Tıp ve hukuk
YÖK üyeleri ve rektörler galiba bu ülkede yaşamıyorlar. Eğer Türkiye'de yaşıyor ve üniversiteleri biraz olsun tanıyor olsalardı böylesine abuk subuk kararlar almazlardı.
YÖK'ten zaten umudu kestik. Genel kurul üyeleri kağıt üzerinde ve göstermelik. Alınan tüm kararlar Başkan
Gürüz'ün dayatması.
Gürüz, gece rüyasında gördüğü kararları önce YÖK üyelerine dayatıyor, ardından da tüm Türkiye'ye. Bugüne kadar aldığı kararlardan bir teki bile tartışmasız değil...
Üniversite giriş sınavlarında yüz binlerce genci mağdur etmenin sancısı daha dinmeden şimdi de
hukuk ve
tıp fakültelerinde öğrenim gören öğrencileri zıvanadan çıkarttı. Rektörlerin oluşturduğu
Üniversitelerarası Kurul ve duyarsız bürokratların bir araya geldiği
YÖK, hiçbir altyapı oluşturmadan bu fakültelerde öğrenim gören öğrencileri kapı önüne koymaya hazırlanıyor.
Yeni karara göre tıp öğrencileri 5. sınıfta, 5 yıla çıkartılması düşünülen hukuk fakültelerinde de 4. sınıf öğrencileri yeterlilik sınavına girecek. Bu sınavı başaramayanlar bir üst sınıfa geçemeyecek, dolayısıyla mezun olamayacaklar.
Konunun dışında olanların gözüyle bakıldığında takdire şayan bir karar olarak dikkati çekiyor. Benzeri uygulamalar Batı'da da var. Tıp ve hukuk gibi insan yaşamını çok yakından ilgilendiren bu iki konuda YÖK'ün titizlik göstermesi kızılacak değil, alkışlanacak bir davranış gibi sunuluyor. Ama bir de madalyonun öbür yüzü var.
YÖK ve Üniversitelerarası Kurul'un, tıp ve hukuk fakültelerine öğrenci alınırken hiçbir baraj getirmeyip bu fakülteleri parayı bastıranların girdiği sıradan yükseköğrenim kurumları düzeyine düşürdükten sonra kalite arayışına girmesi samimiyetten uzak bir kandırmacadır.
Ortalama 500 puanla öğrenci alınan tıp fakültelerine, bazı özel üniversiteler 290 puanla öğrenci aldılar. Dahası Türkiye'nin dört bir tarafına açılan devlete ait tıp ve hukuk fakültelerinin tabeladan öte hiçbir şeyleri yok. Ne yeterli öğretim kadrosu, ne de öğretim araç ve gereçleri var. Durum böyle olunca merkezi yeterlilik sınavında, bu öğrenciler nasıl başarılı olacaklar?
YÖK eğer eğitimde kaliteyi yükseltmek istiyorsa, önce üniversitelerini donanık hale getirsin. Merkezi akreditasyondan geçirsin. Bakalım kaç tanesi barajı aşabilecek? İkinci olarak da hocalarını böyle bir sınava tabi tutsun. Bakalım ne kadarı yeterli bulunuyor? Altyapısı, hocası yeterli olmayan bir fakültenin öğrencileri nasıl yeterliliğini kanıtlayabilir ki?
YÖK, Türkiye genelinde eşit öğretim koşulları yarattıktan sonra da, ciddi alanlarda kaliteyi düşürmemek için taban puanı barajı getirmelidir. Örneğin tıp fakültelerine girebilmek için en az 480 puan almak gerekir diye zorunluluk getirdiğinde, parayı bastıran 300 puanla tıp ve hukuk fakültelerine giremez...
Üzerinde fazla düşünülmeden alınan benzeri kararlar, üniversite adayları gibi, üniversite öğrencileri ve mezunlarını da umutsuzluğa düşürüp dershane sektörünü palazlandırmaktan öte bir işe yaramaz. Yoksa YÖK'ün istediği de bu mu?..
Yazara E-Posta: a.guclu@milliyet.com.tr