donat.gif

Kırım'ın gözyaşları

Yavuz DONAT

BAŞBAKAN Mesut Yılmaz Kırım'a "neden" gitmedi?
Gerçekten "hava muhalefetinden" mi?
Yoksa Ukrayna yönetimi "gitmemesi yolunda" bir ricada mı bulundu?
Veya Moskova "giderseniz rahatsız oluruz" türünden bir mesaj mı gönderdi?
Kırım'la konuştuk.
"13 Şubat Cuma günü Simferopol'da hava nasıldı" diye sorduk.
Kırım'ın "ulusal kahramanı" Mustafa Cemiloğlu "ağlamaklı bir sesle" konuştu:
- 12 Şubat Perşembe günü hava çok iyiydi. 14 Şubat Cumartesi de yine günlük, güneşlikti... Ama ne olduysa aradaki cuma günü oldu. Birden sis bastı. Oysa, o kadar hazırlık yapmıştık ki.
* * *
KADINLAR Derneği, Kırım Türk Tatarlarının önemli bir sivil toplum örgütü.
Kadın erkek, genç yaşlı herkese Türk bayrağı dağıtmış.
Onbinlerce insan Kırım'da, Başbakanlık binasının önünde toplanacakmış.
Ve Mesut Yılmaz büyük bir coşkuyla karşılanacakmış.
Yüzlerce pankart hazırlanmış.
"Hoşgeldiniz" gibi.
"Kırım Tatarları Türkiye'ye minnettardır" gibi.
* * *
MUSTAFA Cemiloğlu'na sorduk:
- Binlerce... Onbinlerce Türk bayrağını nereden buldunuz?
"Türkiye'ye giden Kırımlı, dönüşte ne getirir sanıyorsunuz"
diye konuştu:
- Bavullar dolusu Türk bayrağı getirir. Hepimizin evinde en az beş, on bayrak var.
* * *
CEMİLOĞLU'na "gerçek adını" sorduk.
Pasaportunda "Mustafa Cemilef" yazılı.
Ama "bu adı" kullanmıyor.
"Ruslardan kalma" diyor.
"Kullandığı" üç adı var:
Mustafa Cemiloğlu.
Mustafa Kırımoğlu.
Mustafa Abdülcemil Kırımoğlu.
"Abdülcemil" babasının adı.
* * *
MUSTAFA Bey "üzüntümüz sonsuz" dedi:
- 1919'da Enver Paşa Kırım üzerinden Azerbaycan'a geçti. O tarihten bu yana hiçbir "büyüğümüz" Kırım'a gelmedi. İlk defa bir Türk Başbakanı gelecekti. Ona da "sis" izin vermedi.
* * *
KIRIM Türk Tatarlarının, Cumhurbaşkanı Demirel'den bir istekleri var.
Süleyman Bey mayısta Ukrayna'ya gidecek.
"İstek" şu:
- Kırım'a da uğra Baba!
Sayın Cumhurbaşkanı...
Orada "üçyüz bin evladınız" var.
Onlar 13 Şubat'tan beri ağlıyorlar.
Gidiniz!..
Yüzlerindeki damlaları "sevinç gözyaşlarına" çeviriniz.
* * *
STALİN, Kırım Türklerini 1944'te sürgüne gönderdiğinde Mustafa Cemiloğlu "yedi aylıkmış."
Ana kucağında sürgünle tanışmış.
Gençliği ise hapiste geçmiş.
Hakkında yedi dava açılmış.
Ve onaltı yıl hapis yatmış.
"Suçunuz neydi" diye sorduk.
Cemiloğlu:
- Milliyetçilik.
* * *
CEMİLOĞLU hapisteyken veya çalışma kamplarında sürgündeyken bile "Kırım Türk Tatarları milli hareketini" yönetmeyi sürdürmüş.
"Arada" bir kurye kız varmış.
Dışarısı ile Cemiloğlu'nun haberleşmesini "kurye kız" sağlıyormuş.
Kurye de "milli hareketten."
O kurye şimdi Cemiloğlu'nun eşi.
* * *
KIRIM, yabancı işadamlarının akınına uğramış.
Almanlar, Yunanlılar, İsrailliler Kırım'da yatırımlara başlamışlar.
Cemiloğlu dedi ki "bizimkiler de gelsinler."
"Bizimkiler"
bütün dünyaya açıldılar.
Anlaşılan Kırım'ı biraz ihmal etmişiz.
* * *
MUSTAFA Kırımoğlu'na sorduk:
- Başka bir isteğiniz var mı?
"Kahraman" şu cevabı verdi:
- Süleyman Baba'mızın gelmesini isteriz... Bayrak isteriz... Kitap isteriz... Türkiye'nin güçlü olmasını isteriz.
Sağol kahraman!..
Ah keşke 13 Şubat Cuma günü Simferopol'u sis basmasaydı.




Yazara Email Y.Donat@milliyet.com.tr