tamer.gif

Su saatiniz ortaksa, ayırmaya bakın

Meral Tamer

Apartmanınızda su saatleri ortaksa ve dairelerden biri bile işyeri olarak kullanılıyorsa, bilin ki siz İSKİ'ye ödemeniz gereken miktarın en az 2 katını ödüyorsunuz.
İşte size eşzamanlı 2 fatura. Biri Esenler, diğeri ise Moda'daki bir apartmana ait.
Esenler'deki apartman 4 daire ile 1 işyerinden oluşuyor ve su saatleri ortak. Moda'daki apartmanın ise tamamı konut ve su saatleri ayrı. Dolayısıyla fatura da tek bir daireye ait. 2 fatura da 23 ekim - 13 kasım dönemini, yani 51 günlük bir süreyi kapsıyor.
Esenler'deki apartmanın toplam su tüketimi 75 m3. Uygulanan birim fiyatı 27 bin 400 lira. Aynı birim fiyat, atık su bedeli için de geçerli.
Moda'daki daire ise 5 m3 su harcamış. Ama en önemli fark, uygulanan birim fiyatta. Çünkü sadece 13 bin lira.
Biliyorsunuz her İSKİ abonesine, aylık 10 m3'lük tüketime kadar düşük birim fiyat uygulanıyor. Bu haktan su saatleri ayrı olan da, ortak olan da yararlanabiliyor. Apartmanlarda 10 m3, daire sayısıyla çarpılıyor ve o kadar miktar m3 suya düşük birim fiyat uygulanıyor. Bu açıdan bir fark yok.
Ancak apartmanda işyeri olması işi değiştiriyor. Çünkü onlara uygulanan birim fiyat çok daha yüksek. Ortak su saati kullanıldığı için de birim fiyat konutlara ve işyerine uygulanan fiyatın ağırlıklı ortalaması alınarak bulunuyor.
Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan İSKİ abone işleri daire başkanı İhsan Özleğen'e göre Esenler'deki apartmanın hesabı şöyle yapılmış:
"Önce 75 m3'lük toplam harcama, daire sayısına yani 5'e bölünüyor. Daire başına 15 m3 su tüketilmiş olarak kabul ediliyor. Ayda 10 m3'ten 51 günde 17 m3 ucuz su kullanma hakları var. O dönemde uygulanan birim fiyat konutlar için 13 bin lira. 4 konut olduğu için 13 bini 4'le çarpıyoruz. İşyerine uygulanan fiyat ise 85 bin lira. Hepsini toplayıp, 5'e bölüyoruz. Çıkan sonuç 27 bin 400 lira. İşte bu apartmana uygulanan ortalama birim fiyat oluyor."
Son zamlardan sonra İSKİ'nin konutlar için uyguladığı birim fiyat 10 m3'e kadar 29 bin 900 liraya, 100 m3'e kadar ise 50 bin 600 liraya yükseldi. İşyeri birim fiyatları ise 10 m3'e kadar 195 bin 500 lira, 100 m3'e kadar ise 328 bin lira oldu.
Ortak su saatini ayırmak aslında ne zor, ne de çok masraflı. Yeter ki apartmanınızdaki tesisat uygun olsun. Eğer apartmanınızda su girişi tek noktadansa mesele yok. Ama 2 ayrı su girişi varsa, su saatinizi ayırmanız pek kolay değil.
İşin mali portresine gelince... Konutlar için sözleşme bedeli yaklaşık 3 milyon, işyerleri içinse 18 milyon lira. Ayrıca su saati için de 1 milyon 800 bin lira ödemeniz gerekiyor.
Gördüğünüz gibi daire başına 5 milyon lira tutan bu harcama, kısa sürede kendini amorte edecek bir rakam. Ayrıca tek su saatinin olduğu apartmanlarda "nasıl olsa saatler ortak" diye sorumsuzca akıtılan suların faturalara getirdiği ek yüklerden de böylece kurtulmuş olursunuz.

İngilizcesi zararlı da Türkçesi zararsız mı?

Dikkatinizi çekmiştir, ithal ürünlerde yabancı dilde yazılan açıklayıcı bilgi ve uyarıların tümü, tam olarak Türkçeye çevrilmiyor. Oysa bunun umulmadık sakıncaları olabilir.
Bahçeşehir'de oturan adı bizde saklı bir okurumuz, Migros'tan aldığı Krylon marka sprey mobilya boyasının İngilizce açıklamalarını okuyunca hayretler içinde kalmış. Çünkü İngilizce açıklamanın üzerine yapıştırılan Türkçe etikette son derece hayati olan uyarıların hiçbirinin yeralmadığını görmüş.
Sprey boyayı pratik diye aldığını, ama İngilizce aslından okuyunca hiç de öyle çıkmadığını belirten okurumuz şöyle diyor:
"Önce Türkçe etiketi okudum, ama yeterli değildi. Etiketin altında İngilizcesi vardı. Çıkarırken epey zorlandım. Ve şaştım kaldım. Neler çıktı neler! Örneğin boyanın yapıldığı odada hamile bir kadının kesinlikle bulunmaması gerekirmiş Çocuğun sakat doğma ihtimali bile varmış. Ayrıca boya yapılan odada mutlaka vantilatör çalıştırılması isteniyor. Bunun gibi daha bir çok uyarı vardı."
Arkadaşımız Nuray Köroğlu'nun sorularını yanıtlayan Krylon'un ithalatçısı Libra Ticaret'in müdürü Gültekin Güven ise birebir çeviri yapmadıklarını kabul etmesine rağmen gerekli uyarıların etikette de yeraldığını iddia etti.
"Çocuklardan uzak tutulması, göz ve deri temasından sakınılması gerektiğini, yanıcı olduğunu belirttik," diyen Güven, yine de tüm ürünlerin yeniden incelenip, eksikliklerin giderileceğini vaadetti. Yeni etiketler, şu anda satışta olan ürünlerin üzerine de yapıştırılacakmış.


Makine bozan bol köpüklü ABCmatik!

Balıkesirli okurumuz Mustafa Şimşek'in bir süre önce aldığı ABCmatik deterjan çamaşır makinesinin bozulmasına neden oldu.
Üzerinde "matik" yazdığı için Şimşek köpüğü ayarlı bir deterjan aldığından emindi. Ama makineyi çalıştırınca, köpükler dışarı taşmaya başladı. Mutfağın batması bir yana, makine de zarar gördü.
Programı durdurur durdurmaz deterjanın geri kalanının aldığı markete geri götüren okurumuza, paketin toptancıya yollanacağı söylendi. Bir süre sonra da ABC'den arayan yetkililer, "zararınız tazmin edilecektir," sözünü verdiler.
Mustafa Şimşek şimdi bu sözün tutulmamış olmasına, pek çok kez aramasına rağmen firmanın duyarsız kalmasına sinirleniyor. Zaten makineyi kendi kesesinden çoktan tamir ettirmiş.
ABC'yi Colgate - Palmolive Türkiye üretiyor. Arkadaşımız İlkay Özcan'ın sorularını yanıtlayan ABC'nin ürün müdürü Dilek Özman en başta deterjanın ellerine geç ulaştığını söyledi.
İncelemede deterjanda köpürmeyi önleyen silikon maddesinin miktarında eksiklik olduğu anlaşılmış. Üretim sırasında sorunun farkedildiğini ve kontrol altına alındığını söyleyen Özman, bu paketin yanlışlıkla araya karışmış olduğu söyledi.
Daha sonra okurumuzu arayan ABC'ciler, ürünlerinden oluşan bir armağan paketiyle birlikte özür dilediler.


Şırnak'a jeneratör de fayda etmiyor

Şırnak Genç İşadamları Derneği Başkanı Veysi Geliş, 1994'te kendisine yeni bir ev yaptırdığında bir jeneratör almayı da ihmal etmedi. Bölgede elektrikler çok sık kesildiği için bunun bir ihtiyaç olduğunu düşünmüştü. Ve Aksa marka jeneratöre o zamanın parasıyla 250 milyon lira ödedi.
Ama jeneratör sadece 50 saat çalıştıktan sonra nedendir bilinmez duruverdi ve o günden bu yana bir türlü gerçek anlamıyla tamir edilemedi.
Aksa'nın ilgisizliğinden yakınan Geliş, "sağolsunlar sayelerinde jeneratörüm varmış ya da yokmuş farketmedi. Hep karanlıktayız. 3 yılda sadece 2 kere geldiler, onda da yapamadan gittiler," diyor.
Arkadaşımız Nuray Köroğlu'nun sorularını yanıtlayan Aksa'nın yetkilisi Seyit Çatalyürek ise okurumuza ulaşamamaktan yakınıyor. Şırnak'a ancak Van, Diyarbakır ya da Adana'dan servis gönderebileceklerini belirten Çatalyürek, okurumuzu telefonda bulmakta zorlandıklarını kaydediyor.
Okurumuz bize de sadece cep telefonunu bırakmış ve gerçekten de Nuray aradığında ulaşmakta zorlanıyor. Ama tabii arızanın 2 yıl boyunca giderilmemiş olmasını, bağlantı kurma zorluğuyla açıklamak zor. Herhalde yer uzak olduğu için belli bir ilgisizlik de söz konusu.
Fakat bu küçücük örnek bile, Şırnak'ta yaşam koşullarının zorluğunu, elektriğim kesilmesin diye jeneratör alsanız bile telefonunuz çalışmadığı için işlerinizin aksayabileceğini gösteriyor.
Yazara Email m.tamer@milliyet.com.tr

[Ana Sayfa] [Siyaset] [Haber] [Ekonomi] [Dünya] [Sanat] [Yaşam]
[Entellektüel] [Spor] [Köşe Yazarları]