Siyasi taktik uyguluyorIki seyi gormek lazim: Birincisi, korktugu icin soyledikleri. Ikincisi, PKK'nin silahli eylem cizgisinden, siyasi eylem cizgisine gecis icin mahkemeyi bir platform olarak kullanmasi... Emekli Buyukelci Gunduz Aktan, Abdullah Ocalan'in ifadelerini degerlendirdi
Naki Ozkan
Emekli buyukelci ve TESEV direktoru Gunduz Aktan ile, PKK lideri Abdullah Ocalan'in Imrali mahkemesinde verdigi ifadelerin anlami uzerine konustuk.
* Ocalan'in mahkemedeki tavrini, ifadelerini nasil degerlendiriyorsunuz?
Bu tavrin birtakim ozellikleri var: Bunlardan biri, sasirtici bir bicimde uysal olmasi. Ocalan, Turkiye'ye yakin; gecmisten pismanlik duyan bir tavir sergiliyor. Bu beklenmedik bir sey. Bu tavir, Turkiye'nin dis iliskileri bakimindan onemli.
Bati'da "lider" diye taninan bir insanin cesaretini, davasina inanmakla es tutarlar. Bu acidan bakinca Ocalan'in tavri cesur bir tavir degil. Bati'da Ocalan'in korkudan dolayi boyle uysal bir tavir gosterdigi dusunuluyor. Davasina inanmadigi icin, korkuya bu kadar teslim oldugu yonunde gorus olustu. Ocalan'in tavri PKK'ya buyuk darbe oldu.
Diger taraftan mahkemede soyle bir taktik izliyor: PKK eylemlerinin bas sorumlusu oldugunu kabul ediyor ama eylemlerin arkasinda "kanayan bir yara"nin, "200 yillik bir sorun"un mevcut oldugunu soyluyor. "Sunlari yaptiniz mi?" diye soruldugunda, o sorumluluklari reddediyor. Dava konusunu adi suc niteliginden cikarip, siyasi suc niteligine yukseltiyor. Eylemlerin kanitlari kendisine sunulmadan o bu iddialari reddetmis oluyor.
Bazi komsu ulkelerin PKK'ya yardim ettiklerini soyluyor. Ancak bu yardimlarin resmi nitelikte olmadigini, hukumetlerin kendisine ya da PKK faaliyetlerine sadece "hosgoru" gosterdigini, "faaliyetlerine goz yumduklari"ni belirtiyor. Bu koruyucu tavrin nedeni, ileride verilecek bir cezanin hafifletilmesini saglamak ya da infaz edilmesini engellemek icin, bu ulkeleri koruyarak, onlarin Turkiye uzerindeki baskisini saglamak olabilir.
* Mahkemedeki tavri ve ifadeleri, "Ocalan teslim oldu" seklinde degerlendiriliyor. Ancak, ifadelerindeki birkac alinti, Ocalan'in siyasi cizgisini korudugu izlenimi veriyor. Ornegin, "Kurdistan"i reddetmiyor, "ayrilmis bir Kurdistan yanlistir" diyor. "Misak - i Milli"yi kabul ediyor ama "yeni bir yorum" getirmek gerektigini soyluyor. Cumhuriyet demiyor, "Demokratik cumhuriyet" diyor. Cumhuriyetin iki "kurucu unsuru"ndan sozediyor. Butun bu ince tespitler, teslim olan bir insanin uzerinde dusunebilecegi ayrintilar olmasa gerek...
Sizin soylediginiz tespitleri guclendirecek baska sozlerine de gonderme yapmak mumkun. "Ben dagdakileri asagiya indirir, PKK'yi siyasi alana cekebilirim..." diyor. Bu ne demek? "PKK'yi bir siyasi parti haline getirebilirim" demek. Yani PKK'nin silahli mucadelesindeki amaclarindan vazgectigini soylemis olmuyor. Sadece, "bu amaclari siyasi platformda savunacagim" demis oluyor.
Burada iki seyi gormek lazim: Birincisi, korktugu icin soyledikleri. Ikincisi, PKK'nin silahli eylem cizgisinden, siyasi eylem cizgisine gecis icin mahkemeyi bir platform olarak kullanmasi...
* Ocalan'in durumunda bircok insan korkabilir. Ama, bazi ulkeleri koruyucu tavrini surdurebilir mi? Ornegin Suriye icin "Bizi desteklemedi, bize musamaha gosterdi" dedi. Hatta Yunanistan'i bile koruyor. Yunanistan'dan gelen paranin ciddi bir para olmadigini, zaten paraya ihtiyaclari olmadigini, gelen silahlarin ise ticari yolla geldigini soyledi...
Ancak, terorist faliyetlere basvuran bir gruba, bir ulkenin "Ocalan'in dedigi manada bile hosgoru gostermesi, gozyummasi" uluslararasi hukuka aykirdir. Ayrica biz PKK'ya karsi tavrin, hosgoru ve gozyumma duzeyinde kalmadigini da biliyoruz. Bulundugu ulkelerin ve bazi ulkelerin ilgili makamlari, istihbarat teskilatlari basta olmak uzere gozyummanin otesinde PKK ile isbirligi yaptilar. Ocalan ne derse desin, ismi gecen her ulkenin derece derece sorumlulugu vardir.
"Ben dagdan indiririm. Birlik icinde yasamaliyiz. Gecmiste ayrilmak istedim ama hata yaptim. Mesele bitmistir, kalan sorunlari demokrasi icinde halledebiliriz" gibi sozlerle Ocalan siyasi yol gosteriyor. Dediginiz dogrudur, Ocalan siyasi acilimlar yapiyor.
* ABD ve Israil hakkinda bir sey soylemiyor. Neden?
"ABD, PKK'ya yardim etmisti. Ocalan, bu yardimini soylemeyerek cezalandirilmasi gundeme geldiginde, ABD'nin kendisine yardimci olmasini saglamaya calisiyor" seklinde degerlendirmeler yanlistir. Mahkemede ABD'yi elestirmedi, ama bundan once "Amerikan emperyalizmi" diyerek ABD aleyhine beyanlari cok oldu.
Israil'in bir katkisi olmus olsaydi meslegim icabi bunu bilmem lazimdi ama hic duymadim. Turkiye her zaman cok onemli oldu Israil icin. Bizim onem vermedigimiz donemlerde bile Israil bize onem verdi. Israil'in cikarlarinin bolgede bir bolucu hareketin cikarlariyla bagdasacagini zannetmiyorum.
Bu kadar onemli bir davanin biraz daha yavas surmesini temenni ederdim. 15 yilin faciasini yasiyoruz, 15 gun icinde davayi bitirmeye calisiyoruz. Bu dogru degil. Zamana ihtiyacimiz var.
Davanin seyri cok hizli
* Ocalan, "Dagdakileri indiririm" diyor. Ocalan bunu yapabiliyorsa, Turkiye'nin bunu bir sekilde degerlendirmesi gerekmez mi?
Konu bu noktada aslinda karisik. Bu kadar insan oldu. Bir ozurle bunu atlatmak mumkun mu? Bu sorunu halletmek ve dagdakiler indirmek icin daha hafif bir ceza vermek, islenen suclar karsisinda dusunulmeyecek bir sey. Baskalari da, "Zaten PKK kaybetmistir. Biraz daha sikinti cekerek bu isin sonunu getiririm. Ocalan'in yardimina ihtiyacim yok" diyebilir. Bunu mesru olarak soyleyenler olabilir, itiraz da edemezsiniz.
Bir baska bakis acisi, "Bu davadan sonra da PKK sorunu devam edecek. PKK ile mucadelede yine sehitler verilmesine, sivillerin oldurulmesine yol acabiliriz, onemli olan bunu durdurmaktir" diye dusunebilir. Ayrica, bu dusuncelerle varsayalim ki idam cezasi mubebbete cevrildiginde, Ocalan gercekten "dagdakileri indirebilir mi" sorusu var.
Ama dagdakileri indirebilecegini kestirdiniz. Bu noktaya kadar gelmis bir insanin ayrica idaminin gereksiz oldugunu dusundunuz, ama sehit ve korucu aileleri gibi ikna edilmesi gereken insanlar var. Onlar bu konuda cok hassas davranacaklardir.
* Davanin seyrini nasil buluyorsunuz?
Davanin seyrinin cok hizli oldugunu ozellikle vurgulamak istiyorum. Olay hepimiz icin cok buyuk bir olay. Olayi analiz etmeden evvel hissetmemiz lazim. Bu suratle devam eden bir davayi ben sahsen hissedemiyorum. Dusunmekte, analiz etmekte gucluk cekiyorum. Bu kadar onemli bir davanin biraz daha yavas surmesini temenni ederdim. 15 yilin faciasini yasiyoruz, 15 gun icinde davayi bitirmeye calisiyoruz. Bu dogru degil. Zamana ihtiyacimiz var.
Davanin terorizmle ilgili niteligi geri plana itildi. Dava bizim mevzuatimiza uygun olarak devlete karsi suclari iceren TCK 125. madde cercevesinde acildi. Bunu mutlaka yargi konusu yapmak lazimdir. Ama dis kamuoyu, devlete karsi suc kavramini siyasi bir kavram olarak ele aliyor. Butun davayi bunun uzerine oturtursaniz, terorizm iddialariniz golgede kalir, kaybolur. Bu davada, oldurulen sivillerin ailelerinin mudahil sifatiyla davaya katilmasini derhal saglamak lazimdir. 4500 korucu ailesi mensubu olduruldu. Bunlarin yakinlari neden mudahil olarak davaya katilmiyor?
Bunlari davaya soktugumuzda derhal davanin terorizmle iliskisi on plana cikacaktir. Bir baska onemli konu, TCK'ya suratle insanliga karsi suclari iceren bir maddenin ilave edilmesi geregidir. Insanliga karsi suc, sivillerin oldurulmesi, sivil hedeflere saldirilmasini icerir. Siviller olduruldu ama bundan Apo'yu yargilamiyoruz, bu buyuk bir eksiklik. Bir ic catismada, "Guvenlik gucleri gayet tabii catismaya girecek, yaralanacak ya da olecektir" diyerek, guvenlik gucleri mensublarinin olmesini Batili normal karsilayabilir. Bunu engellemek lazim.
* Bundan sonra guvenlik guclerinin operasyonlara devam etmesi disinda PKK'ya karsi nasil bir strateji izlemek lazim?
Tabii ki silahli mucadele devam ettigi surece silahla karsi koyacaksiniz. Ancak, Ocalan'in bu tavrindan sonra bir pismanlik yasasi daha da onem kazandi. Gaziantep hapisanesinde olanlari gorduk. Bu yonde bir gelisme olabilir. Bircok insan geriye donebilir. Yeni bir politika gerekir mi, gerekmez mi diye dusunmeden evvel PKK'daki gelismeleri gormek lazim.