Çıplak görünce gözü dönenler...
Pekin gezisinden döndüğümde her zaman olduğu gibi masamda fakslar birikmişti ve ne yazık ki her biri sanki 2000'li yıllara girmekte olan bir ülkede değil de, 60 yıl öncesini yaşayan bir ülkede yaşananlara aitti. Şimdi sırayla bunlardan söz edeceğim...
İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın Tiyatro Festivali'nin açılış oyununa ben de gittim. İspanyol, Katalan topluluğu La Fura dels Baus'un farklı Faust yorumunda teknoloji ile sanatın içiçe geçişini hayranlıkla izledim. Ve bir de baktım ki Flaş TV bu oyundan bir pornografik skandalmış gibi söz ediyor ve diyor ki; "İstanbul'un göbeğinde, 19 Mayıs günü, devletin resmi bir kurumunun binasında çekildi bu görüntüler. Anadan üryan insanların, kadınların erkeklerin her yeri meydanda... Utandığımız için bantlayarak ekrana getiriyoruz."
Flaş TV tüm televizyoncuların 20 dakikalık izin süresinde çektiği görüntüleri kendi marifetleriymiş gibi ekrana getiriyor ve inanılmaz güzellikteki oyunu da bir rezalet olarak sunuyor. Kendi inançları doğrultusunda bir çeşit reyting arayışı...

Oyundaki onca şaşırtıcı sahne, olağanüstü teknoloji, inanılmaz güzellikteki oyuncular, harika bir sahne düzeni, birbirinden güzel konuşmalar varken, sadece bir buçuk dakika o da loş ışıkta ve bir ışık perdesi altında görünen iki çıplak bedene takmak nasıl bir kafa yapısıdır anlaşılır bir şey değil. Reyting uğruna mı yapıyorlar yoksa gerçekten bu birbuçuk dakikalık belli belirsiz çıplaklıktan rahatsız mı oluyorlar, her ikisi de nasıl bir hastalıklı kafa... Orada yüzlerce kişi birbuçuk dakika iki çıplak vücut gördük... Söyler misiniz ne oldu gördük de?... Nasıl bir zarara uğradık? Bu nasıl ilkellik...
Melih Fereli ve Nilgün Mirze'den gelen faks şöyle bitiyor; "21. yüzyılın eşiğinde, sanatı Ortaçağ'dan kalma bir yaklaşımla yargılama cüretinden utanç duyulmalıdır. Herşeyden önemlisi, Türkiye'de üstesinden gelinmesi gereken bunca sorun varken, seçkin bir tiyatrodaki çıplaklığa takılıp kalan çağdışı yaklaşımlardan utanç duyulmalıdır..."
Utanç duyuyoruz zaten sevgili Melih ve Nilgün... Olan bitenden ne yazık ki sadece "biz" utanç duyuyoruz.
Akşama Doğru da gitti...

TRT'de on yıldır süren Akşama Doğru programı da hiçbir gerekçe gösterilmeden yayından kaldırılmış. Seynan Levent on yıldır, sıcacık, bilinçli, aydın, demokrat, kaliteli bir yayıncılık sürdürüyordu. Seynan Levent 28 Mayıs'da son kez ekranlarda görünmüş. Seynan Levent üç kuruş paraya (herhalde) yıllardır bu güzel programı sürdürüyordu. Biz de izliyorduk. Gerçekten izliyorduk. Kalite TRT'den de gidiyor...
Bıçak taşımayalım
"Bıçak taşımıyorum, çünkü; herkesi düşünen bir insanım,ilkel değilim, soğukkanlıyım, mantığım duygusallığımı her zaman yener. Aklıma güveniyorum, zarar verdiğimin kendi geleceğim olduğunu biliyorum."
Bu da nereden çıktı demeyin. Elazığ Emniyet Müdürlüğü, yöredeki bıçakla yaralama suçlarının arttığını görerek böyle bir kampanya hazırlamış. Elazığ Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan, kanunen taşınması yasak olmayan bıçak taşımanın ancak eğitimle yok edileceğini düşünerek BIÇAĞI BIRAK KALEMİ AL kampanyasının desteklenmesini istiyor. Arslan diyor ki; "...polisin görevi sadece işlenmiş suçlarda zanlıları yakalamak değildir. Daha önemlisi suç işlenmesini önlemek ve bununla ilgili her tedbiri almaktır..."
95 - 99 yıllarındaki suç istatistikleri incelendiğinde bıçakla adam öldürme ve yaralama oranı 95 yılında yüzde dokuzken, 98 yılında yüzde 15'e yükselmiş. Bu olayların sebepleri incelendiğinde, son derece zararsız sonuçlanabilecek tartışmaların, bıçak yüzünden kanla bittiği saptanmış. İşte bu yüzden Elazığ Valiliği'nin desteğiyle Elazığ Emniyet Müdürlüğü'nün kampanyası annelere babalara, gençlere sesleniyor ve diyor ki; "bıçağı bırakıyor kalemi alıyorum... Arkadaş, sen de bıçak taşıma taşıyorsan at. Taşıyanları ikaz et. Elazığ'a ve Gakkoşlar'a bıçak değil kalem yakışır."
Elazığ Emniyet Müdürü Feyzullah Arslan'ı yürekten kutluyorum, bunca sorun arasında böyle bir sorunu keşfedip yok etmeye çalıştığı için.
Alkent sitesi'nin örnek davranışı
Etiler Alkent Sitesi içindeki Alda Klüp, Ağrı'daki 700 okul için güzel bir kampanya başlattı. Buradaki öğrenciler için, defter, kitap, kalem gibi okul malzemelerini, giysi ve battaniyeyi toplayıp gönderiyor. Alkent icra Komitesi Başkası Kemal Suman, "Doğu'daki çocukların hiçbir şeyi yok, Alkent dışındaki insanlardan da yardım bekliyoruz" diyerek tüm siteleri bu tür organizasyonlara davet ediyor.
265 09 50 numaradan bilgi alabilir, yardımlarınızı 10 Temmuz'a kadar yollayabilirsiniz.
Yazara E-Posta: d.asena@milliyet.com.tr