12 Mart 1999 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Güneri CİVAOĞLU Fotoğrafı: 12675 bayt
Patlamalar

       Patlamalar... Sinsi ve haince sabotajlar...
       Pazartesi günü Diyarbakır E Tipi Cezaevi'nde konuştuğumuz Şemdin Sakık "PKK eylemlerinin kırsaldan kentlere yayılabileceği" öngörüsünde bulunuyordu.
       Sakık'a göre, "PKK, kırsalda deneyim sahibi. PKK'nın ilişki halinde bulunduğu 10 kadar örgüt ise, kentlerde eylem koyabiliyor."
       Sakık şu yargıyı dile getiriyor:
       "Bu örgütlerle PKK arasında anlaşmazlıklar olabilir.
       Ama...
       Ortak çıkarları var.
       O nedenle...
       Sonunda birbirlerinden kopamazlar.
       TİKKO'ya ve diğerlerine kırsalda PKK öncülük yapar.
       Örneğin...
       Karadeniz'e açılmalarında olduğu gibi...
       Kentlerde ise PKK'ya TİKKO gibi örgütler yardımcı olur.
       Çankırı Valisi'ne bombalı suikast girişimini TV'de gördüğüm zaman,
- bunun PKK işi olmadığını - hemen anlamıştım.
       Çünkü, bizimkiler teknoloji kullanamazlar.
       Bizimkiler kendini feda eder.
       Canlı bombalar bunun kanıtı.
       Ama...
       Hizbullah'ta hem ruh hem teknoloji birleşimi vardı.
       İsrail'e karşı, Hizbullah teknoloji kullanabildi.
       Bizde yoktu.
       3 - 5 kişinin füze eğitimi almış olması, teknoloji demek değil."


Köylü Stalin

       Apo için - adını vermek istemediğim bir bilim adamı - "Köylü Stalin" deyimini kullanmıştı.
       Bu sütunda yansıtmıştım.
       Stalin gibi acımasız, kan dökücü, tasfiyeci, çevresine güvensiz.
       Fakat...
       Stalin'in köylü versiyonu.
       Teknolojiden uzakta kalmış.
       İşte diğer örgütleri taşeron gibi kullanarak, PKK, bu eksiğini gidermeye çalışıyor.

Önleciyi güvenlik

       Bir başka boyuttan daha bakalım.
       Yıllar önce PKK ilk eylemlerini koyduğu zaman, yöredeki güvenlik güçleri böyle miydi?
       Elbette hayır.
       Zaman içinde, kırsaldaki mücadele, Türk Silahlı Kuvvetleri için müthiş bir deneyim ve pratik birikimi oluşturdu.
       Nefesinden barut kokusu gelen bir ordu oluştu.
       Özel timler ve polis de öyle...
       Ancak...
       Örgütlenme ve pratik, kırsalda mücadeleye göre gelişti.
       Güvenlik güçleri başarılı oldu.
       Alan hakimiyeti kurdu.
       Kırsalda PKK'yı yeniden 1980'li yıllardaki küçük ve dağınık gruplar dönemine geriletirken, PKK'nın başı Öcalan'ı da yargı önüne çıkartma aşamasına geldi.
       Şimdi yeni bir dönem açılıyor.
       Kırsalda çöküşe giden PKK, kentlere sıçrama stratejisine geçmiş görünmekte.
       Şimdilik taşeron kullanıyor olsa bile, gelecekte bu işleve göre örgütlenebilir.
       O halde...
       Güvenlik güçleri de, bu yeni duruma göre örgütlenmeli.
       Sabotajları, patlamaları, saldırıları beklemeden "önleyici hekimlik" gibi "önleyici güvenlik" işlevine yönelmeli.
       Bunun da temeli, istihbarat.
       Elbette...
       Her eylem hazırlığı önceden öğrenilemez ama çoğunluğu için enformasyon alınabilir.
       İstihbarat birimlerine ve gizli servislere çok önemli görevler düşüyor.
       İRA'ya karşı İngiliz, ETA'ya karşı İspanyol, Korsika eylemcilerine karşı Fransız gizli servisleri, müthiş bir enformasyon ve önleyici güvenlik işlevini yürütürler.

Pahalı fatura

       Aksi halde, Türkiye ağır yara alır.
       Büyük alışveriş merkezlerinde hayat durur.
       Turizm darbe alır.
       Taşınmaz mal satışlarından başlayarak, piyasanın hayat suyu kesilir.
       Bir ülke "güvensiz" damgasını yediği andan itibaren, olumsuzluklar, giderek genişleyen daireler halinde yayılır.
       İhracat bağlantılarından, finans güvensizliğine kadar...
       Fatura çok pahalı olur.
       Güvenlik güçlerine düşen ağır sorumluluğun yanı sıra, toplum da devlete yardımcı olmalıdır.
       Tanık olduğu en ufak kuşkulu görüntüyü, derhal güvenlik güçlerine bildirmelidir.
       İngiltere'de her ev bir "toplum gözlemcisi"dir.
       Komşuda ya da yörede, kuşkulandığı her şeyi anında polise bildirir.
       İsrail'de, Hizbullah ya da FKÖ sızmalarına karşı da önleyici güvenliğin temeli halktan gelen istihbarattır.
       Çankırı Valisi'ne suikast girişiminde bulunanlardan üçünün yakalanması, iyi işaret.
       Ne var ki...
       PKK'nın yeni stratejisi için bu etkin tutum, yeni örneklerle sürdürülmelidir.
       Örneğin...
       Carrousel'de ve Atrium'da bomba patlatanların da yakalanmaları beklentimizdir.
       Dahası...
       Bu tür hazırlıkları yapmakta olanlar, daha eylem koymadan, istihbaratla yakalanmalı ve kamuoyuna teşhir edilmeliler.
       Emniyet Müdürü Çetin Domaç'ın "Halkla İlişkiler ve Polis" adlı değerli kitabı, köylü teröristten, kente yönelen terör girişimine karşın, polisteki zihniyet devrimini ve çağdaşlaşma sürecini de ortaya koyuyor.
       Siyasetçi henüz aymış bulunmasa dahi, güvenlik güçleri mücadeleye toplumun katkısı konusunda bilinçli.




Yazara E-Posta: gcivaoglu@milliyet.com.tr

© 1999 Milliyet