30 Nisan 1999 Cuma 
 ANA SAYFA
 SİYASET
 HABER
 EKONOMİ
 DÜNYA
 SANAT
 YAŞAM
 SPOR
   LİG FİKSTÜRÜ
   PUAN TABLOSU
   BEŞİKTAŞ
   FENERBAHÇE
   GALATASARAY
   TRABZONSPOR
   BASKETBOL
 YAZARLAR
 ENTELLEKTÜEL B.
 ÇİZERLER
 İNTER EKRAN
 HAVA DURUMU
 GAZETE PAZAR
 VİTRİN
 İNTER@KTİF
 21.YÜZYIL
 PAZAR SOHBETİ
 SAĞLIK HATTI
 VERGİ HATTI
 E-POSTA
 ARŞİV
 KÜNYE
 TÜRKÇE KARAKTER
 REKLAM TARİFESİ
 YARDIM SAYFASI
 IN ENGLISH
Play-off'ta menacerler savaşı

Yalçın Granit


       Türkiye'de basketbolun diğer sporlara karşı kolay farkedilmeyen bazı avantajları var. Bunlardan biri teknik menacerlik müessesesi. Beşiktaşla ilgili geçen yazımızda bazı eski basketbolcuların aktif sporu bırakır bırakmaz menacer olarak tüm birikimlerini basketbolun emrine verdiklerinden övgüyle bahsetmiştik. Teknik menacerlik uygulaması basketbolda Beşiktaş ile sınırlı değil. Hemen her kulüpte işin başında eski basketbolcular var. Ama bir de futbola bakalım. Pek çoğunda kulüp başkanları, teknik menacerlik de yapıyorlar. Futbolda Rıdvan Dilmen'le çok olumlu bir çığır açılmıştı. Ama ne olduysa yürümedi. Şimdi yine Fenerbahçe'de şubenin başında başkanın kardeşi var. Futbol bizim işimiz değil. Söylediklerimizin yanlış olma şansı yüksek. Ama yine de bilgi ve tecrübelerini üstüste koymuş Löw ve Rıdvan'dan oluşan teknik yönetimin alacağı sonuç bugünkünden çok farklı olurdu demekten kendimizi alamıyoruz. Dönelim basketbola... Geçtiğimiz salı günü Galatasaray ile Ülker arasında hayati önemi olan dördüncü maç oynandı. İki takımın da yedek sıralarında basketbolun iki büyük ismi Doğan ve Lütfi, takımlarının başarısı için coachlarının yanlarındaydılar. İkisinin de kazanma hırsı inanın sahada oynayan oyuncularınkinden fazlaydı. Galatasaray kaybetse mevsim bitiyordu. Doğan ne yaptı etti, takımı havaya soktu. Doğan'ın, coach Koray ile bütünleşen heyecanı olmasa Galatasaray'ın maçı kazanması imkansızdı. Bu satırları beşinci maçtan önce yazıyoruz. bu bakımdan iki takımdan hangisinin bir üst tura geçeceğini bilmiyoruz. Ama hangi takım turu atlarsa atlasın menacerlerin katkısının en az coachların ve skorerlerinki kadar olacağını biliyoruz.
       Bir başka örnek de dördüncü Tofaş - Beşiktaş maçından verelim. O maçta da Tofaş yenilse herşey bitiyordu. Ve bu mevsim ilk defa Tofaş'ın otoritesi Efe Aydan saha kenarındaydı. Tofaş'a maçı Serkan'ın inanılmaz soğukkanlılıkla sıraladığı üç sayılar kazandırdı. Siz isterseniz Serkan'ın özgüvenini, paniklemiş coach Repesa'nın anlaşılmaz Sırpça'sına bağlayabilirsiniz. Bana göre güvenin kaynağı sıranın arkasında konuşmadan duran Efe'nin varlığıydı. Basketbolun büyümesi için önümüzde teknik menacerlik kadar önemli yardımcı coachlar konusu var. Artık dünyada asistan coachları çay - kahve ısmarlamaya yollamak veya molalarda kullandığınız boardu onlara taşıtmak devri geçti. Bunları NBA'de isteseniz de yaptıramıyorsunuz. Zira yeni yardımcı coachların çoğu 60 - 70 yaşlarında eski ünlü coachlar. Dağarcıkları menacerler gibi tecrübe, bilgi ve basketbol sevgisiyle dolu. Yaşlı coachların görevleri biribirlerinden farklı. Bazıları takımın savunmasından, bazıları da hücumundan sorumlular. Ama hepsinden beklenen en önemli ortak görev NBA oyuncularını teknik yönden daha iyi oyuncu yapmak. Veteran coachları hemen her takımda bulmanız mümkün. Ben size sadece birini tanıştırayım. Yandaki resimde gördüğünüz Pete Carrill, ABD'de basketbol tekniği üzerine yazılı birçok önemli kitabın yazarı. 68 yaşında eski bir kolej coachu. Şu andaki görevi ise Sacramento Kings'de NBA oyuncularının şutlarını geliştirmek. Bizde de fundamental bilgisi muazzam eski coachlar var. Maçları tribünden seyrediyorlar. Onları yardımcı coach olarak sahaya indirmek basketbolumuzda yeni bir çığır açacaktır. Bizce Yugoslav coach gelir, maçları da kazanırız, fundamental problemini de çözeriz diye inanlar iki kere düşünmelidirler. Yugoslav coachların fundamental bilgileri mükemmel olsaydı en iyi oyuncuları Bodiroga şutları burnunun önünden atmazdı. Daha ileri gidelim, Naumoski'yi ele alalım. Naumoski'nin faul atmadan önce topsuz atış denemesinde herşey oldukça iyidir. Ama topla gerçek atışını bence genç oyunculara gösterip sakın böyle atma demek gerekir. Pekiyi nasıl oluyor da faul ve şut yüzdesi böylesine yüksek diye sorabilirsiniz. Hemen açıklayayım. Seneler boyu süren yüzbinlerce defa tekrardan. Basketbolda her fundamental hatasının bir bedeli var. Ömrünüzü yanlış stili isabetli şuta çevireceğim diye şut atmakla geçirirseniz diğer önemli fundamentallere zaman kalmaz. Sol elle dripling yapamazsınız ve fizik çalışmaya vakit kalmadığından zıpladığınızda potaya güç değersiniz.
       Basketbol camiasında çok olumlu bir söylenti var. Ülkenin yetiştirdiği ender basketbol adamlarından Necati Güler'in Milli Takım yardımcı coachluğunu kabul edeceği konuşuluyor. Necati'nin basketbol hayatı başarılarla dolu. O'nun Milli Takımlar yardımcı coachluğunu kabul ederek göstereceği özveri dolu harika davranış O'nu gözümüzde bir kat daha yüceltecektir. Ve O'nu Türk basketbolunun birçok saygın ve tecrübeli eski coachunun sahaya inişi izleyecektir. Ben bu olumlu eski ile bütünleşmeye basketbolda çağ atlama derim.

BİYONİK İBRAHİM

bbasket1.jpg Potanın yıldızı sakatlıklarına rağmen F.Bahçe'yi sırtlıyor
       Fenerbahçe'nin "süper" yıldızı İbrahim Kutluay, Sarı - Lacivertli takımın Darüşşafaka'yı elediği çeyrek final serisinde sakatlıklarına rağmen büyük özveri ile mükemmel bir oyun çıkararak takımını sırtladı.
       Hem sırtından, hem dizinden, hem de dirseğinden sakat olmasına karşın üç maçta toplam 80 sayıyı rakip potaya bırakan, bazen iki, bazen ise üç kişinin bile savunmakta güçlük çektiği kaptan İbrahim, 35 sayı kaydettiği son maçın ardından Fenerbahçeli seyircilerle birlikte büyük sevinç yaşadı.
       Karşılaşmalara iğne ile çıkan ve sırtındaki ağrı nedeniyle zaman zaman oturmakta ve yemek yemekte bile güçlük çeken yıldız oyuncu, "En büyük hedefim bu sezon Fenerbahçe'nin şampiyon olması. Bunun için teknik, idari kadro ve takım arkadaşlarımla birlikte elimizden geleni yapıyoruz. Seyircimizin muhteşem desteğine layık olmaya çalışıyoruz" diye konuştu.

Ankaralı'ya görev

bbasket2.jpg Basketbolda, Fransa'da 21 Haziran - 3 Temmuz tarihleri arasında yapılacak olan 31. Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda FIBA kokartlı hakemimiz Recep Ankaralı'yı da görev verildi. 20 hakemin düdük çalacağı şampiyonada Ankaralı, ilk grup maçlarında Clermont Ferrand'da görev yapacak. Ankaralı, ardından eşleşmelere göre diğer şehirlerde de düdük çalabilecek. Bilindiği gibi Recep Ankaralı, 1997 yılında İspanya'da yapılan Avrupa Şampiyonası'nda da görev almıştı.

New York Knicks can çekişiyor

bbasket3.jpg NBA'de Merkez Grubu'nun lideri Atlanta Hawks, Atlantik Grubu'nda Play - Off savaşı veren New York Knicks'i zor da olsa 76 - 73 yenerek rakibinin durumunu zora soktu. Maçın son on saniyesinde 7 faul atan Atlantalı Steve Smith takımına galibiyeti getirdi. Bu maçın üçüncü çeyreğinde iki takımın ürettiği toplam 19 sayı, NBA'de üçüncü çeyrekte atılan en az sayı olarak tarihe geçti.
       Pasifik Grubu'nun iki takımının mücadelesinde de Portland, Seattle'ı 119 - 84 gibi farklı bir skorla geçerek liderliğini perçinledi. Portland'da Damon Stoudamire 31 sayı ile sezonun en skorer maçını çıkardı.


Diğer sonuçlar
Detroit - New Jersey: 101 - 93
Orlando - Washington: 93 - 86
Minnesota - Phoenix: 97 - 92
Milwaukee - Toronto: 115 - 102


Avrupa NBA'i

bbasket4.jpg Litvanya basketbolunun Sabonis ile birlikte en önemli isimlerinden birisi olan Marciulionis, NBA'in bir benzerini Avrupa'da kurmak için kolları sıvadı. Avrupa'da oyuncuların profesyonel, organizasyonların ise amatör olduğuna dikkati çeken Marciulionis, "Bu yanlışlığı düzeltmemizin zamanı geldi" dedi. Kuzey Avrupa ülkeleri arasında organize edilen NEBL (Kuzey Avrupa Basketbol Ligi)'in gözlemcilerinden olan Marciulionis, "NBA benzeri lig ile hem izleyiciler daha zevkli maçlar izleyecekler, hem de kulüpler zarar değil, kar edecekler" diye konuştu.


© 1999 Milliyet