Hepatit aşısına bütçeden kaynak

Hülya AYDOĞAN - ANKARA

TÜRKİYE'de her 10 kişiden birinin taşıdığı Hepatit (sarılık) virüsü aşısı ithali için, ilk kez 1998 bütçesinden kaynak ayrıldı. AİDS'ten tehlikeli olduğunu belirtilen Hepatit'e savaş açan Sağlık Bakanlığı'nın, ilk etapta yeni doğanlarla ve risk gruplarını aşılayacağı açıklandı.
Hepatit virüsü taşıyan Türk vatandaşı sayısının korkutucu boyutlara ulaştığı, Almanya'da yaşayan Türkler arasında yapılan araştırmayla bir kez daha ortaya çıktı. Almanya'da, aynı bölgede yaşayan Türklerden yüzde 28.5'inin, Almanlardan ise yüzde 2.5'unun taşıyıcı olduğu saptandı.
Milliyet'e bilgi veren Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Sedat Ünal, Hepatit'in AIDS'den tehlikeli olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:
"Hepatit, savaş açılacak kadar önemli bir hastalık. Türkiye'deki rakamlar, bir seferberlik başlatılmasını zorunlu kılıyor. Bakanlık, yenidoğan ve kanla bulaşabilecek risk gruplarından başlayıp, Hepatit aşısı yapmayı planlıyor. Aşı koruyucu hekimliğe girdiğinden, Sağlık Bakanlığı'nın görevleri arasında kabul ediliyor ve maliyeti yüksek bulan SSK'yla Bağ - Kur, pek sıcak bakmıyor."
Sağlık eski Bakanı Yıldırım Aktuna döneminde, kanla bulaşan Hepatit - B aşısının yenidoğan bebeklerde rutin aşı kapsamına alınması kararlaştırılmıştı. Bakanlığın sözkonusu karar uygulanmasını hızlandırma gayretine karşın, kaynak yetersizliği nedeniyle program tıkanıyor.
Bağışıklık kazanması için üç veya dört kez aşılanması gereken bir kişinin aşı maliyetinin 10 milyon lira olduğunu belirten Ünal, ABD, Japonya ve Avrupa ülkelerinden aşı alındığını, sadece yenidoğan ve risk gruplarını aşılamak için 10 trilyon liraya ihtiyaç duyulduğunu anlattı. Ünal, Hepatit virüsünden kurtulmanın küçük yaşlarda aşılanmayla mümkün olabileceğine dikkat çekti.

Organ nakli 3 Kasım'da

Bakanlığın, çalışmasını tamamlamak üzere olduğu Organ Nakli Yasası'nda yapılacak değişikle ilgili yönetmeliğe son şekli de, Yüksek Sağlık Şurası'nda verilecek.
Yönetmelik değişikliğine göre, trafik kazası ve doğal afette beyin ölümü gerçekleşen kişiden organ alınması için, yakınının izni gerekmeyecek. Düzenlemenin yasada da bulunduğunu, ancak doktorların ilerde dava hakkı doğabileceği kuşkusuyla izin almadan organ nakli yapmadığını belirten Sağlık Bakanlığı yetkilileri, yönetmelikle konuya açıklık getirildiğini ifade etti. Yönetmelikteki "yakınının izni gerekir" ifadesine, yakınlık derecesi belirtilerek netlik kazandırılacak.