Terör ve sol
"YASADIŞI sol örgüt" jargonu bir tarafta,
"salt terör"e batmış kendinden menkul
"solculuk" bir tarafta...
Bu ülkede
"sol"u eşkıyalıkla eş bir
"anarşi" tanımına sıkıştırmak ve
"terör"e özdeş kılmak için az az edebiyat, kanun ve kamu yönetimi yapılmadı...
Buna karşılık bunu haklı kılmak için de hep birileri çıktı.
. . .
Şu anda sol örgüt maskesi arkasında oraya buraya bomba ile yürütülen gözüdönmüşlüğün sol ile ne ilgisi olabilir ki?
Demokratik mücadele mi?
İnsan haklarına titizlik ve onun mücadelesi mi?
Sınıf mücadelesi mi?
Hak arayışı mı?
Bilimsel bir çaba mı, aydın öncülüğü mü, ideolojik etkileme ve ikna arayışı mı?
Bombala, öldür, yok et, yok ol.
Cinayetten başkaca bir mesajı olamayan bir
"sol" olur mu?
Katillikten başkaca bir sıfatı olamayan bir
"solcu" olur mu?
Hayat hakkını ve özgürlüğü sabote etmekten başkaca bir amacı olmayan, ne örgütlenmesi, ne hedefi, ne aracı demokrasiden, demokratiklikten nasiplenmiş, adeta mafya tipi yapılanmış bir
"sol örgüt" olur mu?
Ne yapmak istediğinizin aynası ne olduğunuzdur.
Sadece ölüm üstüne kurulu bir
"daha güzel yaşam" arayışı mümkün mü?
Sadece intikam ve körlemesine terör üstüne kurulu bir
"siyasi tavır" mümkün mü?
. . .
"Terör" bu ülkede sadace gündelik yaşamda da, toplumsal yapının ve devletin örgütlenmesi ile uygulamalarında da özgürlüklerin yok edilmesine hizmet etti.
Hem kendisi yok etti.
Hem de yok edilmesinin
"haklı" gerekçesi ve bahanesi oldu.
Türkiye, bütün açmazlarına, bütün antidemokratik kabalıklara, hoyratlıklara rağmen, hayatı anlama ve ona müdahale edip değiştirebilme imkanlarının sıfır olduğu bir ülke değil.
"Sol" adına da, demokrasi adına da, özgürlükler adına da, örgütlenme ve mücadele - müdahale imkanlarının sıfır olduğu bir ülke değil.
Tam tersine, bu mücadele ve müdahalelerin meşru biçimde yapılmasına fazlasıyla ihtiyaç duyan bir ülke.
"Terör", sadece bunları reddetmekle kalmıyor, masum insanları yok ederken o meşru mücadelelerin yolunu da tıkıyor, bu ülkede her şeye rağmen var olan demokratikleşme geleneği ile arayışlarının sabotajcısı oluyor.
. . .
Düzenin ürettiği ve yol açtığı hiçbir öfke ve nefret, cinayet şebekesi haline gelmenin gerekçesi olamaz.
"Sol" her şeye rağmen
"akıl" ile özgürlük ve hümanizm ile yoğun ilişkisi olan bir kavramdır.
Akıllara seza ve vicdandan bihaber, insana düşman bir zihniyet sadece cani ve de katil sıfatlarını hak eder.
"Sol" siyasettir; bu ise sadece cinayet.