Sözün devamı okura ait

Süreyya Berfe yeni şiir kitabı "Ruhumun"da okura, önceki şiirlerindeki toplumsal gerçekçi anlatımın aksine bireye, yaşama, iç benliğe dair anlatımlarla sesleniyor

Buket AŞÇI


san01.jpg        SÜREYYA Berfe sekiz yıl aradan sonra "Ruhumun" diyor. Ardından başka sözler gelecekmiş hissini uyandıran bu isimle Berfe, daha da genişletiyor "ruhun" alanını ve sözün devamını okura bırakıyor.
       Yapı Kredi Yayınları'nca yayımlanan "Ruhumun" şiirlerinde Berfe, okura iç benliğe, hayata dair sorular sorduruyor. Şiirlerinde soruların, sorgulamaların ağırlıklı yer bulmasının nedenini ise şöyle yanıtlıyor: "Yalnız şiire değil hayata da bakalım, insan kendi muhasebesini yapmadan, hayatını/ hayatı sorgulamadan yaşayabilir mi? Bu mümkün mü! Yaşar ama işte öylesine."
       Şairin yaşam karşısındaki duruşunu da özetleyen bu cevaptan yola çıkarak Berfe'nin önceki şiirleri ile bu şiirleri arasındaki farkı sorguluyoruz. Zira değişen bir format ve içerik var yeni şiirlerinde. Önceki şiirlerinde gerek Nazım Hikmet'in şiirlerinin yayımlanmasından, gerekse de dünya üzerinde esen özgürlük rüzgarlarından ötürü toplumsal içerik ağırlıklıydı. Yeni şiirlerinde ise yaşama dair sorular ve cevaplar daha çok iç yolculuklarla, bireye dair anlatımlarla ifade bulmuş. "Bizim kuşağın o dönemde söylediklerini şimdi söylemesi tekrar olur. O dönem toplumsal gerçekçi şiirin öne çıkmasında dediğiniz gibi tek etken Nazım Hikmet'in şiirlerinin yayımlanması değildi. 60 devrimi ve özgürlükçü hareketler de var. Bir sosyal patlama yaşanıyordu. Kimse kendini bu ortamdan soyutlayamazdı. Dönem bunu gerektiriyordu. Bugün ise farklı bir ortam içerisindeyiz. Ama bu demek değil ki bundan sonra hiç toplumsal, toplumsal öğelerle şiir yazmayacağız". İçinde yaşanılan ortamın öyle ya da böyle şiire nüfuz ettiğini, bunun sadece şiirle değil yaşamdaki duruşla ilişkili olduğunu ifade ediyor ve şöyle diyor: "Ayakta kalabilmek için başka bir çıkar yol yok. Yaşanan ilişkiler, ilişki kurulan kişiler, sosyal çevre, ülke, değişen değerler, duyarlılıklar, sarsılan değerler bütün bunlar şiire nüfuz ediyor. Sadece aşk, hüzün bunlarla olmuyor".
       Böyle olmadığını
       "Gösteri dağıtıldı.
       Hava kararıyor.
       `İyi ki gözaltında' diyor
       bir öğrenci annesi."
       dizeleriyle de anlıyoruz. O bu dizelerle sadece öğrenci sorunlarına değil, aynı zamanda toplumun içinde bulunduğu genel şiddete de ironik dille sesleniyor ve sözün devamını yine okura bırakmayı unutmuyor.