|
Ezik vatandaş (1) Tamer HEPER
Antalya'da cadde ortasında bir grup polis tarafından dövülen vatandaş TV'de olayı anlattı. Aslında anlatmasının hiç önemi yok, görüntüler kafiydi, ancak meslek icabı söylenen her söz bizim için çok önemli olduğundan bir cümlesi dikkatimi çekti. Diyor ki, beni dövmeye başlamadan önce biri "Sen devlet memuru ile ne biçim konuşuyorsun" dedi ve sonra vurmaya başladılar. Sonra açıklama getiriyor "Oysa ben konuşurken fazla el kol hareketi de yapmıyordum."
Şimdi dikkat çeken cümlede ne var?
Devlet memuru, vatandaşı karşısında esas duruşta görmek istiyor. Vatandaş da memur karşısında ezik görünmekten yana.
Memur kendisi ile konuşan vatandaşı dövme hakkına sahip, vatandaş konuşmayı ileri götürdü mü memurdan kötü muamele görmeyi sineye çekmeye hazır. Bu görüş son derece ilkel. Asla böyle bir kural veya bir kanun hükmü yok.
Önce devlet memurları açısından olaya bakalım.
Devlet memuru görevini yapmak zorunda, görevinin dışında bir şey yapamaz. Örnek: Devlet memuru memuriyeti ile ilgili vazifeyi suiistimal eder ve nizamın tayin ettiği şekilden başka, keyfi muamele ederse altı aydan üç seneye kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İkincisi yasalarda yazılı hallerden başka hangi nedenle olursa olsun görevini kötüye kullanan memur bir yıldan üç yıla kadar hapsolunur. Şimdi geliyorum Antalya olayını ilgilendiren asıl maddeye, Türk Ceza Kanunu 245. kuvvet kullanma yetkisine sahip memur kanun ve nizamın tayin ettiği şekil dışında kötü muamele eder veya cismen eza verirse üç aydan üç seneye kadar hapsolunur. Görüldüğü gibi memurun vatandaşa karşı davranışı sınırsız değildir.
|