Kimse yoğurdum ekşi demiyorDiyarbakır büyükşehir belediye başkanlığı için FP hariç bütün partilerin ortak favorisi HADEP. Milletvekilliği seçimi için ise herkes hesabını HADEP'in barajı aşamayacağı görüşüne göre yapıyor. Fazilet'in liste nedeniyle eski başarıyı gösteremeyeceği öne sürülüyor
Güneri CIVAOGLU / Diyarbakır

DİYARBAKIR'a vardığımız gün, bir rastlantı eseri, Anayasa Mahkemesi, HADEP'in seçimlere girmesine yeşil ışık yakmıştı.
Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş'ın
"HADEP'in seçimlere girmesini engellemek üzere yürütmeyi durdurma istemini" reddetmişti.
Diyarbakır'da, o güne kadar HADEP'in olmayacağı varsayılarak yapılan seçim hesapları değişiverdi.
Hem sokakta halkın nabzını tuttuk... Hem yöredeki gazeteci dostların izlenimlerini dinledik...
Ve gözlemlerimiz ışığında, siyasi parti yöneticileriyle akşam yemeğinde bir araya geldik.
FP hariç, bütün partilerin üzerinde birleştikleri kanı, yerel seçimlerde büyükşehir belediye başkanlığını, HADEP'in alacağı yolunda.
Merkezde HADEP oyları, yüzde 60 dolaylarında.
Diyarbakır genelinde ise, yüzde 40'ın üzerinde.
HADEP, bazı ilçeleri de alabilir.
Özellikle...
Ergani, Silvan, Bismil'de HADEP için banko denebilir.
Buna karşın tek farklı ses, Diyarbakır'ın RP döneminde seçilen milletvekili FP'li Ahmet Bilgin'den geldi.
Bilgin, belediye seçimlerini alacağı kanısında.
Şöyle diyor:
"Bana, kendi partimden milletvekilliği teklifi geldi.
İktidar ortağı olma şansları bulunan başka partilerden de, hem milletvekilliği hem de bakanlık sözü verildi.
Fakat, ben FP'den Diyarbakır Belediye Başkanı adayı olmayı tercih ettim.
Seçim kuşkum olsa, neden böyle yapayım, aptal mıyım?
Halk, yerel seçimlerde oyunu artık düzgün yol, kanalizasyon, yeşil saha, temiz su için veriyor."
İlçelerde çekişme
Görülüyor ki...
Merkez için HADEP, bütün partilerin ortak favorisi.
Sadece FP kendine şans tanıyor.
İlçelerde çekişme olabilir.
Bu ilçelerden en ilginci Hazro...
Orayı DTP alacak gözüyle bakılıyor.
Adayı kuvvetli.
DTP'nin başkaca bir varlık göstereceği de yok.
13 ilçe ve 9 beldede yarışma var.
HADEP, kırsalda ve ilçelerde, Diyarbakır merkezde olduğu kadar güçlü değil.
Milletvekilleri
Milletvekilliği seçimleri için kimse yoğurdum ekşi demiyor.
Ama...
Özel durumlar var.
Örneğin...
HADEP, Diyarbakır'da ve bölgede güçlü ama ülke genelinde yüzde 10 barajını aşamama olasılığı çok büyük.
O nedenle...
Milletvekili
- herhalde - çıkaramayacak.
CHP İlçe Başkanı Şehmuz Dağhan, diğer parti temsilcilerinin
"CHP, ülke barajını aşamaz" sözlerine tepki gösteriyor.
Ona göre, CHP, Diyarbakır'dan iki milletvekili çıkarır.
DYP İl Başkanı Galip Ensarioğlu, dinamik ve her hücresi politika olan bir genç adam.
"DYP'nin, FP'yi dahi solladığı" iddiasında.
Bu inançla çalışıyor.
Fakat...
İddia biraz abartılı.
Bir önceki seçimde,
"DYP'ye her oy, PKK'ya bir kurşundur" gibi söylemler, henüz unutulmamış.
PKK tutulduğu için değil fakat oylarla kurşun arasındaki paralellik, kandan usanmış yöre halkı için itici.
Buna karşın, DYP'nin silindiği yolundaki iddialar da çok yanlış.
DYP, en az 2 milletvekili çıkarır.
3 de olabilir.
Demokrasi söylemleri, geçmişin bazı izlerine karşın, gene de kulaklara hoş geliyor.
Beraber olduğumuz parti yöneticilerine göre, FP 4 milletvekili çıkarır.
Anavatan ve DYP 3'er, geri kalan bir milletvekilliği de, DTP'nin ya da CHP'nin olur.
Buna karşın, tek farklı ses, gene FP'li Belediye Başkanı Ahmet Bilgin'den geldi.
Ona göre,
"FP, Anavatan ve CHP eşit durumdalar.
DSP ve CHP 1'er milletvekili çıkarabilir... Ya da ilk 3'ten biri zamanla önalabilir.
Bu şansı da Anavatan'a veriyor.
Çünkü Anavatan'ın 4. sıradaki adayı Eşref Cengiz, daha önceki seçimlere bağımsız olarak girmiş ve tek başına 19 bin oy almış.
Eşref Bilgin; Bismil, Hazro, Kulp ve Lice'de oy alabilir.
Böylece...
Belki 4. milletvekilini dahi çıkarabilir.
Ahmet Bilgin,
"Ben FP'liyim ama doğruyu söylerim. Biz eğer iyi bir milletvekilliği listesi hazırlasaydık 7 tane çıkarırdık ama şimdi öyle değil" diyor.
Hassas dönem
Apo, Türkiye'ye getirildiği gün, bütün HADEP adayları ve yöneticileri gözaltına alınmışlar.
HADEP yöneticileri ise şöyle diyorlar:
"Biz, Türkiye'nin bütünlüğünden yanayız.
Ayrılıkçı, bölücü değiliz.
Marmaris'e, Bordum'a tatile gitmek isteriz.
İstanbul, bizim de kentimiz.
Ama...
Bizim de bir sorunumuz olduğu görülmeli.
Çözüm istiyoruz.
Demokrasi için de çözümler öneriyoruz.
Kana, şiddete karşıyız.
Kucaklaşmanın ortamını yaratmalıyız.
İşte şu yaşadığımız günler, bunun tam zamanıdır.
Ülkeyi yönetenler, dayatmayla, kanla değil, kendi iradeleriyle demokraside yeni boyutlara ihtiyaç duyulan, rahatlatıcı ve sıcak yaklaşımları şimdi ortaya koyabilirler.
Apo'nun yargılanmakta oluşu, önyargısız bir dönem şansını vermiştir."
Bunun ötesinde, Diyarbakır'a her gidişimde daha güvenli ve ekonomik gelişme halinde bir kent olarak görüyoruz.
Dedeman Oteli, onun hemen yanında yapılmakta olan Galeria... Üstünde bütün katların daha şimdiden satıldığı Galeria Konutları... Migros, Waikiki zinciri, burger salonları, pizzacılar, kafeler...
Ünlü Ekinciler Caddesi'nde, aylığı 10 bin dolar olan işyeri kiraları.
Çok şeyin değiştiğini gösteriyor.
Çünkü...
Eskiden Koç'un, Eczacıbaşı'nın, Sabancı'nın bayileri kepenklerini indirmişler, işyerlerini ve evlerini satılığa çıkarmışlardı.
Batıda bayilikler istiyorlardı.
Ekonomi dinamizm kazanmış.
Ama gelir dağılımı ve işsizlik hala korkunç.
Yüz binin üzerinde kırsaldan göçenler, adeta bir işsiz seli.
Kenar semtlerde kahveler tıklım tıklım.
Diyarbakır'da 3 bin kahve var.
Yani 3 bin işsiz yuvası.
Sorunun böyle
40 trilyon lira ile çözüleceğini hiç kimse beklemesin.
Bir fikir vermek için belirteyim.
Belediyenin şu andaki altyapı yatırımları bile
200 trilyon lira.
İşte ilk Diyarbakır izlenimlerim.