesi ödül verilme nedenlerinin başında geliyordu. * * * BÜTÜN bunlar beni umutlandırdı. Bir ara, ödülünü almak için orada bulunan ve yanımda oturan Ali Kırca dostuma döndüm ve "Acaba Türkiye'de ilişkiler yumuşuyor mu? Gerçekten uygarlaşıyor muyuz?" diye sorma gereğini duydum. 15 - 20 yıl öncenin Türkiye'sinde böyle bir tören düşünülemezdi bile. Emekçilerin, demokrasiyi destekleyen işadamına ödül vermesi ve o patronun heyecanını gizleyemeyen titrek, duygulu bir sesle emekçilere minnettarlığını bildirmesi unutulmaz bir sahneydi. * * * TOPLANTIDA dikkat çeken bir yön daha vardı: Her şey son derece yalın ama mükemmel hazırlanmıştı. Ödül törenini sunan arkadaş, profesyonellere taş çıkartan bir "düzgün konuşma ustası"ydı. Ve program bir "şöhretler geçidi" olarak düzenlenmemişti. Sivil toplumun ortaya çıkışıydı bu. Türkiye'de her geçen gün sesini yükselten ve Ankara'ya "Ben de varım!" diyen sivil toplumun yükselişiydi. DİSK Başkanı Rıdvan Budak dostumuz da konfederasyonun Türkiye'de demokrasiye ve barışa yönelen bilinçli politikasını vurguluyordu. Kısacası mutlu bir pazardı.
|