5 Mart 1999 Cuma 
 ANA SAYFA
 SIYASET
 HABER
 EKONOMI
 DUNYA
 SANAT
 YASAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTUEL B.
 CIZERLER
 INTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VITRIN
 INTER@KTIF
 21.YUZYIL
 PAZAR SOHBETI
 SAGLIK HATTI
 VERGI HATTI
 E-POSTA
 ARSIV
 KUNYE
 TURKCE KARAKTER
 REKLAM TARIFESI
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Kabak tadi!

Hasan CEMAL

       RTUK'un ekran karartan sansurculugu... Apo davasiyla birlikte yeniden guncellesen DGM'ler... Pismanlik yasasi... Idam cezasi... Ifade ozgurlugunu kisitlayan yasalar... Ve bu acilardan demokrasinin geregini bunca yildir yerine getirmeyen parlamentosuyla partileriyle butun bir siyaset kurumu... Yani kabak tadi veren konular...

Kabak tadi veren konular...

       Radyo Televizyon Ust Kurulu, yani kisa adiyla RTUK uzunca zamandir gercekten sasirtici bir cizgi izliyor. Oylesine bir zihniyetin etkisi altinda ki, neresinden bakarsaniz bakin demokrasiyi demokrasi yapan bazi temel ozgurlukleri hice sayiyor.
       Televizyonlari kapatarak, ekranlari karartarak, - bazi televizyon kanallarinin hakaret ve karalamalarini da nedense gormezlikten gelerek - kisilerin haber alma ozgurlugunu cigniyor. Bazi bakimlardan zaten yasagi bol olan bir ulkedeki kasvet havasini biraz daha koyulastiriyor.
       Bir baska deyisle:
       Sansurculuge soyunuyor RTUK!
       Bir ulkede niye secim yapilir?
       Herkes kendi kafasina gore bir partiyi secebilsin diye.
       Bunun icin ne gerekir?
       Herkesin kendini ortaya koyabilmesi... "En iyisi benim malim!" diyerek meydanlara dokulmesi...
       Secim icin, demokrasi icin butun mallarin pazara cikmasi sarttir. Serbest tartisma ortami sarttir. Herkesin kendi kafasina gore takilmasi icin bu tartismalari izlemesi, dinlemesi sarttir. Bunlari engelledin mi, ortada ne secim kalir ne de demokrasi...
       RTUK'un son yaptigi buydu.
       Neredeyse her seyi secim yasaklari kapsamina sokarak demokrasinin canina ot tikamaya kalkisti. Ecevit'in Basbakan olarak Guneydogu icin yaptigi ekonomik paket aciklamasini bile sansurlemek istedi.
       Akil alacak gibi degil.

DGM'ler, Pismanlik vs...

       RTUK konusu bugunun konusu degil. 1990'li yillarin baslarinda RTUK Yasasi daha cikarken neler yazilmisti. Ozgurlukler acisindan ne kadar cok uyari yapilmisti.
       Butun bunlar ise yaramadi.
       Akillarin bir nebze basa gelmesi, ekran yasaklariyla basladi. Televizyon kanallarinin bir bir kapatilmasi, ekranlarin kararmasiyla birlikte RTUK'e karsi bir muhalefet dalgasi kabardi. Ama ne yazik ki bu muhalefet dalgasi, RTUK'un parlamentoda degistirilmesine yetmedi. Demokratik rejimin isleyisine darbe vuran bir yasa duzeltilmedi.
       Yani Meclis geregini yapmadi.
       Parlamenterler yine ipe un serdiler.
       Bircok konuda oldugu gibi...
       Oyle degil mi?
       Alin DGM ornegini.
       Devlet Guvenlik Mahkemeleri'yle ilgili yasanin degistirilmesi gerekiyordu. Cunku Avrupa Insan Haklari Mahkemesi'nin bir kararina gore, DGM'lerdeki askeri yargic uygulamasi, hakkaniyete uygun yargilamayla celisiyordu.
       Iste bu nedenle, hukumet tarafindan hazirlanmis olan bir tasari, gecen donemde ilgili komisyondan da gecip Meclis Genel Kurulu'na inmisti. Ama orada takilip kaldi.
       Simdi Apo davasi gundemde.
       O yuzden DGM'ler gundemde...
       Turkiye coktan DGM'leri kaldirip yerine cetelerle, terorle ugrasacak ihtisas mahkemelerini kurabilirdi. Ya da Turkiye coktan DGM'lerdeki askeri yargici siville degistirecek yasal duzenlemeyi yapabilirdi.
       Ama ikisini de yapmadi.
       Burada kim suclu?
       Kabahat kimin?
       Parlamento, partiler, parlamenterler degil mi?
       Simdi diyebilirsiniz ki:
       Meclis toplansin, geregini yapsin!
       Haklisiniz, ne iyi olurdu.
       Ama olamiyor bu da. Cunku liderler kaygili. Meclis toplandiginda, milletvekillerinin secimleri iptal etmesinden korkuyorlar.
       Bir baska konu:
       Apo'nun yakalanmasindan sonra pismanlik yasasi da onem kazandi.
       Dagdakileri indirmek icin...
       Bunun icin de parlamentonun toplanmasi gerekiyordu.
       Ama toplanamiyor.
       Liderlerin demin belirttigim kaygisi yuzunden...

Idam, 8. madde vs...

       Bir baska konu:
       Idam cezalari...
       1980'lerin basindan, 12 Eylul'den beri idam cezasi uygulanmiyor bu ulkede. Ama bunca yildir idam cezasi yasalardan cikarilmadi. Yani parlamento bunca yildir yine gorevini yapmadi.
       Son ornekler de biliniyor:
       Terorle Mucadele Kanunu'nun 8. maddesi... Turk Ceza Kanunu'nun ifade ozgurlugunu kisitlayan bazi hukumleri... Nuh nebiden, ta Osmanli devrinden kalma Memurin Muhakemat Kanunu'nun bazi maddeleri...
       Bu konularda da gecmis donemde parlamento gorevini yapmadi. Hukumetten sevkedilen tasarilar Meclis zemininde yitip gittiler.
       Kabak tadi diyebilirsiniz.
       Evet, degisim cok yavas.
       Yazik ki oyle!



Yazara E-Posta: h.cemal@milliyet.com.tr

© 1999 Milliyet